Hürrem Sultan'ın Kökeni ve Saraya Gelişi
Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü ve etkili kadınlarından biri olan Hürrem Sultan, Avrupa'da bilinen adıyla Rossa veya Roxelana, yaklaşık 1502 ile 1506 yılları arasında Lehistan Krallığı'na bağlı Rutenya bölgesindeki Rohatyn'de Ortodoks bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Topkapı Sarayı'na gelene kadarki yaşamı hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte, 16. yüzyıl kaynaklarına ve tarihçilerin kabulüne göre, 1520 yılında 15 yaşlarındayken bir köle baskını sırasında Kırım Tatarları tarafından esir alındı. Ticaret yoluyla Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti Kostantiniyye'ye getirilen Roxelana, imparatorluk haremine girdi. Doğumdaki ismi bilinmemekle birlikte ilerleyen dönemlerde Anastasia veya Aleksandra Lisowska olarak anılmıştır.
Saraydaki Yükselişi ve Haseki Sultan Unvanı
Haremde Sultan Süleyman'ın en sevdiği cariyesi olan genç kız, Süleyman tarafından kendisine gülümseyen ve sevimli olan anlamına gelen Hürrem adıyla onurlandırıldı. İslam inancını benimseyen Hürrem, 1521 yılında Şehzade Mehmed'i dünyaya getirerek saraydaki konumunu sağlamlaştırdı. Ardından 1522'de kızı Mihrimah'ı ve arka arkaya Abdullah, Selim, Bayezid ve Cihangir adındaki dört oğlunu doğurdu. Sultan Süleyman gelenekleri çiğneyerek Hürrem'i azat etti ve onunla nikâh kıydı. Böylece Hürrem, Osmanlı tarihinde Haseki sultan unvanını alan ilk imparatorluk eşi olma unvanını kazandı. 15 Nisan 1558 tarihinde Kostantiniyye'de vefat eden Hürrem Sultan, Süleymaniye Camii'nin haziresine defnedildi. Ayrıca çocukları, eski Osmanlı geleneği olan her cariyenin yalnızca bir erkek çocuk vermesi kuralını değiştirmiştir.
Siyasi Nüfuzu ve Diplomasi
Muazzam bir güce sahip olan Hürrem Sultan, Osmanlı İmparatorluğu siyasetinde merkezî bir rol oynadı. Önemli devlet adamlarıyla yakın ilişkiler kurarak, gelecekte sadrazam olacak olan Rüstem Paşa'yı kızı Mihrimah Sultan ile evlendirip siyasi gücünü artırdı. Padişahın en yakınındaki Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa ile Mahidevran Sultan'ın oğlu Şehzade Mustafa'nın ölümlerinde etkili olduğu iddia edilmektedir. Süleyman ile aralarındaki yazışmalar, Hürrem'in padişahın en güvendiği sırdaşı ve danışmanı olduğunu kanıtlamaktadır. İmparatorluk işlerinde aktif rol oynayan Hürrem, eski memleketiyle olan ilişkilere de müdahale ederek Polonya'nın ayrıcalıklı diplomatik statü kazanmasına destek oldu. Polonya Kralı II. Zygmunt August ve Safevî hükümdarı Şah Tahmasb'ın kardeşi Şehzade Sultanum gibi yabancı liderlere gönderdiği mektuplarla diplomasiye kadınsı bir incelik kattı.
Ailesi ve Soyu
Hürrem Sultan'ın babasının iddia edildiği gibi bir Ortodoks papazı olmadığı, aksine Polonya Kralı tebaasından fakir bir çiftçi olan Simeon Alexander Lisowski olduğu öne sürülmüştür. Annesinin ise Polonyalı bir çiftçi kızı olduğu belirtilmiştir. Hürrem Sultan'ın erkek kardeşinin oğlu Jan Lisowski'nin oğlu Alexander Jozef Lisowski, Litvanya Dükü olmuş ve ailesini asilzade sınıfına yükseltmiştir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!