VII. Fernando'nun Kökenleri ve Lakapları

14 Ekim 1784 tarihinde Madrid'de dünyaya gelen VII. Fernando, 1808 ile 1833 yılları arasında iki defa İspanya kralı olarak tahta çıkmıştır. IV. Carlos ile Parmalı Maria Luisa'nın oğlu olan bu tarihi figür, halk arasında iki farklı keskin lakapla anılmıştır. Kendisini destekleyenler tarafından Fernando el Desaeado yani İstenen Fernando olarak adlandırılırken, muhalifleri ise onu el Rey Felón yani Suçlu Kral olarak nitelendirmiştir.

Gençlik Yılları ve Tahta Çıkış Süreci

Gençlik yıllarında saray yönetimi, annesi ve babasının tam güvenini kazanmış olan Başbakan Manuel de Godoy'un egemenliği altındaydı. Fernando'nun özel öğretmeni, prensin Godoy'a duyduğu kıskançlığı körükleyerek onu Napolyon'dan destek istemesi konusunda cesaretlendirdi. Bu durum karşısında kaygılanan babası IV. Carlos, oğlu Fernando'yu tutuklatmış ancak daha sonra bağışlamıştır. Godoy'un Fransız birliklerinin İspanya'ya girmesine izin vermesi büyük bir tepkiyle karşılanmış ve 17 Mart 1808 tarihinde patlak veren Aranjuez Ayaklanması sonucunda IV. Carlos tahtı oğlu Fernando'ya bırakmak zorunda kalmıştır.

Napolyon'un Müdahalesi ve Sürgün Yılları

Taht değişikliğinin ardından çok geçmeden Napolyon Madrid'i işgal etmiş ve VII. Fernando'yu sınır bölgesine çağırarak krallık tacını babası IV. Carlos'a geri vermeye zorlamıştır. Napolyon bununla da kalmayarak erkek kardeşi Joseph'i I. Jose adı ile İspanya kralı ilan etmiş ve Fernando'yu Napolyon Savaşları süresince Fransa'da tutuklu kalmak üzere ülkesine geri göndermemiştir. Bu gelişmeler üzerine İspanyol halkı, Fernando adına Fransız istilacılara karşı büyük bir ayaklanma başlatmıştır.

Bağımsızlık Çabaları ve Sömürgelerin Kaybı

1812 yılında İspanya'nın bağımsızlığını kazanmış kesiminde, kralın yetkilerini sınırlayan liberal Cadiz Anayasası yürürlüğe konmuştur. Napolyon, bu anayasayı yürürlükten kaldırması için VII. Fernando ile Valencay Antlaşması'nı imzalamış ve kralı Aralık 1813'te serbest bırakmıştır. Ülkesine dönen Fernando krallık yetkilerini geri almış, ancak kısmen bağımsız olan İspanyol Amerikası'ndaki denetimini yeniden kurma çabalarında başarısız olmuştur. Bakanları Amerika'daki ordulara destek birlikleri gönderememiş ve İngiliz hükûmetini Amerika'nın yeniden fethi için işbirliğine ikna edememiştir. 1820 yılında yaşanan liberal devrimle birlikte Fernando, 1812 Anayasası'nı yeniden yürürlüğe koymak zorunda kalmıştır.

Fransız Müdahalesi ve Sıkıyönetim

Fransa kralı XVIII. Louis, VII. Fernando'yu radikal bakanlardan kurtarmak amacıyla 1823 yılında Angouleme dükü Louis-Antoine de Bourbon komutasındaki büyük bir orduyu İspanya'ya göndermiştir. Fransızların askerî yardımıyla yeni bir hükûmet kurmayı başaran Fernando, radikal isimleri tutuklamış ya da sürgüne göndermiştir. Ancak 1826 yılına gelindiğinde İspanyolların Amerika'daki tüm sömürgeleri tamamen bağımsızlıklarını kazanmış durumdaydı. Bu dönemde Fernando'nun hükûmeti artık sadece Kralcı Gönüllüler milisine ve Fransız işgal kuvvetlerine dayanmaktaydı.

Veraset Tartışmaları ve Carlismo Hareketi

İlk evliliğinden hiç çocuğu olmayan Fernando'nun mutlakıyetçi yandaşları, yerine kendisinden daha mutlakıyetçi olan ve Don Carlos olarak bilinen erkek kardeşi Carlos Maria Isidro de Borbon'un geçmesini istiyorlardı. Üçüncü karısının ölümünün ardından Sicilya Krallığı prensesi I. Maria Cristina ile 1828'de evlenen Fernando'nun 1830 yılında kızı Isabel'in doğmasıyla birlikte karmaşık veraset sorunları ortaya çıktı. Eski Kastilya ve León'da kadınlar tahta çıkabiliyorken, 1713 yılında İspanya ve Fransa arasında herhangi bir birleşmeyi engellemek amacıyla çıkarılan Lex Salica adlı veraset yasasıyla bu hak geri alınmıştı. IV. Carlos'un 1789'da kadınların tahta geçme hakkını yeniden yürürlüğe koyduğu ancak bu kararın yasa olarak yayınlanmadığı tartışma konusu olmaya devam ediyordu. VII. Fernando Lex Salica yasasına dayanarak kızı Isabel'in tahtın vârisi olmasını isterken, Carlos Maria Isidro bu yasanın geçersizliğini ve veraset hakkının kendisine ait olduğunu savundu. İspanya tarihinde yarım yüzyıldan fazla sürecek olan ünlü Carlismo Hareketi bu anlaşmazlıkla doğdu. VII. Fernando 28 Eylül 1833 tarihinde Madrid'de hayata gözlerini yumduğunda tahta II. İsabel adıyla kızı geçti. O sırada Portekiz'de bulunan Carlos Maria Isidro'nun taht üzerinde hak iddia etmeye başlaması ise I. Carlismo Savaşı (1833-1839) döneminin patlak vermesine yol açtı.