Büyük Petro (Rusça: Пётр Великий, Pyotr Velikiy), I. Petro (Rusça: Пётр Первый, Pyotr Pervıy) veya Pyotr Alekseyeviç (Rusça: Пётр Алексеевич; 9 Haziran 1672 - 8 Şubat 1725), Rusya Çarlığı'nı 7 Mayıs 1682'den 1696'ya kadar üvey ağabeyi V. İvan ile birlikte, daha sonra 1696'dan 1725'te ölümüne kadar Rus İmparatorluğu'nu yönetmiştir.
Bazı gelenekçi ve çağdışı sosyal ve politik sistemleri modern, bilimsel, Batılılaştırılmış ve Aydınlanma'ya dayalı sistemlerle değiştiren kültürel devrime öncülük etmiştir. Petro'nun reformları Rusya üzerinde kalıcı bir etki bıraktı ve Rus hükûmetinin birçok kurumunun kökenleri onun hükümdarlığına kadar uzanmaktadır. Ayrıca 1917'ye kadar Rusya'nın başkenti olarak kalan Sankt-Peterburg şehrini kurması ve geliştirmesiyle de tanınmaktadır.
Bununla birlikte yurt içinden yerel seçkin sınıfların oluşturulması onun asıl önceliği değildi ve ilk Rus üniversitesi ölümünden sadece bir yıl önce, 1724'te kuruldu. İkinci olanı ise ölümünden 30 yıl sonra kızı Elizabeth'in hükümdarlığı sırasında kuruldu.

Hayatı

Çar I. Aleksey'in ikinci eşi Natalya Narişkina'dan olan oğludur. 1682'de, zayıf ve hastalıklı üvey ağabeyi V. İvan'la birlikte tahta çıktı. Taht naipliğine üvey ablası Sofia Alekseyevna atandı; Sofia'nın aşığı başdanışman Vasili Vasilyeviç Golitsın; ülkenin yönetiminde etkindi.
Petro, bu dönemde annesiyle birlikte Moskova'nın dışındaki “Alman mahallesinde” yaşadı. Rusya'ya gelen Avrupalılar ile yakınlık kurarak uygarlıkları hakkında bilgi sahibi oldu. Burada Avrupalı askerlerden topçuluk ve istihkam eğitimi aldı. 14 yaşından itibaren gemilere büyük ilgi duydu. 1689'da annesinin zoruyla Yevdokiya Lopuhina ile evlendi; ertesi yıl Alexis adında bir oğlu oldu. Son derece muhafazakâr bir aileden gelen eşi ile hiç uyuşamadı.
Petro 17 yaşında bir saray darbesiyle yönetimi ablasının ve Golitsın'in elinden aldı. 1694'te annesinin ölümü ile ülke yönetiminin tek hakimi oldu. Tahtı Ivan'la paylaşmayı sürdürüyordu ancak devlet işlerinde Ivan'ın hiçbir rolü yoktu. 1696'da Ivan'ın ölümü ile tahtın tek sahibi oldu.

Azak Kalesi’nin alınması

Devletini genişletmeyi, dünya hakimiyetini ele geçirmeyi düşleyen Petro, bu amaçlarına ulaşmak için ticareti geliştirmenin önemini kavramıştı. Ancak Rusya kuzeyinde buzlarla kaplı denizler, güneyinde Osmanlı Devleti denetimi altındaki Karadeniz arasında sıkışmış bir ülke konumunda idi, ticarete uygun limanları yoktu. Petro, ticaret için sıcak denizlere inme gereğini fark eden ilk kişi oldu. Petro'nun sıcak denizlere inme planını gerçekleştirmek için ilk girişimi Azak Kalesi'nin kuşatılması idi. 1695 yılında ani bir baskınla Azak Kalesi'ni almayı denedi ancak deniz kuvvetlerinden yoksun Rus ordusu 96 günlük bir kuşatmadan sonra çekilmek zorunda kaldı. Bu başarısızlık üzerine Petro 1695-1696 kışında Don nehri kıyısındaki Voronej'de bir nehir donanması oluşturdu; kaleyi karadan ve denizden 31.000 asker ve 170 topla kuşatarak 6 Ağustos 1696 tarihinde teslim aldı. Asıl amacı Karadeniz'e ve ardından Boğazlara kadar gidebilmekti. Bu amacından hiç vazgeçmemiş ve bu politika kendisinden sonra da sürdürülmüştür.