Uşak, Ege Bölgesi üzerinde yer alan Uşak ilinin merkezi olan şehirdir. Uşak ilinin deniz seviyesinden yüksekliği 920 metredir. Uşak merkez ilçesinin yüzölçümü 1.655 km²dir.

Tarih

Antik dönemdeki adı "Temenothyrea" olan Uşak, İç Ege Bölgesinde Batı ve Orta Anadolu'yu birbirine bağlayan bölgede yer almaktadır.
Uşak ve çevresinin MÖ 4000 yılından itibaren yerleşime açıldığı anlaşılmaktadır. Özellikle Bronz çağında yerleşimin daha yaygınlaştığı görülmektedir. MÖ 2000'de Anadolu'da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin, MÖ 1000'de ise Friglerin batı sınırını oluşturan Uşak ve çevresi bu kültürlerden ziyade İon kültürünün etkisi altında kalmıştır. MÖ 7. yüzyılda Kral Gyges'in Lidya İmparatorluğunu ele geçirmesi ile topraklarının büyük kısmı Lidya'da kalan Uşak, MÖ 620'de tamamen Lidya'nın egemenliğine girmiştir. MÖ 546'da Lidya'nın tarihten silinmesi sonucu bölge Perslerin hakimiyetine girmiştir.
Pers egemenliği MÖ 334 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihte Makedonyalı Büyük İskender'in Anadolu seferi sonucu bölge tüm Anadolu gibi Büyük İskender'in hakimiyetine girmiş, İskender'in ölümünden sonra ise bölge, Büyük İskender'in generallerinden Antigonos'un payına verilmiştir. Daha sonra bir süre Bergama krallığına bağlanan Uşak ve çevresi MÖ 189 yılında Roma hakimiyetine geçmiş, Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılması neticesinde Doğu Roma sınırları içinde kalan Uşak, 12. yüzyıla kadar Bizans hakimiyetinde kalmıştır.
1071'den sonra yöre, zaman zaman Selçuklular ile Bizanslılar arasında el değiştirmiş, 1176 yılında Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan ile Bizans İmparatoru Manuel Komnenos arasında yapılan Miryakefalon (Kumdanlı) Savaşı sonucunda Selçuklulara geçmiştir. Beylikler döneminde Germiyanoğulları’na tabi olan Uşak ve çevresi, 1391 de Yıldırım Bayezid’in Germiyanoğulları hakimiyetine son vermesi ile Osmanlılara dahil olmuş, Fetret Devrinde beylikler tekrar canlanmış, 1429 yılında Germiyanoğulları’nın son hükümdarı II. Yakup Bey’in vasiyeti ile Osmanlı Devletine kalmıştır. Uşak, Osmanlı hakimiyetine girdikten bir süre sonra yapılan idari taksimata göre Anadolu Eyaletine bağlı Kütahya Sancağının bir kazasıdır. 29 Ağustos 1920'de Yunan kuvvetlerince işgal edilen Uşak, işgalden 1 Eylül 1922 günü kurtuldu. Osmanlı devrinde Hüdavendigar Vilayetinin Kütahya Sancağına bağlı bir kaza olan Uşak, 20 Nisan 1924 tarihli 491 Sayılı Teşkilat-i Esasiye Kanunu ile yapılan idari düzenlemede yine Kütahya Vilayetinin bir kazası olarak kaldı. 9 Temmuz 1953 tarih ve 6129 Sayılı kanunla vilayet haline getirilen Uşak ilinin merkez ilçesi oldu.

Osmanlı dönemi

Şehrin kuzeydoğusundaki Aybey mahallesi en eski yerleşim yeridir. Bu mahallenin güneyine doğru şehir gelişmiştir. Cihannüma adlı eserinde Kâtip Çelebi Uşak'tan, dere içinde (Dokuzsele çayı) kaleli bir kasaba olarak bahsetmiştir. Evliya Çelebi de seyahatnamesinde Celali eşkıyalarına karşı şehir halkınca kale surlarının yeniden inşa edildiği belirtilmiştir. Uşak ilinin adı "uşşak/aşıklar" sözcüğünden kaynaklanır. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde Uşak ile ilgili; "Şehr-i Uşşak'ın (Aşıklar Şehri'nin) bağ ve bahçelerinin, havası ve suyunun güzelliğinden dolayı ''Âşık ve Mâşuk'u (seven ve sevileni)'' çoktur. denmiştir. Seyahatname'de yazılanlara göre ticaretin oldukça geliştiği şehirde; 2 hamam, 370 dükkân, 7 han, 1 lonca hanı, 4 cami, 10 mescit ve 7 kahvehane bulunmaktaydı.
1520 yılında 10 mahalle bulunan Uşak'ta 1570 tahririne göre 12 mahalle bulunmaktaydı. Bu mahalleler; "Aybeğ" ya da diğer adıyla Karaoğlu Ahmed, "Cami" sonrasında Cuma(günümüzde Küme), "Hacı Hasan" (günümüzde Ünalan), "Kassab Hasan", "Meşhed", "Süleyman Fakih" ya da diğer adıyla Derviş Mehmed, "Burhan Fakih" (günümüzde Özdemir), "Cedid", "Hacı Yayarlu", "Hacı Sıddık", "Memi Çelebi" ve "Hacı Hızır"dır. 1570 kayıtlarına göre bu mahallelerde toplam 493 hane yaşamaktaydı.
1676 tarihindeki avârız kayıtlarına göre kazadaki 9 mahallede, 383 nefer ve 72 askeri nüfus olmak üzere 455 hane bulunmaktadır. 16. yüzyılda gayrimüslim nüfusun yaşamadığı Uşak kasabasında, 1676 avarızına göre Rum ve Ermenilerden oluşan 10 gayrimüslim hane bulunmaktaydı. 1792-93 yıllarında yerleşim, Uşak Voyvodası Acemoğlu Seyyid Ahmed'in isyanına sahne oldu. 1795 yılında Acemoğlu'nun öldürülmesiyle Uşak'ta denetim sağlanabildi.
1844 temettuat tahririne göre yerleşimde; Aybeğ, Kamer, Cuma (Cami), Eslice, Sabah, Hacı Hızır, Karaağaç, Burhan Fakih, Müslüman ve gayrimüslim nüfusun yaşadığı Hacı Hasan mahalleleri olmak üzere 9 mahalle bulunmaktaydı. 19. yüzyılın sonlarına doğru Hacı Muradoğlu adındaki bey isyan ederek Şah İshak kalesine çekilmiş ancak öldürülmesiyle isyan bastırılmıştır. 1894 yılında meydana gelen ve "Koca Yangın" olarak adlandırılan felakette Aybeğ mahallesi haricinde yerleşim tamamıyla yanmıştır. 1898 yılında Uşak'ı İzmir'e bağlayan demiryolu inşa edilmiştir.
29 Ağustos 1920 tarihinde Yunan kuvvetleri Uşak'ı ele geçirdi. Şehir, Kurtuluş Savaşı sonucunda 1 Eylül 1922'de Türk kuvvetlerince geri alındı. Cumhuriyet döneminde Kütahya'nın ilçesi olan şehir, 15 Temmuz 1953 tarihinde yeni kurulan Uşak ilinin merkez ilçesi olmuştur.
Uşak kentinin gelişimi nedeniyle artık şehirle iç içe gelen Çevre, İkisaray, Hacıkadem, Kalfa, Karaağaç, Kuyucak, Muharremşah ve Ovademirler köyleri ile Bölme beldesinin tüzel kişilikleri Aralık 2015'te sonlandırılarak adı geçen yerleşim birimleri mahalle olarak Uşak merkez ilçeye bağlandı.