Mahidevran Sultan'ın Kökeni ve İlk Yılları

Yaklaşık 1500 yılında dünyaya gelen Mahidevran Sultan'ın kökeni tarihi kaynaklarda tartışmalıdır. Kendisinin Çerkes, Arnavut, Kırımlı veya Karadağlı olduğu yönünde iddialar bulunmaktadır. İlk adının Bosfor olduğu öne sürülse de, bu kelimenin Çerkesler arasında Taman yarımadasının ismi olduğu ve memleketini işaret ettiği söylenmektedir. Babasının adı Bursa'daki Şehzade Mustafa Türbesi'ndeki mezar sandukası levhasında Abdullah olarak geçerken, saray arşivindeki belgelerde Abdurrahman ve Abdülmennân şeklinde yer alması onun cariye olduğunu göstermektedir. Osmanlı padişahı I. Selim'in hayatta kalan tek oğlu ve Saruhan Sancakbeyi olan Şehzade Süleyman'ın Manisa Sarayı'ndaki haremine giren Mahidevran, 1515 yılında Şehzade Mustafa'yı dünyaya getirdikten sonra bu ismi almış ve saraydaki statüsü yükselmiştir. Ayrıca iki kız kardeşinin de sarayda onunla birlikte yaşadığı ve vefat ettikten sonra Bursa'daki Muradiye Külliyesindeki Saraylar türbesine defnedildikleri düşünülmektedir.

Ünvanı ve Saraydaki Statüsü

Hürrem Sultan, Sultan Süleyman'ın en sevdiği ve nikâhlı eşi olma konumuna yükselirken, Mahidevran en büyük oğulun annesi olma statüsünü korumuştur. Evlenmemiş olmalarına rağmen bazı diplomatlar tarafından Süleyman'ın ilk eşi olarak anılmıştır. Hürrem'e sultan ve daha sonra haseki sultan ünvanı verilinceye kadar, Süleyman'ın bütün eşleri hanımefendi ve kadın anlamına gelen hatun ünvanına sahipti. Tarihçi Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları kitabında Osmanlı sicil kayıtlarındaki bir pasajda kendisinden Mahidevran Hatun olarak bahsedildiğini belirtmiş, eserinde sultan ünvanını kullanmamıştır. Tarihi kurgularda kendisine sık sık sultan ünvanı verilse de ve bazen baş kadın unvanıyla anılsa da, bu unvan on altıncı yüzyılda mevcut değilmiştir.

Saray Hayatı, Sürgün ve Zorlu Yıllar

1520 yılında Süleyman'ın tahta çıkmasının ardından oğlu Şehzade Mustafa ile birlikte Konstantiniyye'deki Topkapı Sarayı'na yerleşen Mahidevran, Süleyman'ın Hürrem Sultan ile nikâhlanmasıyla birlikte gözden düşmüş ve Eski Saray'a taşınmak zorunda kalmıştır. 1534 yılında Saruhan Sancakbeyi olan oğlu Şehzade Mustafa ile birlikte Saruhan'a gitmiş, ardından Mustafa'nın sırasıyla Amasya ve Konya Sancakbeyliğine atanmasıyla bu şehirlere de onunla birlikte geçmiştir. 6 Ekim 1553 tarihinde Sultan Süleyman tarafından Şehzade Mustafa'nın boğdurulması, Mahidevran'ın hayatında büyük bir trajedi yaratmıştır. Mustafa'nın cenazesi Bursa'ya gönderilirken, Mahidevran ile Mustafa'nın kızı ve cariyeleri de Bursa'ya sürülmüştür.

Son Yılları ve İtibarının İadesi

Oğlunun idamından sonra uzun yıllar son derece sıkıntılı ve yoksul bir hayat süren Mahidevran, on yıl boyunca yaşadığı evin vergilerini ödeyememiş ve borçlanmıştır. 1558 yılında Hürrem Sultan'ın ölümünün ardından Sultan Süleyman, Bursa kadısı aracılığıyla Mahidevran'ın borçlarını ödetmiş ve ona düzenli bir ödenek bağlatmıştır. Süleyman'dan sonra tahta çıkan II. Selim ise Mahidevran'a ev satın almış ve 1573 yılında üvey kardeşi Şehzade Mustafa'nın adına bir türbe yaptırmıştır. Maddi açıdan tamamen güvenceye kavuşan Mahidevran, oğlunun türbesinin bakımı için bir vakıf kurmuş; bu vakfa iki değirmen ve yüz bin dirhem gümüş para vakfetmiştir. Sultan Süleyman'ın tüm çocuklarından daha uzun süre hayatta kalmayı başaran Mahidevran, 3 Şubat 1581 tarihinde hayata veda etmiş ve oğlunun yanına defnedilmiştir.