Sabiha Sultan veya Rukiye Sabiha Osmanoğlu (Osmanlıca: رقیه صبیحه سلطان, 19 Mart 1894, İstanbul - 26 Ağustos 1971, İstanbul), Osmanlı Hanedanı üyesi prenses ve piyanist. Son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin'in kızı ve son İslam Halifesi Abdülmecid Efendi'nin gelini.
İlk yılları
Sabiha Sultan, 19 Mart 1894'te Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'daki Feriye Sarayı'nda doğdu. Babası son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin, annesi ise Vahdettin'in ilk eşi olan Emine Nazikeda Kadınefendi'dir. Fatma Ulviye Sultan adlı bir ablası ve babasının Şadiye Müveddet Kadınefendi ile evliliğinden olma Mehmed Ertuğrul adlı erkek kardeşi vardır. Sabiha Sultan, kimi sözlü kaynaklara göre Emine Nazikeda Kadın Efendi babasını ziyaret için Adapazarı'nda bulunduğu sırada doğum yaptığından dedesinin Adapazarı Beynevit'te bulunan köy evinde dünyaya gelmiştir ve bu sebeple Adapazarlı kabul edilir.
Sabiha Sultan sık sık annesi Emine Hanım ile Adapazarı'ndaki dedesinin yanına giderek çiftlik ve köy hayatını deneyimledi. İstanbul'daki sarayda ise bir prenses olarak büyütüldü ve ablası Ulviye Sultan ile birlikte Mlle Voçino'dan piyano dersleri aldı.
Talipleri
Babası Vahdettin 1918'de tahta çıktığında Sabiha Hanım hala bekârdı ama birkaç hayranı vardı. Onu tanıyanlar her zaman onun Osmanlı ailesinin diğer kadınlarına benzemediğini zekası ve güzelliği ile farklı olduğunu söylerdi. Türk şair Yahya Kemal Beyatlı, "Sabiha Sultan farklıydı" demişti. Sadrazam Tevfik Paşa'nın oğlu İsmail Hakkı Okday ile evli olan ablası Ulviye, kardeşinin gönül işleriyle yakından ilgilendi. Damatlığa en yakın olanlar içinde Müşir Ahmet Paşa'nın yeğeni Mehmet Ali Bey'in adı öne sürüldü. Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile adı duyulan Rauf Orbay evlilik için uygun adaylardan birisi olarak düşünüldü. Ulviye Sultan durumu eşi İsmail Hakkı Bey'e, o da konuyu Rauf Orbay'a açtı. Orbay'ın cevap olarak "Ben askerim, Sultan’ın dizinin dibinde geçirecek vaktim yok!" ifadelerini kullandığı rivayet edildi. Başka bir iddia da ise, evlilik talebinin Rauf Bey'den geldiği fakat asıl reddedenin Sabiha Sultan olduğu öne sürüldü.
Saray'a izdivaç için ilk resmî talepte bulunan kişi ise Harbiye Nazırı Müsteşarı Mahmud Kemal Paşa oldu. Üst düzey bir isim olmasına rağmen sarayın etraflıca giriştiği araştırma sonucunda babasının bir dönem seyislik yaptığı bilgisi öğrenildi ve bu istek reddedildi. İçerideki taliplerin yanı sıra yurtdışından da evlenme talepleri geldi. İran Şahı Ahmed Şah Kaçar, Sultan Vahdettin'in damadı İsmail Hakkı Okday ve İstanbul'daki İran büyükelçisi aracılığı ile Sabiha Sultan'a evlenmek için talip oldu. Konuyu öğrenen Sultan Vahdettin, damadı İsmail Hakkı Bey'e "..Sünni bir İslam Halifesi, kızını Şii bir hükümdara veremez!" yanıtını vererek bu isteği geri çevirdi.
Mustafa Kemal Atatürk genç bir subay ve Sultan Vahdettin'in yaveri olarak Çanakkale Savaşından sonra Sabiha Sultan'a üçüncü taraflar aracılığı ile evlenme teklifinde bulundu. Sabiha Sultan, Mustafa Kemal Paşa'nın evlilik talebinden yakın dostlarına sonraki senelerde bahsederken hadiseyi doğrulayarak amcası Abdülmecid Efendi'nin oğlu şehzade Ömer Faruk Efendi'ye aşık olduğu için izdivaç teklifini geri çevirdiğini açıkladı. Sabiha Sultan o günlerden 40 yıl sonra, Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı yapan ve ortanca kızı Hanzade Sultan'ın dünürü olan Suat Hayri Ürgüplü'ye yazdırdığı hatıratta; "Evet, istemiş. Benimle konuşmuş değildir ama ben çekindim ve istemedim. Zira, önümde hiç de iyi örnek olmayan Enver Paşa ile Naciye Sultan’ın hayatı vardı. Sonra, tanınmış bir kumandanla aile hayatı kurabileceğime inancım yoktu." ifadelerini kullandı. Tarihçi İlber Ortaylı, 2011 yılında 19 Mayıs etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Mütareke Dönemi ve İstanbul’dan Samsun’a Uzanan Yolda Atatürk" başlıklı panelde Sabiha Sultan ile Mustafa Kemal arasındaki hikâyeyi doğrulayarak, "Mustafa Kemal ile Sabiha Sultan'ın görüştüklerini, Sultan'ın kendisini beğendiğini ama bu işin daha sonra olmadığını" ifade etti.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!