Fransa Prusya Savaşı (Almanca: Deutsch-Französischer Krieg; Fransızca: Guerre franco-allemande de 1870), 19 Temmuz 1870 - 10 Mayıs 1871 tarihleri arasında İkinci Fransız İmparatorluğu ile Prusya Krallığı arasında yapılan savaş. Fransa'da genellikle 1870 Savaşı olarak adlandırılır.
İkinci Fransa İmparatorluğu ve Prusya Krallığı arasında gerçekleşti.
Prusya, üyesi olduğu Kuzey Alman Konfederasyonu ve Güney Alman devletleri olan Baden, Württemberg ve Bavyera tarafından desteklendi. Prusya ve Alman ittifakının kesin zaferi; Prusya Kralı I. Wilhelm altında Almanya'nın birleşmesini sağladı. Ayrıca III. Napolyon'nun düşüşüne ve Fransız Üçüncü Cumhuriyeti'nin kurulmasına yol açarak İkinci Fransız İmparatorluğu'nun sonunu belirledi. Çözümün bir parçası olarak, Alsace bölgesi ve Lorraine topraklarının bir kısmı Prusya tarafından alındı. I. Dünya Savaşı neticesinde Versay Antlaşması ile Fransa'ya tekrar dönene kadar, Almanya'nın bir parçası olarak kaldı.
İki ulus arasındaki çatışma doruk noktasına II. İsabel'in 1868'deki düşüşünü izleyen süreçte Hohenzollern bir prensin İspanya tahtına aday olması ile ulaştı. Prusya Kralı ve Fransız Büyükelçisi arasındaki EMS telgrafı görüşmesi, olası savaşa halk desteğini kazanmak amacıyla her iki tarafta da sözde hakaretlere varana dek çarpıtılarak yayımlanır. Fransa seferberlik ilan ederek; 19 Temmuz 1870'te Prusya'ya savaş ilan etti ancak diğer Alman devletleri hızla Prusya tarafına katıldı.
Kısa süre içinde Prusya ve Alman kuvvetlerinin, kısmen demiryollarının daha verimli kullanımı ve Krupp Çeliğinden mamül daha iyi topçuları nedeniyle üstün olduğu ortaya çıktı. Dünyanın en yoğun demiryolu ağı sıralamasında Prusya dördüncüydü, Fransa ise hemen ardından beşinci. Prusya ve Almanların Doğu Fransa'da süratle kazandığı bir dizi zafer; III. Napolyon'nun bütün ordusuyla ele geçirildiği Sedan Muharebesi ile 2 Eylülde sonuçlandı. Savaş sona ermeden Üçüncü Cumhuriyet 4 Eylül 1870 tarihinde Paris'te ilan edildi ve Fransız direnişi önce Millî Savunma Hükûmeti ve daha sonra Adolphe Thiers liderliği yönetiminde devam etti.
Alman orduları, Kuzey Fransa genelinde gerçekleşen 5 ay süren bir dizi muharebeler sonunda yeni oluşturulmuş Fransa ordularını mağlup etti. Uzun bir kuşatma ardından, Paris 28 Ocak 1871 tarihinde düştü. Fransız sıcak hava balonlarını vurmak için özel üretilmiş Krupp yapımı uçaksavarların, bu kuşatma sırasında ilk kez kullanımı dikkate değerdir. Bu tarihten hemen on gün önceyse; Alman devletleri Prusya Kralı himayesinde birleştiklerini ilan etmişler; birleşen Almanya bir ulus devlet olmuş; Alman İmparatorluğu (II. Reich) kurulmuştu. Tarihteki üçüncü ve sonuncu Frankfurt Antlaşması, Paris Komünü sürerken 10 Mayıs 1871'de imzalandı.

Nedenleri

Fransa-Prusya Savaşı'nın sebepleri Napolyon Savaşları sonrasında oluşan Avrupa'daki yeni güç dengelerinde yatmaktadır. Fransa ve Almanya muharipler olmuş; Fransa kaybeden tarafta yer almış ve Napolyon Bonapart St. Helena adasına sürülmüştü. Almanya'da Prusya'nın artan etkisi Fransa'nın statü ve jeopolitik avantaj kaybına yol açmıştı. Şansölyelikten istifa etmeye zorlandıktan sonra Otto von Bismarck kitabında şöyle yazar; "Ben birleşik bir Almanya için öncelikle bir Fransa-Prusya Savaşı olması gerektiğini biliyordum". İmparator III. Napolyon ve Başbakan Émile Ollivier'nin iç siyasetteki sıkıntılarından kurtulmak istemeleri de Prusya'ya yönelik savaş ilanına katkıda bulundu.
Buna ek olarak, Otto von Bismarck, I. Wilhelm tarafından gönderilen telgrafı değiştirerek savaş ilanına Fransızları kışkırttı; Ems Telgrafı kamuoyuna açıklarken; Kralın, Alman elçisine küçük düşürücü şekilde davranmış gibi yansıttı. Altı gün sonra, Fransa Prusya'ya savaş ilan etti.

Karşıt Güçler

Fransız Ordusu bir kısmı daha önce Kırım Savaşı'nda, Cezayir'de, İtalya'daki Fransız-Avusturya Savaşları'nda yer almış ve Meksika'da İkinci Meksika İmparatorluğu'na destek için gönderilenler dahil yaklaşık 400.000 düzenli askerden oluşuyordu. Piyadeleri o zamanlar dünyanın en modern seri üretim ateşli silahlarından biri olan arkadan dolumlu Chassepot tüfekle donatılmıştı. Bir lastik conta halkası ve küçük mermi ile donanmış Chassepot yaklaşık 1.500 metre (4,900 ft) maksimum etkili menziline ulaşıyordu, kısa tekrar dolum süresi de cabası. Topçular yivli, ağızdan dolmalı Lahitte "4-libre" ile donatılmıştı. Buna ek olarak, ordu makineli tüfeklerin öncülerinden olan bir silaha sahipti: Mitralyöz; etkili ateş gücü olan ama kısa menzilli zayıf, taşıma imkânı sınırlı ve düşman eline kolaylıkla geçebilen. Mitralyözler, topçu arabalarına monte edilerek taşınır ve toplara benzer bir biçimde bataryalar halinde gruplandırılırdı. Ordunun başında III. Napolyon ile Mareşaller Francois Achille Bazaine, Patrice de Mac-Mahon ve Jules Trochu vardı. Prusya ordusu düzenli olmayan ama eğitimli askerlerden oluşmaktaydı. Askerlik çağına gelmiş her erkek için askerlik zorunluydu; bu sayede savaş sırasında Prusya ile Kuzey ve Güney Almanya'daki müttefikleri 1,2 milyon asker cepheye sürebilecek güçteydiler. Mevcut asker çokluğu düşmanı tamamen kuşatma ve imha etme avantajı sağladı. Ordu hala tasarımı 25 yıllık olan Königgrätz Muharebesi'yle şöhret kazanmış, iğne tetikli Dreyse Tüfeklerini kullanıyordu. İğne ateşleme sistemi eksikliklerini fazlasıyla telafi eden, çelik, arkadan yüklemeli 6 librelik Krupp'lar Prusya topçuları emrine verilmişti.
Kabuğa temasla patlatılan çinko toplar ve patlayıcılarla ateşlenen Krupp Topu 4,500 metre (14,800 feet) menzile ve Fransızların namludan yüklemeli toplarına göre yüksek ateş gücüne sahipti. Prusya ordusuna Feld-Mareşal Helmuth von Moltke ve Prusya Genelkurmayı tarafından komuta edildi. Prusya Ordusu, görevi yalnızca operasyonel hareketi yönetmek, lojistik ile iletişimi düzenlemek ve genel savaş stratejisini belirlemek olan Genelkurmayı ile Avrupa'da eşsizdi. Pratikte, diğer ordulardan farklı olarak kıta komutanı Prusya ordusunda çok daha önemli bir figürdü çünkü üstüne itiraz hakkı vardı. Bu nedenle, örneğin Veliaht Prens, babası Kralın itirazlarından çekinerek; General Leonhard Graf von Blumenthal'in önerilerine karşı çıkamamıştır.
Fransızlar halihazırda güçlü bir orduya sahip olduğundan ve Prusya ve diğer Alman devletleri ordu yedeklerini seferber edebilmeleri haftalar alacağından; sayı ve deneyim üstünlüğü olan Fransız askerleri bu avantajlarını korudu. Chassepot tüfeklerini kullanan Fransız ordusu siper savaşını yeğleyerek savunmaya dayalı bir strateji uygularken, Almanlar taktiklerini hücuma dayalı kuşatma savaşını mümkün kılan topçularına dayandırdı.