I. Kılıç Arslan Kimdir ve Anadolu Selçuklu Devleti İçin Önemi Nedir

I. Kılıç Arslan ya da diğer adıyla Kılıçarslan, 1079 yılında dünyaya gelmiş ve 13 Temmuz 1107 tarihinde Habur Çayı'nda hayatını kaybetmiştir. Kendisi, Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın oğlu ve devletin ikinci Anadolu Selçuklu sultanıdır.

I. Haçlı Seferi sırasında mağlup olarak başkent İznik'i Bizans'a teslim etmek zorunda kalan sultan, 1101 Haçlı Seferi’nde üç ayrı Haçlı ordusuna karşı büyük başarılar kazanmıştır. Bu sayede Haçlı hareketini durdurmayı başarmış, İstanbul’dan Suriye’ye giden yolun hem Bizans hem de Haçlı ordularına kapanmasını sağlamıştır.

Haçlılarla yaptığı mücadelelerin yanı sıra Anadolu’da seferler düzenleyen I. Kılıç Arslan, devletinin rakibi olan Danişmendli Beyliği’nin nüfuzunu kırmak için çalışmıştır. Saltanatının son döneminde Malatya'yı merkez yaparak devleti Doğu Anadolu'nun en güçlü devleti hâline getirmiştir. Dedesi Kutalmış’tan beri süregelen Büyük Selçuklu tahtını ele geçirme çabasını sürdürerek Musul'u ele geçirmiş, burada Büyük Selçuklu hükümdarı adına okunan hutbeyi kendi adına çevirterek Büyük Selçuklu tahtına adaylığını göstermiştir. Genç yaşta ölümü ile Haçlılar’a karşı yürütülen mücadele ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasî birliği zaafa uğramış, Anadolu Selçukluları bir fetret devri içine girmiştir.

Yetişkinlik Öncesi Dönemi ve Esaret Yılları

Doğum tarihi ve yeri kesin olarak bilinmeyen I. Kılıç Arslan'ın adı Bizans kaynaklarında Klitziasthlas olarak geçerken, Latin kroniklerinde babasının adıyla Soliman şeklinde zikredilmektedir.

Süleyman Şah'ın 1086 yılında Suriye seferinde Melik Tutuş'la mücadelesi sırasında giriştikleri Ayn Seylem Savaşı'nda ölümünden sonra oğulları Kılıç Arslan ve Kulan Arslan, Tutuş tarafından Antakya'ya götürülmüştür. 1087 ilkbaharında bölgeye gelen Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Melikşah ise bu iki kardeşi İsfahan'a götürmüştür. Melikşah, ölümüne kadar Süleyman Şah'ın bu iki oğlunu serbest bırakmamış ve 1086-1092 yılları arasında Kutalmışoğulları'nın Anadolu'da hakimiyetlerine müsaade etmemiştir. Bu yüzden Anadolu Selçuklu Devleti, Melikşah'ın ölümüne kadar altı yıl saltanat naibi Ebu'l-Kasım'ın hükümdarlığında kalmıştır.

Kılıç Arslan ve Kulan Arslan, 1092 yılında Melikşah'ın ölümüyle beraber serbest kalmış ve İznik'e gitmişlerdir. Bazı kaynaklara göre Melikşah'ın ölümünden sonra meydana gelen taht kavgaları sırasında ortaya çıkan karışıklıktan yararlanarak kaçmışlar, bazı kaynaklara göre ise Büyük Selçuklu tahtına çıkan Sultan Berkyaruk'un izni ile Anadolu'ya geçebilmişlerdir.

Tahta Çıkışı ve İznik'in Yeniden Yapılanması

Kılıç Arslan ve Kulan Arslan İznik'e ulaştıklarında Bizanslılar şehri kuşatma altına almış durumdaydılar. Ebu'l-Kasım'ın ölümü üzerine yerine geçen Ebu'l Gazi, Süleyman Şah'ın oğulları İznik'e gelince idareyi onlara devretmiştir. Büyük kardeş Kılıç Arslan sultan unvanını almış, İznik'teki muhariblerin kadın ve çocuklarını getirerek şehirde yerleştirmiş ve şehri kendisine payitaht (başkent) yapmıştır. Bu tedbirleri alan Kılıç Arslan, Ebu'l Gazi'yi başkentin kumandanlığından alarak yerine Muhammed'i beylerbeyi makamına çıkarmış ve diğer beyleri onun idaresine vermiştir.

Geçmişte babasına tâbî olan Anadolu'daki feodal beyler, babasının ölümünden sonra müstakil hareket etmeye başlamış olduğundan, tahta çıktığı sırada sadece kendisi gelene kadar Ebu'l-Kasım'ın ve kardeşi Ebu'l Gazi'nin muhafaza etmiş olduğu yerler Kılıç Arslan'ın kontrolünde bulunmaktaydı.