II. Isabel'in Hayatı ve Veraset Mücadelesi
Tam adıyla María Isabel Luisa de Borbón y Borbón-Dos Sicilias, 10 Ekim 1830 tarihinde Madrid'de dünyaya geldi ve 9 Nisan 1904 tarihinde Paris'te yaşamını yitirdi. 1833 yılından 1868 yılında tahttan indirilmesine kadar İspanya Kraliçesi olarak hüküm süren II. Isabel, birleşik İspanya tarihinde tahtta kalan tek kraliçe olma özelliğini taşımaktadır.
Kral VII. Fernando ile Kraliçe Maria Christina'nın büyük kızı olan Isabel'in doğumundan kısa bir süre önce babası, erkek evladı olmadığı için Salic Yasası'nı geri çevirmiş ve ilk doğan kızının verasetini güvence altına almak amacıyla Pragmatik Yaptırım'ı yayınlamıştır. Henüz üçüncü doğum gününden bir ay önce tahta çıkan Isabel'in halefiyeti, bir kadın hükümdarı kesinlikle tanımayan amcası ve Karlist hareketin kurucusu olan Infante Carlos tarafından şiddetle tartışma konusu yapılmış ve bu durum Karlist Savaşları'nın patlak vermesine yol açmıştır.
Annesinin naipliği döneminde İspanya, 1834 Kraliyet Tüzüğü ve 1837 Anayasası'nı kabul ederek geleneksel mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçiş yapmıştır. Don Carlos'un yandaşları ile Isabel'i destekleyenler arasındaki I. Carlismo Savaşı 1839 yılına kadar sürmüştür. Küçük yaşındaki bu naiplik dönemini önce annesi, ardından savaş sırasında büyük kahramanlıklar gösteren General Baldomero Espartero üstlenmiştir. Espartero, 1843 yılında bir grup subay tarafından görevinden uzaklaştırılmış ve reşit ilan edilen Isabel kişisel ve tek başına yönetimine başlamıştır.
Siyasi Çalkantılar ve Hükümdarlık Dönemi
Isabel'in siyasi huzursuzluklar ve ardı arkası kesilmeyen ayaklanmalarla geçen hükümdarlık dönemine saray entrikaları, arka ve ön oda etkileri, kışla komploları ve askeri bildiriler damgasını vurmuştur. Bu dönemde yönetime başta General Ramón María Narváez ve daha liberal çizgideki General Leopoldo O'Donnell gibi asker kökenli siyasetçiler egemen olmuştur. Rejimin giderek sertleşen otoriter niteliğine karşı yükselen liberal muhalefet, odağı doğrudan kraliçeye çevirmiştir.
Cadiz Dükü Francisco de Asís de Borbón ile son derece mutsuz bir evlilik yürüten ve kocasından ayrı yaşayan Isabel; hem kişisel davranışları, hem siyasi konulardaki müdahaleci tutumu hem de özel yaşamına dair çıkan söylentiler nedeniyle itibarını ve saygınlığını ciddi biçimde sarsmıştır. Başarısızlıkla sonuçlanan 1866 ayaklanması ve O'Donnell ile Narvaez'in peş peşe ölümleri, kraliçenin konumunu tarihin en zayıf noktasına getirmiştir.
Şanlı Devrim ve Sürgün Yılları
Eylül 1868 tarihinde Cadiz'de, Şanlı Devrim'in başlangıcı olan büyük bir deniz isyanı patlak vermiştir. Cadiz, tam elli yıl önce Isabel'in babası VII. Fernando'ya karşı Rafael del Riego tarafından başlatılan başarılı hükümet komplosunun başladığı sembolik bir şehirdi. Amiral Juan Bautista ve Topete'nin donanma gücünün yanı sıra kara gücü generalleri General Prim ve General Francisco Serrano da kraliçenin idaresini reddettiklerini açıkladılar.
Generaller ülkeye döndüğünde İspanya kara güçlerinin çoğunluğu isyana katıldı. Kraliçeye sadık olan moderado generaller ve General Manuel Pavla komutasındaki ordu dirense de, General Serrano komutasındaki isyancı birlikler Alcolea Muharebesi'nde kesin bir galibiyet elde etti. Kuvvetlerinin yenilgiye uğramasıyla saltanatı resmen sona eren II. Isabel, İspanya'yı terk ederek Fransa'ya sürgüne gitmek zorunda kaldı.
Paris'e yerleşen Isabel, 1870 yılında hayatta kalan en büyük oğlu Alfonso lehine İspanya tahtından resmen feragat etti. İtalya Savoy Hanedanı'ndan Amedeo kısa bir süre kral seçilse de politik entrikalar sonucu tahttan çekildi. Sonrasında Birinci İspanya Cumhuriyeti bir darbeyle devrildi ve Bourbon monarşisi yeniden tesis edilerek Isabel'in oğlu, XII. Alfonso adıyla Madrid'de tahta çıktı.
Oğlunun tahta çıkmasından sonra İspanya'ya dönerek politikada entrikalar çevirmeye çalışan Isabel, dönemin hükümeti tarafından ülkeden çıkarıldı ve geri dönmemesi bildirildi. Mart 1874'te kocasından tamamen ayrı yaşamaya başlayan Isabel, sekreteri Alta Villa markizi liderliğindeki küçük bir danışma grubuyla Paris'te yaşamını sürdürdü. Ayrı yaşadığı kocasıyla ilişkilerinin sonradan düzeldiği ve Francisco de Asís'in 1802'deki ölümüne kadar bu iyi halin sürdüğü bilinmektedir. Hayatının son yılları en küçük kızı Eulalia'nın evlilik sorunlarıyla geçen eski kraliçe, 10 Nisan 1904 tarihinde Paris'te hayata gözlerini yumdu. Cenazesi İspanya'ya getirilerek El Escorial'daki İspanya Kraliyet Panteonu'na defnedildi.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!