Eskişehirspor ya da halk arasındaki kısa adıyla Es-Es, 19 Haziran 1965 tarihinde Eskişehir'de kurulan ve bir dönem Süper Lig'de üst sıralarda mücadele etmiş, şu anda ise 3. Lig'de yer alan Türk spor kulübü. Toplam 6 kupa ile Türkiye'nin en çok kupaya sahip 5. takımı konumundadır. Türkiye'nin Eskişehir ilini temsil etmektedir. Eskişehirspor kulübü şehrin Akademi Gençlik, İdmanyurdu ve Yıldıztepe kulüplerinin birleşmesiyle kurulmuştur. Logosunda bulunan üç yıldızda bu üç kulübü simgelemektedir. Kulübün renkleri siyah-kırmızıdır. 3. Lig'de mücadele eden kulübün erkek futbol takımı dışında Kadınlar 2. Ligi'nde mücadele eden kadın futbol takımı da mevcuttur.
Kuruluş Öncesi ve Temellerin Atılması (1963–1965)
Eskişehirspor'un kuruluşuna giden süreçte belirleyici olay, 1963 yılında düzenlenen Türkiye Akademilerarası Futbol Şampiyonası oldu. Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, finalde Ege Üniversitesi'ni 6-0 gibi çarpıcı bir skorla mağlup etti. Bu başarının ardından maçın gözlemcisi Burhanettin Türker, Kafile Başkanı Nafiz Yazıcıoğlu'na şu soruyu yöneltti:"Madem elinizde böyle bir kadro var, niye 2. Lig'e katılmıyorsunuz?"Bu soru, Eskişehir'de profesyonel bir futbol kulübü kurma fikrinin kıvılcımı oldu. Nihayet 1965 yılında, Eskişehir İdman Yurdu, Akademi Gençlik ve Yıldıztepe kulüplerinin birleşmesiyle 24 Mayıs 1965 tarihinde TFF'ye ilk başvuru yapıldı. 19 Haziran 1965 günü Eskişehirspor resmi olarak kuruldu. İlk başkanlığa iş insanı Aziz Bolel getirildi. Akademispor'un başarılı futbolcuları da yeni kurulan kulübün kadrosuna dahil edildi. Eskişehirspor'un renkleri olan kırmızı-siyah, kulübün kuruluş sürecinde yapılan toplantılar sonucunda belirlenmiştir. Başlangıçta mavi-beyaz renkleri düşünülmüş, ancak bu kombinasyonun başka sembollerle benzerlik taşıyabileceği gerekçesiyle vazgeçilmiştir. Kulübün kurucularından Mustafa Doğramacı, Gençlerbirliği'nin eski başkanı ve o dönem Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olan Orhan Şeref Apak'a duyulan vefa nedeniyle kırmızı-siyah renkleri önermiştir.
Karar sürecinde, Fransa'da yayımlanan Paris Match dergisinin kapağında yer alan kırmızı-siyah formalı Rennes takımının görseli ilham kaynağı olmuş ve bu renkler benimsenmiştir. Formanın ilk örnekleri, Fransa'dan temin edilerek kulübe hediye edilmiştir. Böylece Eskişehirspor'un simge renkleri olan kırmızı-siyah resmi hale gelmiştir. Taraftarların "ES ES ES Kİ Kİ Kİ ESKİ ESKİ ES!" tezahüratı da bu dönemde doğarak kulübün simgesi haline geldi.
Yükseliş ve "Anadolu Devrimi" (1965–1975)
1965-66 sezonunda kulüp Türkiye İkinci Ligi'ne kabul edildi. İlk Resmi maçını 5 Eylül 1965'te Eskişehir Atatürk Stadyumu'nda Kasımpaşa'ya karşı oynadı ve 2-0 kazandı. Eskişehirspor'un ilk resmi golünü Fethi Heper attı.
Kulüp İlk sezonunda 2. lig final grubunu şampiyon tamamlayan Eskişehirspor, bir sezon içerisinde Birinci Lig'e (günümüzdeki adıyla Süper Lig) yükselmeye hak kazandı. Aynı yıl Başbakanlık Kupası'nda Trabzon İdmanocağı'nı 1-0 yenerek kupayı evine götürdü.
Bu, kulübün henüz kuruluşundan yalnızca bir yıl sonra Türkiye'nin en üst seviyesine çıkması anlamına geliyordu.
1966-67 sezonunda Eskişehirspor tarihinde ilk kez Türkiye Birinci Ligi'nde mücadele etti. Eskişehirspor, ligi 31 puanla 8. sırada bitirdi. 1967-68 sezonunda ise Es-Es, 31 puanla ligi 9. sırada bitirdi.
Bu dönemde Fethi Heper, İsmail Arca, Nihat Atacan, Kamuran Yavuz, Ender Konca gibi oyuncular Eskişehirspor kadrosunu şekillendirdi.
1968-69 sezonu Eskişehirspor'un Türk futbolundaki ağırlığını ilk kez ortaya koyduğu sezon oldu. Eskişehirspor ligi, 46 puanlı Galatasaray'ın ardından 43 puanla 2. sırada tamamladı. Eskişehirspor 30 maçta 17 galibiyet, 9 beraberlik ve 4 mağlubiyet aldı. 39 gol atıp 18 gol yedi.
Bu derece, Türk futbolu ve Anadolu futbolu arasında bir dönüm noktası olarak sayıldı. İlk defa bir Anadolu kulübü ligi 2. sırada tamamladı ve ilk defa Türkiye'nin en üst düzey liginde şampiyonluk yarışı verdi.
1969-1970 sezonunda Eskişehirspor bir önceki yılki başarısını tekrarladı. Ligi yine 2. sırada tamamladı. Fenerbahçe şampiyon olurken, Eskişehrspor 37 puanla 2. sırada yer aldı. O sezon üst üste Eskişehirspor'un ikinciliği, İstanbul kulüplerinin uzun süreli üstünşüğü açısından dikkat çekici bir gelişme olarak kayda geçti.
1969-70 sezonunda Es-Es forması giyen Fethi Heper ise ligde 13 golle gol kralı oldu.
Eskişehirspor aynı sezon Türkiye Kupası'nda finale yükseldi. Finalde rakip Göztepe oldu. Eskişehir'de oynanan ilk maça, Eskişehirspor rakibini 2-1 yenmeyi başardı. Ancak İzmir'deki rövanş maçında Göztepe 3-1'lik skorla kupanın sahibi oldu. Bu final, Eskişehirspor'un kısa süre içerisinde ulaştığı ikinci büyük kupa finaliydi.
1970-71 sezonu kulüp tarihinin en önemli sezonlarından biri olarak görülmekte. Bu sezonda Eskişehirspor Ligi 34 puanla 4. sırada tamamladı. Kırmızı Şimşekler, 1970-71 Türkiye Kupası finalinde Bursaspor ile karşılaştı.Eskişehirspor, Bursa'dan ilk maçta 1-0 yenik olarak ayrıldı. Rövanş maçını ise 2-0 kazanarak ilk Türkiye Kupası'nı kazandı.
30 Haziran 1971 tarihinde Türkiye Kupası şampiyonu Eskişehirspor, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda (günümüzdeki adıyla Süper Kupa) lig şampiyonu Galatasaray ile karşılaştı. Maçın 5. dakikasında Metin Kurt topu ağlara göndererek Galatasaray'ı öne geçirdi. 51. dakikada Fethi Heper skoru eşitleyen golü atar. 64. dakikada Fethi Heper skoru 2-1'e getirir. 85. dakikada Galatasaraylı Gökmen Özdenak skoru eşitler. Fethi Heper 88. dakikada Galatasaray'ın ağlarını havalandırarak skoru 3-2 yapar. Böylelikle Eskişehirspor Galatasaray'ı 3-2 mağlup ederek Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın şampiyonu oldu.
Aynı sezon Eskişehirspor ilk kez Avrupa kupalarında ses getirdi. 1970-71 Fuar Şehirleri Kupası'nda rakip İspanya'nın Sevilla FC takımıydı. İlk maç 5 Eylül 1970'te İspanya'nın Ramón Sánchez-Pizjuán Stadyumu'nda oynandı. İlk maçta tek golü, Pedro Berruezo'nun asistinde Sevilla'lı oyuncu Eloy attı. Eskişehir'de oynanılan rövanş maçında ise Sevilla, Bernardo Acosta 79. dakikada Sevilla'yı öne geçirdi ve böylelikle Eskişehirspor'un işini zora soktu. Eskişehirspor tur biletini alabilmesi için, yaklaşık olarak 20 dakikada 3 gol bulması gerekiyordu ve bu da mucize demekti. Sevilla'nın golünden 1 dakika sonra (80. dakikada) Doğan Tepeçalı'nın pasında Eskişehirspor'un efsane golcüsü Fethi Heper Es-Es'i umutlandıran golü attı. Bu golden 2 dakika sonra, 82. dakikada yine Doğan Tepeçalı Fethi Heper'e topu attı ve Fethi sağ ayakla skoru 2-1 yaptı. 90. dakikada ise bir kez daha Fethi sağ ayağıyla öne çıktı ve hat-trick yaptı. Böylece Eskişehirspor mucizevi bir geri dönüş yaparak dev rakibi Sevilla'yı elemeyi başardı. Eskişehirspor'un bu galibiyeti Türk basınında büyük yankı uyandırdı. Gazetelerde "Sevilla Porsuk'ta boğuldu!" manşeti atıldı.
1971-72 sezonu Eskişehirspor'un üçüncü kez lig şampiyonluğuna oynadığı sezon olarak tarihe geçti. Eskişehirspor sezonu; 15 galibiyet, 9 beraberlik ve 6 mağlubiyetle 42 puanlı Galatasaray'ın ardından, 39 puanla ligi 2. tamamladı. 30 maçta 63 gol atarak ligin en yüksek gol sayılarına ulaşan takımlarından biri oldu.
Fethi Heper bu sezon 20 golle gol kralı oldu. Bu, Fethi Heper'in kariyerindeki ikinci gol krallığıydı.
Eskişehirspor, 1968-69, 1969-70 ve 1971-72 sezonlarıunda üç kez ligi ikinci tamamlayarak Anadolu futbolunun zirvesindeki konumunu pekistirdi.
Eskişehirspor UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda Türkiye'yi temsil etti. İlk turda Finlandiya'nın Mikkelin Palloilijat takımıyla karşılaştı. 15 Eylül 1971 tarihinde Mikkelin Urheilupuisto Stadyumu'nda oynanan Finlandiya'daki maç, golsüz beraberlikle tamamlandı. 29 Eylül 1971 tarihinde Eskişehir Atatürk Stadyumu'nda oynanan rövanş maçında gol erken geldi. 6. dakikada İlhan Çolak'ın asistinde Fethi Heper, Es-Es'i 1-0 öne geçirdi. 21. dakikada Fethi Heper, Eskişehirspor'un 2. golünü attı. 40. dakikada ise Şevki Şenlen'in pasında Fethi Heper sağ ayağıyla hat-trick yaptı. 83. dakikada Fethi Heper 4-0 yaparak adeta şov yaptı. Fethi Heper'in şov yaptığı mücadele, 4-0'lık Eskişehirspor'un net galibiyeti ile tamamlandı ve ikinci tura yükseldi. Bu skor, Eskişehirspor'un UEFA müsabakalarındaki en farklı galibiyeti olarak yerini koruyor.
İkinci turda rakip ise Sovyetler Birliği'nin güçlü kulüplerinden Dinamo Moskova oldu. İkinci turun ilk maçı; 20 Ekim 1971 tarihinde, Eskişehir Atatürk Stadyumu'nda oynandı. Maçın tek golü 6. dakikada Dinamo Moskova'nın Rus sol kanadı Vladimir Kozlov'dan geldi. Rövanş maçında Eskişehirspor, 3 Kasım 1971'de Central Dynamo Stadyumu'na konuk oldu. Bu maçta da gol erken dakikalarda Vladimir Kozlov'dan geldi. Maçın devamında ise gol sesi yükselmedi. Böylelikle Eskişehirspor, zorlu rakibine karşı iki maçta da 1-0 yenilerek kupaya veda etti.
1972-73 sezonunda Eskişehirspor, Türkiye 1. Futbol Ligi'ni 30 maçta 12 galibiyet, 12 beraberlik ve 6 mağlubiyet alarak 36 puanla 3. sırada tamamladı. Sezon boyunca 31 gol atıp 19 gol yiyen Eskişehirspor, şampiyon Galatasray ve 2. sıradaki Fenerbahçe'nin ardından ligi 3. bitirerek UEFA Kupası'na katılma hakkı kazandı.
Eskişehirspor bu sezon UEFA Kupası'na katıldı. İlk turda takip İtalya'nın AFC Fiorentina takımıydı. Eskişehir Atatürk Stadyumu'nun sınırlı kapasiteye sahip olması nedeniyle UEFA, maçın Eskişehir'de oynanamayacağını bildirdi. Dönemin Eskişehirspor yöneticilerinden Aydın Begiter'in girişimiyle ilk maçın İstanbul'da yer alan Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanması kararlaştırıldı. 14 Eylül 1972 tarihinde, Ali Sami Yen Stadyumu'ndaki ilk tur maçında, 36. dakikada Angelo Sormani Fiorentina'yı 1-0 öne geçirdi. Maçın 73. dakikasında Vahap Özbayer skoru eşitledi. 85. dakikada ise Angelo Sormani'nin pasında Sergio Clerici Fiorentina'yı tekrar öne geçirmeyi başardı. İlk maç 2-1 İtalyan ekibinin lehine sonuçlandı. Rövanş maçı ise Artemio Franchi Stadyumu'nda 27 Eylül 1972 tarihinde oynandı. 6. dakikada Sergio Clerici maçın ilk golünü attı. 34. dakikada Andrea Orlandini'nin pasını Nello Saltutti sağ ayağı ile gole çevirdi ve maçı 2-0'a getirdi. 74. dakikada Sergio Clerici penaltıyı gole çevirerek 3-0 maçı tayin etti. Böylelikle Eskişehirspor UEFA Kupası'ndan elenmiş oldu.
1973-74 sezonunda Eskişehirspor, Türkye 1. Futbol Ligi'ni 30 maçta 14 galibiyet, 8 beraberlik ve 8 mağlubiyet sonucunda 36 puanla 4. sırada tamamladı. Sezon boyunca Eskişehir'de oynadığı 15 lig maçında mağlubiyet almadı.
Eskişehirspor bir kez daha UEFA Kupası'na katıldı. İlk turdaki rakip Batı Almanya'nın 1. FC Köln takımıydı. Bu sefer maç Eskişehir'de oynandı. UEFA Kupası birinci tur ilk maçı, 19 Eylül 1973 tarihinde Eskişehir Atatürk Stadyumu'nda oynandı. Eskişehir'deki maçta gol sesi çıkmadı ve ilk maç 0-0 tamamlandı. İkinci maç ise 3 Ekim 1973 tarihinde Müngersdorf Stadı'nda oynandı. 38. dakikada Hannes Löhr'ün pasında Detlev Lauscher skoru 1-0'a getirdi. 47. dakikada ise Detlev Lauscher'in asistiyle Hannes Löhr, FC Köln'ün 2-0 maçı kazanmasını sağladı. Böylelikle Eskişehirspor UEFA Kupası'ndan elendi.
1974-75 sezonu Eskişehirspor'un 70'lerdeki başarısını sürdürdüğü son sezon oldu. Eskişehirspor, Türkiye 1. Futbol Ligi'ni 30 maçta 11 galibiyet, 13 beraberlik ve 6 mağlubiyet sonucunda 35 puanla üçüncü sırada tamamladı. Sezon boyunca yalnızca 19 gol yiyen Eskişehirspor, ligin en az gol yiyen takımı oldu.
1974-75 sezonunda Eskişehirspor'dan Ömer Kaner, 14 gol ile Eskişehirspor'un gol kralı oldu. Fethi Heper'in 1969-70 ve 1971-72 sezonundaki gol krallıklarının ardından Eskişehirspor 3. kez bir gol kralı çıkarmış oldu.
Eskişehirspor bu sezon 1975 Balkan Kupası'nda önemli bir başarı elde etti. Grup aşamasında A grubunda yer aldı ve A grubunda Bulgaristan'ın Lokomotiv Sofya ve Romanya'nın Farul Constanta takımlarıyla mücadele etti. Eskişehirspor turnuvanın ilk maçında, 5 Mart 1975'te deplasmanda Lokomotiv Sofya'ya 3-0 mağlup oldu. Es-Es, grubun ikinci maçında,16 Nisan 1975'de Eskişehir'de Romanya'nın Farul Constanta takımını 2-1 mağlup etmeyi başardı. 21 Mayıs 1975'te, Eskişehirspor taraftarının önünde Lokomotif Sofya'ya karşı 3-0 galibiyet aldı. 14 Haziran 1975'te Romanya'da oynanan grubunun son maçında Farul Constanta ile 2-2 berabere kaldı. Böylelikle grubu iki galibiyet, bir beraberlik, bir yenilgi alarak beş puanla lider tamamladı. Eskişehirspor daha sonra finalde Yugoslavya'nın FK Radnički Niš takımıyla karşılaştı. 1975 Balkan Kupası'nın final maçı çift maç usulü oynandı. İlk maç 12 Ekim 1975 tarihinde Stadion Čair Stadyumunda oynandı. İlk maçı FK Radnički Niš 1-0 galip tamamladı. Eskişehir'deki rövanş maçında ise, FK Radnički Niš oyuncusu Stojan Nikolić 2 gol attı. Mehmet Kalaycı'nın tek golü ise yeterli olmadı. Böylelikle maç 2-1 FK Radnički Niš üstünlüğüyle sonuçlandı. Bu sonuçla beraber Eskişehirspor, 1975 Balkan Kupası'nı ikinci olarak tamamladı.
Bu dönemde Eskişehirspor bir çok efsanesini çıkardı.
Dönemin en önemlerinden biri Fethi Heper'di. Eskişehirspor formasıyla 1965-1974 arasında oynayan Fethi Heper, kulüp kariyerinde 240 maçta 104 lig golü kaydettiği istatistiğiyle kulüp tarihinin en önemli golcülerinden biri oldu. 1969-70 sezonunda 13 gol, 1971-72 sezonunda 20 gole imza atarak 2 kez gol kralı oldu. Ayrıca 1970 Sevilla rövanşında attığı üç gol, kulüp tarihinin en unutulmaz performanslarından birine dönüştü.
Dönemin bir diğer efsanesi Nihat Atacan ise Eskişehirspor'un kurucu futbolcularından biridir. 1965'te kurulan kulübün ilk kadrosunda yer alan Nihat Atacan, 1970-71 sezonunda Türkiye Kupası'nı kazanan takımın önemli oyuncularındandı. Fethi Heper ve Ender Konca ile birlikte oluşturduğu hücum hattı, Eskişehirspor tarihinin simge üçlülerinden biri olarak kabul edilir.
Bu dönemin bir diğer sembol oyuncularından biri ise Ender Konca'dır. 1965'te kulübün kuruluşunun ardından kadroya katılan Ender Konca, Eskişehirspor hücumunun en önemli parçalarından biri olmuştur.
O dönemki Eskişehirspor taraftarlarının, Fethi Heper, Nihat Atacan ve Ender Konca'dan oluşan hücum hattına yönelik ilgisi, "Fethi, Nihat, Ender... Filelere gönder!" tezahüratının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Eskişehirspor'un o dönem bu tezahüratı yıllar sonra bile hatırlanmaktadır.
İsmail Arca da bu dönemin temel oyucularından biriydi. Eskişehirspor'un kuruluşundan itibaren takımın gelişiminde yer alan İsmail Arca, daha sonra uzun yıllar kulübün sembol isimlerinden biri haline geldi.
Eskişehirspor'un bu dönemki kadrosundan İsmail Arca, Fethi Heper, Kamuran Yavuz, Abdurrahman Temel, Ender Konca, Ayhan Asut, Doğan Tepeçalı, Vahap Bayer, Burhan Tözer ve Metin Parlaroğlu'nun millî takıma göndermiştir. Toplam 8 oyuncusunu aynı dönem içerisinde milli takıma göndermesi, Eskişehirspor'un o dönemki kadrosunun başarısını gösteren işaretlerden biridir.
Bu dönemde Orhan Erpek (Amigo Orhan) önderliğindeki Eskişehirspor taraftarı Türk futbolunda devrim yapmıştır. Orhan Erpek, Türk futbolundaki ilk amigodur. Eskişehirspor'un ilk dönemindeki taraftar organizasyonunun merkezindeki isim olarak anılmaktadır. Bu dönemde Eskişehirspor taraftarı, Türk tribünlerinde bir çok ilki gerçekleştirmiştir. Şehirde oluşan kitlesel destek, bu dönemde kulübün yükselişinde önemli rol oynamıştır.
Bu dönem Eskişehirspor'un "altın çağı" olarak ifade edilmektedir. İlk defa bir Anadolu kulübü, Türkiye'nin en üst düzey liginde şampiyonluğa oynamıştır. Eskişehirspor'un 3 kez şampiyonluğa oynadığı bu dönemi, İstanbul hegemonyasına ilk başkaldırı olarak değerlendirilmektedir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!