Sınır Tanımayan Doktorlar (Fransızca: Médecins Sans Frontières; MSF), savaş ve doğal afetler dolayısıyla zarar görmüş bölgelerde çalışan; gelişmekte olan ülkelerdeki endemik hastalıklara karşı projeler üreten, tarafsızlık prensibini benimsemiş, insani yardım amaçlı ve Nobel Barış Ödülü almış bir sivil toplum kuruluşudur. Fransa'da kurulmuştur ancak günümüzde merkezi Cenevre, İsviçre'dedir. 2015 yılında, bünyesindeki 30.000'den fazla doktor, hemşire, tıbbi elemanlar, ulaşım uzmanları, su ve sağlık alanında uzmanlaşmış mühendisleri, yöneticileri ve gönüllüleriyle birlikte, 70'ten fazla ülkeye tıbbi destek ve hizmet sağlamıştır. Özel bağışlar, kuruluşun gelirlerinin %89'unu oluştururken; geri kalan kısım hükûmetlerin ve şirketlerin yardımlarından sağlanır. Organizasyonun yıllık bütçesi yaklaşık olarak 1.55 milyar euro'dur.
Organizasyon, ihtiyacı olan her insanın, ulusal sınırlardan bağımsız olarak; ırk, din, mezhep veya politik mensubiyet ayrımı gözetmeksizin sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı olduğuna inanan, küçük bir grup Fransız doktor ve gazeteci tarafından 1971 yılında Nijerya İç Savaşı sonrasında kurulmuştur.
MSF'in çalışma prensipleri "the Charter", "Chantilly Prensipleri" ve "La Mancha Antlaşması"na dayanmaktadır.
MSF'in, faaliyet kararlarının büyük ölçüde birbirinden bağımsız olarak verildiği 5 farklı operasyon merkezi (Amsterdam, Barselona-Atina, Brüksel, Cenevre ve Paris) bulunur. Ortak ilkeler ve çekirdek mevzular, MSF'in 24 ayrı ulusal ofisinin temsil edildiği Uluslararası Konsey tarafından düzenlenir. Uluslararası Konsey, Uluslararası Ofisin bulunduğu Cenevre, İsviçre'de toplanır. Operasyon merkezlerinin dünya çapındaki ortak aktiviteleri burada, Uluslararası Ofis'te koordine edilir.
MSF, 70 kadar ülkede aktif çalışarak; buralarda korumasız ve hassas durumdaki yerel halka sağlık hizmetleri ve tıbbi eğitim desteği sağlamaktadır. Aynı zamanda, sıklıkla, anlaşmazlık bulunan Çeçenistan ve Filistin gibi bölgeler için politik sorumluluk çağrısı yapmaktadır. Kuruluşundan bu yana geçen zaman içerisinde, yalnızca bir defaya mahsus olmak üzere, 1994 Ruanda Soykırımı sırasında askerî müdahale çağrısında bulunmuştur. MSF herhangi bir politik, dinî veya ekonomik güce bağlı olmaksızın; bağımsız olarak çalışmakta ve faaliyet göstermektedir.
MSF, "Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi"ne genel danışmanlık statüsüne sahip kuruluşlardan biridir. Mensuplarının akut kriz durumlarında tıbbi hizmet sağlamak amacıyla sürdürdüğü çabaları ve potansiyel hastalıklar konusunda uluslararası bilinci artırması dolayısıyla; 1999 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür. O dönemde organizasyonun başkanı olan James Orbinski, MSF adına ödülü kabul etmiştir. Bunun öncesinde, 1996 yılında "Seul Barış Ödülü"ne ve 1991 yılında İspanya'da verilen "Asturias Prensliği Ödülü"ne layık görülmüştür. 1 Ekim 2013'ten bu yana, MSF Uluslararası Başkanı Joanne Liu'dur.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), "Yeryüzü Doktorları" (Doctors Worldwide) ile karıştırılmamalıdır. İki organizasyon birbirinden farklıdır. Bununla beraber, MSF, orijinal ismi ile tanındığı bölgelerde "Médecins du Monde" (Doctors of the World) ile karıştırılmaktadır. MdM, MSF'ten bir grup mensup tarafından kurulmuştur ancak MdM tamamen bağımsız işleyen bir sivil toplum kuruluşudur ve günümüzde MSF ile hiçbir bağlantısı bulunmamaktadır.
Türkçeye de çevrilen İnsancıl Hukuk Sözlüğü (ISBN 975-05-0097-0), kuruluşça tasarlanmış ve üye doktorlardan Françoise Boucher-Saulnier tarafından hazırlanmıştır.
2014 yılında, "European Speedster Assembly", "Sınır Tanımayan Doktorlar"a $717.000 katkıda bulunmuştur.
Türkiye'de Sınır Tanımayan Doktorlar
MSF, Türkiye'de onlarca yıldır akut kriz durumlarından ve doğal afetlerden etkilenen insanlara hizmet sunmaktadır. MSF, mülteci akınlarında, depremlerde ve ülke içinde herhangi bir olayda siviller yerinden edildiğinde, topluma ve yetkililere yardım etmiştir.
1991 yılında, Türkiye-Irak sınırından ülkeye giren çok sayıda Iraklı mültecinin durumuna müdahale etmiştir. 1992 Erzincan depreminde afet bölgesine yardım ekiplerini göndermiştir. 1995 yılında yerinden edilen Diyarbakırlı aileler için öncelikli sağlık hizmetlerini düzenlemiştir. Aynı yılın ekim ayında, 1995 Dinar Depremi'nde ekipleriyle beraber deprem mağdurları için çalışmıştır. Bir yıl sonra, Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV) ile beraber zor durumdaki Esenyurtlular için, sağlık hizmetlerini başlatmıştır. 1997 yılında, İstanbul Boğazköy'de yerinden edilen nüfus için bir yardım projesi başlatmıştır.
1998 yılının haziran ayında, 1998 Adana-Ceyhan Depremi sonrasında afet bölgesinde yardım sunulmuştur. Aynı yıl, yine TOHAV ile beraber Adana-Gülbahçe'de bir sağlık kliniği işletilmeye başlatılmıştır.
1999 Gölcük Depremi'nde de MSF; TOHAV ve Uluslararası Nefroloji Birliği Renal Afet Yardım Gücü (ISN) ekipleri ile beraber çalışmıştır. Kasım ayındaki ikinci Marmara Depremi'nde limitli ve kısa dönemlik bir müdahale organize edilmiştir. Düzce'de MSF'in desteğiyle TOHAV'ın düzenlediği bir ruh sağlığı kliniği kurulmuştur.
Şubat 2002'de yine TOHAV ile beraber Afyon Depremi sonrası yardım projesi düzenlenmiştir. Aynı yıl, ülke içinde yaşayanların yerinden edilmesi durumu; İstanbul ve Adana'da büyük boyutlara ulaştığında, öncelikli sağlık projeleri sonlandırılmıştır. 2003 Bingöl Depremi'nde MSF ve TOHAV yine beraber çalışmıştır.
2011 şubat ayında, MSF; İstanbul'daki kayıtlı olmayan göçmen faaliyetleri için Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin Mülteci Savunma ve Destek Programı'nı desteklemeye başlamıştır. Aynı zamanda, Ekim 2011 Van Depremi'nden sonra Hayata Destek Derneği (Support to Life) ile beraber, Van çevresindeki kırsal alanlarda deprem mağduru nüfusa sığınma ve ruh sağlığı hizmetleri sağlamıştır.
2012 ortasında, MSF, Suriye için tıbbi yardım sunan sınır ötesi faaliyetlerine başlamıştır. O zamandan beri MSF; yüzden fazla tıbbi ekibe destek sunmakta ve İdlip ve Halep'te üç hastane işletmektedir. 2013'te Suriyeli mülteciler için Hayata Destek Derneği'nin Kilis'te başlattığı geçici sağlık hizmetleri merkezi için destek de verilmiştir.
2014'te Suruç'ta yaşanan mülteci sorununa yardımcı olmak için; ruh sağlığı, bebek ve anne sağlığı merkezi ile beraber su ve sağlık hizmetleri faaliyetleri IBC ve Hayata Destek Derneği tarafından düzenlenmiştir. MSF finansal ve teknik olarak bu faaliyetlere destek sağlamıştır.
MSF, Türkiye'deki toplumsal organizasyonların çalışmalarını desteklemeye devam etmektedir. Suriyeli mülteci kadınlar ve çocuklar için Kilis'te açılan bir operasyon sonrası bakım merkezi ve Gaziantep'te bir çocuk bakım merkezi ile çalışmalarını sürdürmektedir.
2015 yılının haziran ayında, Türkiye hükûmeti tarafından MSF'e, Suriye İç Savaşı'ndan etkilenen nüfusa yardım sağlama ve asistanlık etme yetkisi verilmiştir.
2016 yılının temmuz ayında yaşanan başarısız darbe girişimi sonrası MSF Türkiye'deki operasyon faaliyetlerini İçişleri kararı ile durdurmak zorunda kalmıştır. Sahada MSF adı altında olmasa da başka Sivil Toplum Kuruluşlarına maddi destek sağlayarak projelere destek olmaktadır.
Biafra
1967-1970 arasında devam eden Nijerya İç Savaşı sırasında, Nijerya Ordusu ulusun yeni bağımsızlık kazanmış güneydoğu bölgesi olan Biafra'yı kuşattı. Bu sırada, Fransa Biafralıları destekleyen tek büyük ülkeydi. Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri Nijerya hükûmeti tarafında yer almıştı ve kuşatılan bölgenin içerisindeki durum bilinmiyordu. Belli bir sayıdaki Fransız doktorlar, Fransa Kızıl Haçı ile beraber, Biafra'daki hastanelerde ve beslenme merkezlerinde çalışmaya gönüllü oldu. (Organizasyonun önde gelen kurucularından biri olan Fransız Bernard Kouchner, yıllar sonra farklı dönemlerde Fransa Sağlık Bakanı ve Fransa Dışişleri Bakanı olmuştur.)
Gönüllüler, bölgeye girdikten sonra; Biafralı sağlık çalışanları ve hastaneleri ile beraber, Nijerya Ordusu'nun saldırılarına hedef oldu. Burada gönüllüler, sivil halkın öldürülmesine ve kuşatma bölgesinin ardında açlıktan ölüme terk edilmesine tanık oldular. Bu doktorlar, Nijerya Hükûmeti'ni ve Kızıl Haç'ı bu duruma açıkça tepkisiz kalması nedeniyle eleştirdiler. Bu duruma bakılarak, politik, etnik ya da dini herhangi bir sınırlamayı kabul etmeyen yeni bir insani yardım organizasyonunun kurulması; ve bu organizasyonun önceliğinin mağdurların refahı olması gerektiği sonucuna ulaşıldı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!