IV. Mehmed ve Osmanlı Tahtına Çıkış Süreci

IV. Mehmed veya divan edebiyatındaki mahlasıyla Vefâî, Osmanlıca yazılışıyla محمد رابع ve romanize edilmiş haliyle Mehmed-i Râbî' ya da yaygın bilinen adıyla Avcı Mehmed, 2 Ocak 1642 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiş ve 6 Ocak 1693 tarihinde Edirne'de vefat etmiştir. 19. Osmanlı padişahı ve 98. İslam halifesi olan bu lider, Sultan İbrahim'in Hatice Turhan Sultan'dan olan oğludur. Babasının tahttan indirilmesinin ardından 1648 yılında henüz 7 yaşında tahta çıkarak Osmanlı tarihinin en genç padişahı unvanını almıştır. Devletin en buhranlı ve tehlikeli zamanlarında dahi av peşinde koşması ve ava olan düşkünlüğü sebebiyle Avcı lakabıyla anılmıştır. 39 yıllık saltanat süresiyle Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra en uzun süre hükümdarlık yapan Osmanlı padişahı olmuştur. Ayrıca onun döneminde Batı'da en geniş sınırlara ulaşıldıştır.

Mimari Faaliyetler ve Eserler

Saltanat yıllarında mimari alanda pek çok önemli faaliyet gerçekleştirilmiştir. İnşaatı tam 60 yılda bitirilemeyen Yeni Cami ve Külliyesi bu dönemde tamamlanmıştır. 1658 ile 1680 yılları arasında Rumeli ve Anadolu hisarları tamir görmüştür. Bunun yanı sıra Mısır Çarşısı, Hünkar Kasrı, Köprülü Külliyesi, Safranbolu Köprülü Mehmed Paşa Camii, Vezirköprü Fazıl Ahmed Paşa Külliyesi, İncesu Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii ve Kervansarayı inşa edilmiştir.

İlk Yılları ve Saray İçi Mücadeleler

Saltanatının ilk yılları büyük bir karışıklık içinde geçmiştir. Bu dönemde devlet yönetimine babaannesi Kösem Sultan kadar annesi Turhan Sultan da müdahale etmiştir. Zaman içinde bu iki kadın arasındaki rekabet giderek tırmanmıştır. Kösem Sultan, IV. Mehmed'i tahttan indirerek Turhan Sultan'dan kurtulmayı planlamış ancak bu plan öğrenilmiştir. Bunun üzerine Kösem Sultan, 1651 yılında Turhan Sultan'ın adamları tarafından öldürülmüştür.

Yönetim Krizi ve Vaka-i Vakvakiye

1652 yılında malî durumu düzeltmesi amacıyla Tarhuncu Ahmet Paşa sadrazamlığa getirilmiştir. Gereksiz giderleri azaltan ve tüm görevlilere vergi koyan bu sadrazam devletin gelirini artırmayı başarmıştır. Ancak rakipleri tarafından padişahın gözünden düşürülmüş ve öldürtülmüştür. Ardından gelen sadrazamlar devlet işlerinin daha da bozulmasına yol açmıştır. Askerin bir bölümüne ayarı bozuk para verilmesi ve bazılarına hiç aylık ödenmemesi üzerine İstanbul'da büyük bir ayaklanma çıkmıştır. Ayaklananların padişaha sundukları bir listede yer alan 30 devlet adamı ve saray ağası öldürtülmüş, cesetleri ise Sultanahmet Meydanı'nda bulunan bir çınar ağacına asılmıştır. Bu acı olay tarihe Vaka-i Vakvakiye (Çınar olayı) olarak geçmiştir.

Askeri Yenilgiler ve Köprülü Dönemi

1656 yılında Çanakkale Boğazı önlerinde Venedik donanmasıyla yapılan savaşta Osmanlı donanması ağır bir yenilgi almış; Bozcaada ile Limni Venediklilerin eline geçerken Çanakkale Boğazı da onların kontrolü altına girmiştir. Bu durum İstanbul'da büyük bir paniğe sebep olmuştur. Aynı yıl içinde, iç ve dış sorunlara kalıcı çözüm bulmak maksadıyla Turhan Sultan tarafından sadrazamlığa Köprülü Mehmet Paşa getirilmiştir.