I. Rükneddin Mesud (Arap alfabesiyle: ركن الدين مسعود, Rukn ed-Dīn Mes'ūd; 1095-1156), en uzun süre hüküm sürmüş Anadolu Selçuklu sultanıdır.
Kayınpederi Danişmendli Emir Gazi sayesinde Anadolu Selçuklu tahtına çıkmış, kardeşleri Arapşah, Şahinşah ve Tuğrul Arslan'dan kurtulup tahtını sağlamlaştırmıştır. Onun saltanatının Emir Gazi'nin ölümüne kadar olan döneminde devlet kısmen bağımsızlığını kaybetti; Danişmendliler'in uydusu haline geldi. Ancak Mesud, Emir Gazi'nin ölümünden sonra Selçuklularının Anadolu'daki üstünlüğünü yeniden kurmayı başardı. 1147'de II. Haçlı Seferine çıkan Haçlı ordusunu Dorileon Muharebesi'nde yenerek babası I. Kılıçarslan'ın 50 yıl önce aynı yerdeki yenilgisinin intikamını aldı.

Yaşamı

I. Kılıç Arslan'ın oğullarındandır. Babasının Büyük Selçuklu emiri Emir Çavlı ile yaptığı savaş sırasında genç yaşta beklenmedik ölümünden sonra Türkiye Selçuklu Devleti tahtı bir süre boş kalmıştı. Kılıçarslan'ın geride bıraktığı dört varisten büyük oğlu Şahinşah esir olarak Büyük Selçuklu Devleti'nin başkenti İsfahan'a; en küçük oğlu Tuğrul ise Emir Bozmiş tarafından annesi Ayşe Hatun ile birlikte Musul'dan Malatya'ya götürülmüştü. Arap ve Mesud'un bu dönemde nerede oldukları konusunda pek fazla bilgi yoktur ancak Anadolu'nun çeşitli yerlerine yerleşen Türkmen topluluklarının yanında oldukları düşünülür.
Şahinşah'ın üç yıl sonra serbest kalıp tahta çıkmasına kadar Danişmendliler Anadolu'nun en büyük gücü haline geldiler. Şahinşah'ın tahta geçişine kadar Mesud'un Danişmentlilerin yardımıyla Akşehir, Konya hattında bulunduğu; Melik Arab'ın ise Ankara ve çevresinde bulunduğu ve Bizans'a karşı akınlar düzenledikleri bilinir. Mesud, Danişmend Beyi Emir Gazi'nin kızı ile evlenerek Danişmendli ailesine damat olmuştur.
Mesud ile Melik Arapşah, Şahinşah'ın Anadolu Selçuklu tahtına oturmasından sonra tarafından Konya'da hapsedildiler.

Şahinşah ile mücadelesi

Üç yıllık saltanat boşluğu sırasında Bizanslılar Batı Anadolu topraklarını yeniden ele geçirmeye başlamıştı. Bu toprakları geri almak için Bizans ile mücadeleye başlayan Şehinşah, 1116'da imparator I. Aleksios ile yaptığı savaştan sonra imparatorun Afyonkarahisar'daki karargahında barış imzaladı. Mesud, bu sırada serbest kaldı ve Danişmendliler'in yardımı ile tahtı ele geçirmek için harekete geçti. Kimi kaynaklara göre Şehinşah'ın bir emiri ona isyan ederek Mesud'u hapisten çıkarmış; Danişmendli Emir Gazi'nin yanına götürmüş ve onu sultan ilan etmişlerdir.
Kardeşi Mesud'un sultanlık için harekete geçtiğini haber alan Şahinşah da hemen Konya'ya doğru hareket etti. Bizans imparatorunun kendisine Bizans kuvvetlerinin eşlik etmesi önerisini geri çevirmişti. Şahinşah'ın birlikleri yolda Mesud'un güçleri ile karşılaşınca Akşehir'e çok yakın olan Tyragion kasabasına gittiler. Mesud'un kasabayı kuşatması üzerine halk Şehinşah'ı kendisine teslim etti (1116). Şehinşah'ın gözlerine mil çektiren Mesud, onu Konya'da hapsettirdi. Ancak bir süre sonra Şahinşah'ın gözlerinin tam kör olmadığı anlaşılınca yeniden saltanat mücadelesine girişebileceği endişesi ile onu öldürtmüştür (1118).