Hicaz Demiryolu, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Şam ile Medine arasında inşa edilen, 1.050 mm (3 fit 5+11⁄32 inç) açıklığındaki dar hatlı demiryoludur. II. Abdülhamid döneminde yapımına 1900'de başlanan ana hat 1908'de Medine'ye ulaştı ve 1 Eylül 1908'de resmen açıldı. II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden önce resmî belgelerde Hamidiye Hicaz Demiryolu adı da kullanılıyordu.
Şam–Medine ana hattının uzunluğu, kullanılan başlangıç ve son kilometre noktalarına göre kaynaklarda farklı değerlerle verilmekle birlikte yaklaşık 1.300 kilometredir. Dera'dan Hayfa'ya uzanan şube hattıyla birlikte demiryolu ağı 1908'de 1.464 kilometreye ulaştı. Sonraki yıllarda açılan şubelerle ağın toplam uzunluğu 1917'de yaklaşık 1.750 kilometreye çıktı.
Demiryolunun yapılmasındaki başlıca amaçlardan biri, Şam'dan Hicaz'a yapılan hac yolculuğunu kısaltmak ve daha düzenli hâle getirmekti. Bunun yanında hattın Hicaz ve Yemen'e asker ve malzeme sevkini hızlandırması, Osmanlı merkezî yönetiminin Arabistan'daki ulaşım ve haberleşme imkânlarını geliştirmesi ve güzergâh üzerindeki ticarete katkıda bulunması bekleniyordu.
Demiryolu, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Suriye ile Hicaz arasındaki başlıca ikmal yollarından biri oldu. 1916'da başlayan Arap Ayaklanması sırasında hat, köprüler ve telgraf tesisleri çok sayıda saldırı ve sabotajın hedefi hâline geldi. Medine'nin 10 Ocak 1919'da teslim edilmesiyle hattın güney kesimindeki Osmanlı denetimi sona erdi. Savaşın ardından demiryolunun geçtiği toprakların farklı siyasî yönetimler arasında bölünmesi sonucunda Şam–Medine hattı bir daha tek bir idare altında kesintisiz olarak işletilemedi.

İlk projeler

Hicaz'a demiryolu yapılması düşüncesi, Hicaz Demiryolu projesinden birkaç on yıl önce ortaya çıktı. Alman asıllı Amerikalı mühendis Charles Zimpel, 1864'te Kızıldeniz ile Şam arasında bir demiryolu yapılmasını Osmanlı yönetimine önerdi. Proje incelendiyse de maliyeti, deniz ulaşımının daha ekonomik görülmesi ve bölgede karşılaşılabilecek güçlükler nedeniyle uygulanmadı. 1874'te Osmanlı ordusundaki bazı subaylar da Medine ile Mekke arasında demiryolu yapılmasını gündeme getirdi.
1891'de Hicaz Kumandanı Osman Nuri Paşa, Cidde ile Mekke arasında bir demiryolu yapılmasını önerdi. Aynı dönemde Cidde Evkaf Müdürü Ahmed İzzet Efendi ise Şam'dan başlayarak Medine'ye ulaşacak daha uzun bir hat üzerinde durdu. İzzet Efendi'nin önerisi yalnız hac yolculuğunun kolaylaştırılmasını değil, Hicaz'a asker ve malzeme gönderilmesini hızlandıracak bir ulaşım bağlantısının kurulmasını da öngörüyordu.
II. Abdülhamid, önerinin değerlendirilmesini Erkân-ı Harbiye Feriki Mehmed Şakir Paşa'ya verdi. Şakir Paşa güzergâh ve tahminî maliyet üzerinde çalışarak hazırladığı raporu padişaha sundu. Diğer askerî ve idarî yetkililerin görüşlerinin de alınmasının ardından II. Abdülhamid, 2 Mayıs 1900 tarihli iradesiyle demiryolunun yapımına başlanmasını emretti. İnşaat 1 Eylül 1900'de Şam'da düzenlenen törenin ardından başladı.

Amaçları

Hicaz Demiryolu projesinde dinî, askerî, idarî ve ekonomik amaçlar bir arada bulunuyordu. Kamuoyuna yönelik açıklamalarda hattın özellikle hac yolculuğunu kolaylaştıracak yönü öne çıkarıldı. Şam ile Medine arasında kara yoluyla haftalar süren yolculuğun birkaç güne indirilmesi ve hacıların ulaşım giderlerinin azaltılması hedefleniyordu.
Osmanlı yönetimi açısından demiryolunun askerî ve idarî işlevleri de önemliydi. Hicaz ve Yemen'e asker, silah ve erzak gönderilmesinin hızlandırılması, bölge ile merkez arasındaki ulaşım ve haberleşmenin güçlendirilmesi ve gerektiğinde bölgeye daha kısa sürede asker sevk edilebilmesi bekleniyordu. Hattın geçtiği bölgelerde ticaretin gelişmesi ve tarım ile hayvancılık ürünlerinin daha uzak pazarlara taşınması da projenin ekonomik hedefleri arasındaydı.
Proje, II. Abdülhamid döneminin İslam dünyasına yönelik siyasetiyle de ilişkilendirildi. Osmanlı topraklarının yanı sıra başka ülkelerde yaşayan Müslümanlardan bağış toplanması, demiryolunun geniş bir coğrafyada destek kampanyasına dönüşmesini sağladı.