Dulkadiroğulları Beyliği ve Süleyman Beyin Yükselişi
Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye bölgesinde kurulmuş olan Dulkadiroğulları Beyliği, Türkmen beyi Zeyneddin Karaca Bey tarafından Memlüklerin bağlı devleti olarak kurulmuştur. Beyliğin altıncı hükümdarı olan Dulkadiroğlu Süleyman Bey, babası Nâsıreddin Muhammed Beyin döneminde Kayseri beyi olarak görev yapmış, babasının 1442 yılındaki ölümünün ardından beyliğin başına geçmiştir. Süleyman Bey, hükümdarlığı döneminde iki büyük devletle akrabalık bağları kurarak beyliğini Karamanoğulları ve Akkoyunlulara karşı müdafaa etmek amacıyla güçlü bir destek sağlamıştır.
Hükümdarlığı Öncesindeki Siyasi Mücadeleler
Süleyman Bey, Kadı Burhaneddin'in kızı Hatice Hatun ile Dulkadiroğullarının beşinci beyi Nasıreddin Mehmed Bey'in oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Babası Mehmed Bey, Osmanlıların Fetret Devri sırasında şehzade Mehmed Çelebi'yi desteklemiştir. Bu süreçte Süleyman Bey de Mehmed Çelebi'nin 1413 baharında kardeşi Musa Çelebi ile girdiği çatışmada yer almıştır. Babasının Karamanoğulları'na karşı Memlük safında sefere katılması karşılığında 1419 Nisan ayında Kayseri Dulkadiroğullarına verilmiş ve Süleyman Bey Kayseri yönetimine getirilmiştir. 1435 yılında Karamanoğulları şehrin kontrolünü ele geçirdiğinde, Süleyman Bey Osmanlı padişahı II. Murad'ın yanına Gelibolu'ya giderek askeri destek istemiş ve Dulkadiroğulları 1436 veya 1437'nin başlarında Kayseri'yi geri almıştır.
Stratejik Evlilikler ve Dış Politika
Süleyman Bey, babasının 1442'deki ölümünden sonra tahta çıktığında devlet yönetiminde oldukça deneyimliydi. Babasının evlilik yoluyla Osmanlılar ve Memlüklüler ile bağları güçlendirme politikasını kararlılıkla sürdürmüştür. Karamanoğulları ve Karakoyunlulara karşı bir müttefik sağlamayı amaçlayan II. Murad'ın veziri Halil Paşa ile istişareleri sonucunda, Süleyman Bey'in kızı Sitti Mükrime Hatun ile veliaht Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) Elbistan'da evlendirilmiştir. Kasım ve Aralık 1450'de iki ay süren bu düğün için padişah II. Murad kadıları, ulemayı ve şairleri davet etmiştir. Ayrıca Süleyman Bey, veba hastalığı nedeniyle ölen kız kardeşinin yerine diğer kızını Memlük Sultanı Zahir Çakmak ile evlendirmiştir. Batıda Karamanoğulları'na, doğuda ise Karakoyunlu ve Akkoyunlulara karşı bu evliliklerle koruma sağlamıştır.
1450 yılında Akkoyunlu hükümdarı Cihangir Mirza'ya karşı amcası Kasım Bey Süleyman Bey'in sarayına sığınmıştır. Memlük sultanı Çakmak, Süleyman Bey'den Cihangir'in Suriye'ye kaçmasını engellemesini istemiştir. Memlüklerin talebine rağmen Süleyman Bey ve sınır valileri, Cihangir'i ve geleceğin Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ı gizlice desteklemiştir. Karakoyunluların Harput ve Malatya yönündeki hareketliliği üzerine Memlük sultanı Çakmak Suriye valilerine Süleyman Bey'e yardım etmelerini emretmiştir. Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şah, Memlük-Karakoyunlu ilişkilerinin bozulmasından çekinerek Dulkadiroğullarına saldırmaktan vazgeçmiştir.
Son Dönemi ve Vefatı
Akkoyunlu-Karakoyunlu çatışmasının sona ermesinin ardından Süleyman Bey, doğu sınırını tehlikeye atan Kürt beyi Şeyh Hasan'ı bastırmak üzere otuz bin kişilik bir orduyla Çemişgezek'e yürümüş ancak kuşatmanın başarısız olması üzerine Harput'a çekilmiştir. Yaşlılık yıllarında aşırı derecede şişmanlayan ve ata binemez hale gelen Süleyman Bey, 28 Ağustos 1454 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Ölümünün ardından tahta oğlu Melik Arslan geçmiştir. Süleyman Bey, döneminde Maraş'taki Ulu Mescidi (Ulu Camii) inşa ettirerek bölgeye kalıcı mimari eserler bırakmıştır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!