Bingöl, Bingöl ilinin merkezi olan şehirdir. Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümü'nde yer alan Bingöl, doğuda Solhan, güneyde Genç, kuzeyde Adaklı, kuzeydoğuda Karlıova, kuzeybatıda Kiğı ilçeleri ve batıda Elazığ ili ile çevrilidir.
Bingöl ilinin Merkez ilçesinin nüfusu 2024 verilerine göre 173.856 kişidir. Bu nüfusun yaklaşık %49,36'sı (85.219 kişi) erkeklerden, %50,64'ü (88.037 kişi) de kadınlardan meydana getirmektedir.

Etimoloji

Bingöl'ün bilinen en eski adı “Cebel-cur”dur. Bu adın “Cebel” (dağ) ve “Cur” (akan) kelimelerinden türediği, yani “akan dağ” anlamına geldiği düşünülmektedir. Zamanla bu ismin ‘Çapakçur’ şeklinde telaffuz edildiği ve bu ismin de ‘akan temiz su’ anlamına geldiği düşünülmektedir. Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi, seyahatnâmesinde bu ismin Makedon Kralı, Büyük İskender tarafından verildiğini belirtmektedir. Seyahatnâmede, Büyük İskender'in vücudundaki dayanılmaz ağrılar için 'Ab-ı Hayat' suyunu aramaya başladığı ve nihayet kaynağın kendisini bulamasa da, ondan beslenen bir pınardan su içerek ağrılarından kurtulduğu anlatılır. İskender, bu suya, Makdis lisanında “cennet suyu” anlamına gelen “Çapakçur” adını verir ve burada kendi adına bir kale yapılmasını ve adının Çapakçur konulmasını istemiştir. Bazı kaynaklarda Bingöl, “Mingöl” yani “göller bölgesi” olarak geçmektedir. Mingöl, isminin zamanla halk tarafından Bingöl şeklinde telaffuz edilmiş olup bin tane göl anlamına geldiği öne sürülmektedir. Orta Asya'da Bingöl ismine benzer Mink Köl kullanımlarına rastlanılmaktadır. Bingöl için kullanılmakta olan diğer bir isim ise Çevlik, Çorlik veya Çolik'tir. Bingöl'ün yerleşim alanı Çapakçur Kalesi ve çevresi sarp kayalıklar üzerinde yer aldığından iskâna elverişli bulunmamış, bu nedenle yerleşim dere yatağındaki Çorlik'e taşınmıştır. Çevlik veya Çolik bağ ve bahçe anlamında olup bu isimler günümüzde hala ahali tarafından kullanılmaktadır. 1944'e kadar Çapakçur ismi resmi olarak kullanılmıştır. Devlet Şurası İkinci Dairesi'nin 10.09.1944 tarihli ve 2490/1783 sayılı; Umumi Heyet'in ise 28.08.1944 tarihli ve 44.148.143 sayılı mütalaalarını içeren belgeler, İcra Vekilleri Heyeti tarafından 13.12.1944 tarihinde değerlendirilmiş ve adı geçen vilayet merkezi Çapakçur'un adının “Bingöl” olarak değiştirilmesi, 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 9. maddesi gereğince kabul edilmiştir.

Tarihçe

Bingöl, eski adıyla Çapakçur, İlk Çağ'da Urartuların sınırları içinde yer alıyordu. Tarihi Urartu Yolu da şehirden geçmektedir. Şehir, daha sonra sırasıyla Asurluların, Perslerin ve Büyük İskender’in egemenliğine girmiştir.
651 yılında, Halife Osman döneminde şehir İslâm ordularının egemenliğine girdi. Bölge, daha sonra Bizans ile Müslümanlar arasında sık sık el değiştirdi. Malazgirt Zaferiyle Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun egemenliğine giren Çapakçur, ardından Eyyûbîler, Celâleddin Harezmşah, Timur, Safevîler’in egemenliği altına girdi. Yavuz Sultan Selim (I. Selim) döneminde Çapakçur, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı. Vital Cuinet’e göre, 19. yüzyılın sonlarında Çapakçur; 450 hane, 8 dükkân, 1 fırına sahip, üzüm bağları ve meyve bahçeleriyle çevrili, 1075 nüfuslu küçük bir yerleşim yeriydi. Cuinet, “şayak” adı verilen bir tür dokumanın burada üretildiğini ve çevre bölgelere gönderildiğini de belirtmektedir.
I. Dünya Savaşı'nda 1915-1917 yıllarında Ruslar'a karşı yapılan Çapakçur Muharebelerine sahne olan şehir, 1924 yılında sancakların vilayet sistemine dönüştürülmesi sırasında Genç sancağı il yapılmış, Çapakçur ise bu yeni ile bağlı bir ilçe merkezi olmuştur. 1927'de Genç ili kaldırılınca, Çapakçur Elazığ'a bağlı bir kaza merkezi haline geldi. 4 Ocak 1936 tarihinde Bingöl il statüsü kazanmış, Çapakçur da bu ilin merkezi olmuştur.