Osmanlı İmparatorluğu'nun İkinci Padişahı Orhan Gazi Kimdir?

Orhan Gazi veya Orhan Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci padişahıdır. 1324 ile 1362 yılları arasında hüküm sürmüştür. Babası Osman Gazi'den 16.000 km² olarak aldığı beyliği, oğlu I. Murad'a 95.000 km² ila 100.000 km² arsa bıraktığı biliniyor. Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi ve Malhun Hatun'un oğludur. Sarışın, uzun boylu ve mavi gözlü, halk tarafından çok sevilen, ulemaya saygılı, merhametli bir hükümdar olarak tanımlanır. Sık sık halkın arasına karıştığı ve dertlerini dinlediği söylenir. Babası Osman Gazi'nin vefatı üzerine 1326'da bey olmuştur. Orhan Bey'e Şücaeddin, İhtiyareddin ve Seyfeddin ünvanları verilmiştir. Ölüm tarihini 1359, 1360, 1361 ve 1362 gösteren kaynaklar da vardır.

Sultan ünvanını kullanan ilk Osmanlı padişahının I. Murad olduğu kabul edilmektedir; lakin bazı kaynaklar Orhan Bey'i sultan ünvanını kullanan ilk Osman padişahı olarak kabul etmektedir. Hatta, onun adına darb edilen sikkede Sultan-ı Azam Orhan Bey yazılmaktadır; ve üstelik, Orhan Bey'e ait olan bir tuğrada Sultan Orhan yazılmaktadır. Hatta İbn-i Batuta, Osman Gazi'yi ilk sultan olarak adlandırmaktadır.

Bey Olmadan Yaşamı ve Bey Olması

Menâkıb-ı Orhânî adlı çağdaş kroniğe göre, Orhan Bey 1280/1281 yılında doğmuş ve 80 yıl yaşamıştır. Daha sonraki kaynakların bir kısmında doğum tarihi 1281 olarak verilmekle beraber, doğum tarihini 1274, 1279, 1287 olarak veren kaynaklar vardır. Osmanoğullarının en uzun ömürlüsü olan Orhan Bey'in çocukluğu ve gençliği bilinmemektedir. Nasıl yetiştiği, nasıl eğitim aldığı, hatta okur yazar olup olmadığı bilinmemektedir. Osmanlı tarihlerinde adının ilk geçişi 1298'de Nilüfer Hatun ile evlendirilmesi nedeniyle olmuştur. 1300'de Köprühisar'ın fethinde bulunmuş ve Karacahisar uç beyliği verilmiştir. Osman Bey oğlunu emir-i kebir rütbesi ile küçük beylik ordusuna komutan atamış ve bundan sonraki babasının her askerî eylemine katılmıştır.

İlk meydan savaşı Çavdarlı Tatara karşı olan Oynaş Hisarı Muharebesidir. Bundan sonra Karaçepüş, Absu, Karatekin, Orhaneli gibi kaleleri feth etmiştir. Beyliğe babasının sağlığında mı yoksa ölümünden sonra mı geçtiği konusu tartışmalıdır. Bizans tarihçisi Laonikos Halkokondiles, kaynak göstermeden, babası ölünce oğlu Orhan'ın Uludağ'a çekildiğini ve sonra yanına asker toplayarak kardeşlerini alt ettiğini bildirir. Osmanlı'nın ilk tapu senedini Miladi 1301 yılında Orhangazi, Şeyh İzzeddin İsmail'e Sakarya Akova'daki Çalıca ve Şehler Köyü vakıf tapusunu vermiştir. Orhan Gazi'ye bey olduktan sonra Şücaeddin, İhtiyareddin ve Seyfeddin sanları verilmiştir. Adına tuğra çekilen ilk Osmanlı beyidir.

Anadolu'da Gerçekleşen Fetihler

Orhan Bey'in beylik yıllarının ilk dönemi Anadolu'da fetihlerle geçmiştir. Beyliği sırasında bütün diğer Anadolu beylikleri gibi İran'da kurulu İlhanlılar'ı metbu sayıp yıllık vergi ödemeye devam etmiştir. Diğer yandan da Bizans topraklarına yönelik akınlar ve fetihlerle Osmanlı Beyliği daha güç kazanmıştır. Orhan Bey 1321'de Mudanya'yı fethederek beyliğini Marmara Denizi kıyısına ulaştırmıştır. 1323 yılında Gebze'de kendi adında camii yaptırmıştır. 1321 ve 1326'ya kadar Gazi komutanlar emri altında Osmanlı beylik birlikleri beylik sınırlarına sevkedilmiş; Konur Alp Batı Karadeniz dolaylarına, Akça Koca İzmit dolaylarına, Abdurrahman Gazi Yalova dolaylarına akınlar yaparak Yalova, Akyazı, Mudurnu, Pazaryeri, Sapanca, Kandıra, Samandıra fetihleri yapılmıştır.

1326'da hedef, bölgenin en büyük merkezi olan ve yıllardır abluka altında tutulan Bursa kenti olmuştur. Önce Orhaneli kalesi alınmış ve yıkılmış; sonra Bursa hisarını kuşatmak üzere Pınarbaşı mevkiinde karargâh kurulmuştur. Fakat Köse Mihal Bey'in diplomatik çabaları sonucu kale muhafızı Evranos kaleyi savaşsız teslim etmiştir. Köse Mihal Bey ve Evranos Bey'in Müslüman olup Orhan Bey'in hizmetinde akıncı beyleri olarak görev yapmaları ve bu misyonu kendi soydaşlarına devretmeleri Osmanlılık kimliği yaratma siyasetinin ilk başarılı sonuçlarıdır. Bir vekayiname Bursa alınışını 6 Nisan 1326 olarak vermektedir. Fakat elde bulunan bazı, Orhan Gazi adına Bursa'da basılı olduğu gösterilen akçe sikkeleri daha önceki tarihleri göstermektedir. Genel olarak Osmanlı tarihçiler Bursa'nın alınması ile Orhan Gazi tarafından başkent yapıldığını bildirirler.

Sonraki yıllarda Orhan Bey'in gazi komutanları akıncıları ile Kocaeli topraklarında ilerlemişler; Kartal ve Aydos kalelerini fethetmişler ve Boğaz kıyılarında görülmüşlerdir. Mayıs 1329'da Bizans imparatoru olan III. Andronikos ve yakın danışmanı İoannis Kantakuzinos 2.000 paralı asker ile takviyeli bir Bizans ordusu ile Kocaeli'nde ilerlemiş; İzmit kuşatması yapan ise Orhan Gazi ivedi yürüyüşle Darıca üzerinden gelmiş; ve ilk defa bir meydan savaşı olarak Bizans ve Osmanlı orduları 11 Haziran 1329'da Maltepe Savaşı'na girişmişlerdir. Bu savaşta Bizans ordusu Osmanlı ordusuna yenik düşüp bozguna uğramış ve Bizans İmparatoru III. Andronikos yaralı olarak kurtulmuştur. Böylece Bizanslılar bir daha böyle planlara girişmemişlerdir.

Orhan Bey'in bu askerî zaferi sonucu olarak İznik 2 Mart 1331'de hiç direniş görünmeden fethedilmiştir. Orhan Bey ve yakınları tarafından yapılan imar çalışmaları çok kısa bir zamanda İznik'i bir Osmanlı kültür, ticaret ve sanat merkezi olan bir İslam şehrine döndürmüştür. Özellikle Orhan Bey İznik büyük katedralini camiye ve bir manastırı medreseye çevirtmiş; eşi Nilüfer Hatun bir imaret yaptırmış; oğlu Süleyman Paşa ise yeni bir medrese inşa ettirmiştir. Orta Çağ'ın en büyük seyyahı olan İbn-i Batutta 1332–1347 döneminde yaptığı seyahatte Anadolu'ya gelmiş ve Rıhlet-ü İbn Battûta seyahatnâmesinde Orhan Bey'i Türkmen hükümdarların en ulusu olarak övmüştür.

İznik'te imar faaliyetleri devam etmekteyken Kara Timurtaş Paşa Marmara'nın Gemlik ve Armutlu kıyılarını Osmanlı sınırlarına katmıştır. Sonra İzmit 1337'de Bizans tarafından savunulamaz duruma gelmiş; son Bizans valisi tarafından terkedilip Osmanlı orduları tarafından fethedip yönetimi Süleyman Paşa'ya verilmiştir. III. Andronikos 1333'te Orhan Bey'e bir barış anlaşması teklif etmiş ve yıllık 12.000 Bizans altını haraç karşılığında hücum etmemesini teklif etmiştir. Orhan Bey bu nedenle 1340'lı yıllarda beyliğini komşu Türkmen beyliklerin fethine yöneltmiştir.

Önce Karesi Beyliğinde hükümdarlık kavgasına geçen Demirhan Bey ile Dursun Bey'in arasını bulmak nedeniyle Orhan Bey 1342'de Ulubad, Karacabey ve Mustafakemalpaşa kalelerini işgal etmiştir. Bununla da yetinmeyerek 1345'te Karesi Seferi'ne çıkmıştır. Bu iki kavgalı bey Bergama'da sıkıştırılmış; Dursun Bey kuşatma sırasında ölmüş; Demirhan Bey esir olarak alınmıştır. Böylelikle Karesi Beyliğine ait geniş topraklar ve Balıkesir, Manyas, Edincik ve Erdek kentleri Orhan Bey idaresine geçmiştir. Sonra İç Anadolu'ya akınlar başlamış ve 1354'te Gerede ve Ahilerin merkezi Ankara kaleleri Orhan Bey'in eline geçmiştir.