II. Murad (Osmanlıca: مراد ثانى, romanize: Murâd-ı sânî; 16 Haziran 1404, Amasya - 3 Şubat 1451, Edirne), Divan edebiyatındaki mahlasıyla Muradî ya da halk arasındaki lakabıyla Ebu'l-hayrât, Osmanlı İmparatorluğu'nun altıncı padişahıdır. 1421'den 1444'e ve 1446'dan 1451'e kadar iki kez Osmanlı İmparatorluğu'nu yönetti.
Saray eğitimini Bursa'da alan Şehzade Murad, 1415'te Amasya yakınlarındaki Rum ve Danışmendiye eyaletlerinin valiliğine getirildi. 1416'da Börklüce Mustafa İsyanı'nın bastırılmasında görev aldı. 1418'de Candaroğulları Beyliği'nden Samsun'un alınmasına öncülük etti. Babası I. Mehmed'in ölümü üzerine 26 Mayıs 1421'de, 17 yaşındayken Osmanlı padişahı oldu. Saltanatının ilk yılları taht kavgaları ve isyanlarla geçti. Bizans İmparatorluğu'nda esir tutulan amcası Mustafa Çelebi serbest bırakıldı ve tahtta hak talep etti. İzmiroğlu Cüneyd Bey'in desteğini alan Mustafa Çelebi, Edirne'de ayaklanma başlattı. II. Murad, ayaklanmayı bastırmak için sadrazamı Amasyalı Beyazıt Paşa'yı görevlendirdi, ancak sadrazam yenilgiye uğrayarak öldürüldü. Mustafa Çelebi, Edirne'de hutbe okuttu, sikke bastırdı ve hükümdarlığını ilan etti. II. Murad, halkın desteğini kaybetmemek için Mustafa'nın "düzmece" olduğunu ileri sürdü ve bu isyan, Düzmece Mustafa İsyanı olarak tarihe geçti. Nihayet 1422'de isyan bastırıldı ve Mustafa Çelebi idam edildi.
İsyanın bastırılmasının ardından II. Murad, 2 Haziran 1422'de Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'i kuşattı. Bu sırada Bizans'ın desteğini alan kardeşi Küçük Mustafa, isyan çıkararak Bursa'yı kuşattı ve İznik'i ele geçirdi. Bunun üzerine II. Murad, kuşatmayı sona erdirdi ve Mihaloğlu Mehmet Bey'i isyanı bastırmakla görevlendirdi. Şubat 1423'te isyan bastırıldı ve Küçük Mustafa idam edildi. Eylül 1423'te II. Murad, isyana destek veren Candaroğulları beyi İsfendiyar Bey'in üzerine yürüdü ve Safranbolu'yu topraklarına kattı. 1424'te Bizans ile anlaşma yaptı ve imparatorluğu yıllık 30 bin düka altın vergiye bağladı. 1425'te, daha önce isyanlara destek veren Aydınoğulları Beyliği'ni ilhak etti ve 1426'da Cüneyd Bey'i idam ederek beyliğe son verdi. 1429'da ise Germiyanoğulları Beyliği, vasiyet üzerine Osmanlı topraklarına katıldı. 1430'da Venedikliler'i yenerek Selanik'i fethetti. 1432'de Arnavut İsyanları çıktı ve 1435'te Evrenosoğlu Ali Bey tarafından bu isyanlar bastırıldı. 1438'de Macaristan Seferi'ne çıkan II. Murad, Erdel'i yağmaladıktan sonra Sırbistan üzerine yöneldi ve başkent Semendire'yi işgal ederek Sırp Despotluğu'nu fethetti. 1440'ta Macar işgali altındaki Belgrad'ı kuşattı, ancak başarısız oldu. Daha sonra Macarlara karşı Vazag Muharebesi'nde de kesin yenilgiye uğradı. 1437-1444 Osmanlı-Macar Savaşı sonucunda 10 yıllık bir barış öngören Edirne-Segedin Antlaşması imzalandı ve II. Murad, 1426-1428 Osmanlı-Macar Savaşı'ndaki kazanımlarını Sırbistan Prensliği'ne iade etti. Doğu'da ise Karamanoğulları Beyliği ile Yenişehir Sevgendnamesi imzalandı ve Göller Bölgesi'ni Karamanoğulları'na verdi.
Gözde oğlu Şehzade Alâaddin'in 1443'teki ölümünden sonra büyük bir üzüntü yaşayan II. Murad, Doğu ve Batı'da yaptığı barış antlaşmalarının ardından Ağustos 1444'te, 12 yaşındaki oğlu II. Mehmed lehine tahttan çekildi. II. Murad, Manisa Sarayı'na çekilerek dünyevi işlerden uzaklaşıp maneviyata yöneldi; zikir, ibadet ve hayır işleriyle uğraştı. Bu durumu fırsat bilen Papalık, Varna'ya saldırmak amacıyla Haçlı Ordusu'nu hazırladı. Çandarlı Halil Paşa'nın iknasıyla ordunun başına geçen II. Murad, Kasım 1444'te Varna Muharebesi'nde kesin zafer kazandı. Savaştan sonra yeniden Manisa'ya çekildi. Çocuk yaştaki II. Mehmed'in yönetiminden memnun olmayan Yeniçeriler, 1445'te Buçuktepe İsyanı'nı çıkardı ve isyan, II. Murad'ın ikinci kez tahta çıkmasıyla son buldu. Ardından II. Mehmed'i Saruhan Sancakbeyi olarak görevlendirdi. 1446'da Mora Despotluğu'nun isyanının ardından Mora Seferi'ne çıktı ve kesin zafer kazandı. 1448'de Macaristan Krallığı ile II. Kosova Muharebesi gerçekleşti ve savaş, kesin Osmanlı zaferiyle sonuçlandı. 3 Şubat 1451'de geçirdiği felç sonucu hayatını kaybetti.

Annesi

Kaynaklarda annesine dair kesin bir bilgi yoktur, çeşitli rivayetler vardır. Annesinin Dulkadiroğulları Beyi Nâsıreddin Muhammed Bey'in kızı Emine Hatun veya Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olduğunu belirten kaynaklar vardır. 15. yüzyıl Osmanlı tarihçisi Şükrullâh ve tarihçi Halil İnalcık annesinin cariye kökenli olduğunu belirtirler.

Şehzadeliği

II. Murad; bazı kaynaklara göre 1402'de, bazılarına göre ise 1404'te Amasya'da dünyaya geldi. İlk çocukluk yılları Amasya'da geçti. 1410'da babasıyla Bursa'ya gelerek orada saray eğitimi aldı. 1415'te lalası Yörgüç Paşa gözetimi altında merkezi Amasya'da bulunan ve devletin doğu sınırında olması dolayısıyla büyük stratejik önemi olan Rum ve Danışmendiye eyaleti valisi olarak görevlendirildi. Tahta çıkıncaya kadar 6 yıl bu görevi yaptı. Amasya aynı zamanda çok önemli bir Anadolu kültür merkeziydi ve bu merkezde bilim ve din alimleri, şairler ve mutasavvıflarla meclisler tertip edip şehrin kültür hayatına destek sağlayıp katıldı. 1416'da bölgesi askeri başında Börklüce Mustafa'nın İzmir ve Saruhan tarafında çıkardığı ayaklanmaların bastırılmasında görev aldı. 1418'de sonraki lalası Hamza Bey ile Çandaroğullarından Samsun'u aldı.
Babası I. Mehmed Edirne'de bir av kazası sonunda ağır yaralanınca ölüm yatağında devletin idaresinin biran evvel oğlu Murat'a devrini vasiyet etti. Murat, Amasya'dan tahta geçme töreni yapılacak Bursa'ya gelinceye kadar devlet adamları babasının ölümünü sakladılar. Murat 25 Haziran 1421'de Bursa'da gelip culûs ve biat törenleri yapılıp devletin ileri gelenleri ve yeniçerilerin desteğiyle 17 yaşındayken tahta çıktı.
Sultan II. Murad, soyunun Kayı boyuna mensubiyetini göstermek için, sikkelerine, Kayı boyuna ait iki ok ve bir yaydan müteşekkil damgayı koydurmuştur. Sonraki padişahların bastırdıkları sikkelerde görülmeyen Kayı damgası, I. Süleyman’a kadar çeşitli eşya ve silâhlar üzerine konulmasına devam edilmiştir.