Bağdat (Arapça: بغداد), Irak'ın başkenti ve en büyük şehridir. Irak'ın merkezinde, Dicle Nehri kıyısında yer almaktadır. Şehrin tahmini nüfusu 8 milyondur. Orta Doğu ve Arap dünyasının en kalabalık ve büyük şehirleri arasında yer almakta olup Irak nüfusunun %22'sini oluşturmaktadır. Bağdat, bölgenin başlıca finans ve ticaret merkezidir.
MS 762 yılında Mansûr tarafından, en azından Yeni Babil dönemine kadar uzanan bir yerleşim yeri üzerine kurulan Bağdat, Abbasi Halifeliği'nin başkenti ve en önemli kalkınma projesi oldu. Şehir, entelektüel ve kültürel bir merkez haline geldi. Bu durum, Bilgelik Evi de dahil olmak üzere birçok önemli akademik kurumu barındırmasının yanı sıra çok etnikli ve çok dinli bir ortam sunması nedeniyle, şehre "Öğrenim Merkezi" olarak dünya çapında bir ün kazandırdı. İslam'ın Altın Çağı'nda, Abbasi döneminin büyük bir bölümünde, Bağdat dünyanın en büyük şehirlerinden biriydi ve nüfusu bir milyonu aşarak Çang'an ile rekabet ediyordu. 1258'de Moğol İmparatorluğu'nun elinde büyük ölçüde yıkılan şehir, sık sık yaşanan salgınlar, iktidar değişiklikleri ve ardı ardına gelen imparatorluklar nedeniyle yüzyıllarca sürecek bir gerileme yaşadı. Daha sonra Bağdat, Osmanlı Irak'ının idari merkezi olarak hizmet verdi ve Basra, Musul ve Şahrizor vilayetleri üzerinde yetki kullandı.
I. Dünya Savaşı sırasında Bağdat, Mandater Irak'ın başkenti oldu. 1932'de Irak'ın bağımsız bir monarşi olarak tanınmasıyla, Arap kültürünün önemli bir merkezi olarak eski öneminin bir kısmını yavaş yavaş geri kazandı. Baas Partisi yönetimi sırasında şehir, göreceli bir refah ve büyüme dönemi yaşadı. Ancak, 2003'te Irak'ın işgaliyle başlayan Irak Savaşı nedeniyle ciddi altyapı hasarıyla karşı karşıya kaldı ve bu da kültürel miras ve tarihî eserlerin önemli ölçüde kaybına yol açtı. 2013-2017 yılları arasındaki isyan ve yeniden başlayan savaş sırasında, dünyadaki en yüksek terör saldırısı oranlarından birine sahipti. Ancak, bu saldırılar 2017'de Irak'taki IŞİD militan grubunun toprak kaybından bu yana giderek azaldı ve artık nadirdir. Savaşın sona ermesinden bu yana istikrarı sağlamak için çok sayıda yeniden yapılanma projesi yürütülmektedir.
Irak'ın en büyük şehri Bağdat, hükûmetin merkezidir. Irak ekonomisinin %40'ını oluşturmaktadır. İslam tarihinin önemli bir merkezi olan Bağdat, şehrin tarihi çeşitliliğini vurgulayan çok sayıda tarihi camiye, kiliseye, mandiye ve sinagoga ev sahipliği yapmaktadır. El-Kazımiye Camii, Buratha Camii, Abdülkadir Geylani Türbesi ve Ebu Hanife Camii gibi dini mekanlar her yıl milyonlarca insan tarafından ziyaret edilmektedir. Bir zamanlar büyük bir Yahudi topluluğuna ev sahipliği yapmış ve Hindistan'dan gelen Sih hacılar tarafından düzenli olarak ziyaret edilmiştir. Bağdat, bölgesel bir kültür merkezidir. Şehir, kahvehaneleriyle ünlüdür.
Etimoloji
Bağdat isminin Farsça kökenli olduğu düşünülmektedir. Arap yazarlar tarafından Farsça kaynaklardan edinilen yaygın görüşe göre; isim Farsça 'Bag' (Tanrı) ve 'dād' (verilen) kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuş olup 'Tanrı'nın verdiği' veya 'Tanrı hediyesi' manasına gelmektedir. Ancak Hammurabi kanunlarında 'Bagdadu', Talmud'da ve Milat öncesi kaynaklarda 'Bagdasa' ismiyle anılan bir şehir olması şehrin isminin Farsça kökeni hakkındaki tezleri çürütür.
Abbasi halifesi Mansur tarafından başkent yapılan ve imar edilen şehre 'medinetüsselâm' (cennet şehri, barış şehri) adı verilmiştir. Bağdat yerine Buğdân, Medinetü Ebu Cafer, Medinetü'l-Mansur, Medinetü'l hulefa ve Zevra gibi adlar da kullanılmıştır.
İslam öncesi dönem
Yüzyıllar boyunca İslam dünyasının önemli tarih, ilim, kültür, siyaset ve ticaret merkezi olan Bağdat, dünyaca ünlü eski medeniyet merkezleri olan Babil, Seleukia, Medain gibi şehirlerin kalıntılarının yakınında kurulmuştur.
Bağdat, İslam öncesi dönemde Sasani devletine bağlı küçük bir şehirdi. İranlı tacirler her sene burada bir panayır kurarlardı. Öyle ki bu panayıra Çinli tüccarların dahi geldiği tarihî kaynaklarda yer almaktadır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!