Hayzüran'ın Kökleri ve Kölelikten Saraya Uzanan Yolu

El-Hayzürân bint Atâ el-Cüreşiyye veya kısaca Hayzüran, Suudi Arabistan'ın modern Bişa kenti yakınlarındaki Jorash'den gelmiştir. 789 yılında ölen Hayzüran, Abbasi Halifesi Mehdî'nin karısı ve Halife Hâdî ile Harun Reşid'in annesidir. 775'ten 789'a kadar hem eşinin hem de oğullarının döneminde hüküm sürmüştür ve devlet işlerine olan büyük etkisi ile tanınmaktadır. Evinden, daha sonra hac ziyaretinde onu Mekke yakınlarındaki bir köle pazarında Mehdî'ye satan bir bedevi tarafından kaçırılmıştır. Kaynaklarda köle olduğuna dair bir kesinlik olmasa da kaçırılan birinin köleleştirilmesi o dönem için söylenebilmektedir.

Mehdi'nin Hükümdarlığı ve Devlet Yönetimindeki Yükselişi

Hayzüran; güzel, zeki ve yetenekli olarak tarif edilmektedir. O zamandaki harem kadınlarının, kölelerinin veya cariyelerinin; müzik, şarkı söyleme, astroloji, matematik ve teoloji alanlarında kendilerini yetiştirdikleri bilinmektedir. Bu sayede sultanlarını veya kölesi olduklarını cezbedebilmektedirler. Hayzüran da düzenli olarak fıkıh dersleri aldı. Daha sonra Mehdî'nin ilgisini çekerek gözde cariyesi olmuştur. Hayzüran, El-Mehdi üzerinde tesir etmeye başlamış ve pek çok kararını etkilemiştir. Bunların başında eski eşine rağmen kendisine nikâh kıydırılması gösterilebilmektedir. Mehdî, 775'te Halife olmasından sonra, Hayzüran'ı azad etmiş ve nikâh kıymıştır. Böylece ilk eşi, Halife Seffâh'ın kızı prenses Rayta gözden düşmüştür. Kölelerden doğan erkek çocukların veliaht olabilmesi mümkün değilken, ilk evliliğinden olan diğer veliahdını gözden düşürerek kendi oğullarını tahta namzet ettirmiştir.

Divanda, Bermekîler ile ittifak halinde olmuştur. Eşinin hükümdarlığı sırasında, Hayzüran bir kadın için alışılmadık bir şekilde yükselmiştir. Hareme kapatılmış sıradan bir cariye olmamıştır. Dahası saraydaki odasında, generallerle, politikacılarla ve diğer yetkililerle görüşmeler yapıp erkeklerin de bulunduğu yerlerde devlet meselelerini tartışmıştır. Annesini, iki kız kardeşini ve iki erkek kardeşini divana çağırmış, kız kardeşi Salsal'la Prens Ja'far'ı evlendirmiş ve kardeşi Ghatrif'i Yemen'in Bey'i (yöneticisi) ilan etmiştir. İki oğlu dışında, Hayzüran'ın bir de Baunqa adında kızı vardı. Babası Banuqa'yı o kadar çok severmiş ki seyahatleri sırasında yanına götürebilmek için oğlan çocuğu gibi giydiriyormuş. Kızlarının genç yaşta vefatı üzerine babasının toplum tarafından kız çocukları için yapılması hoş görülmeyen taziye düzenlemesi bir skandala dönüşmüştür.

Hâdî Hükümdarlığı Dönemi ve Saraydaki Güç Mücadelesi

785 yılında Mehdî, daha sonra annesine haber vermek için Bağdat'a geri dönen oğlu Harun'la birlikte bir gezisi sırasında öldü. Mehdî'nin ölümünden sonra Hayzüran'ın iki oğlu da şehir dışındaydı ve tahta çıkacak oğlu gelene kadar vezirleri çağırıp güvenliği sağlamak adına askere paralarının ödenmesini buyurdu. Daha sonra da oğluna sadakat üzere olduklarına yemin ettirip Hâdî'yi yeni halife olarak tahta çıkardı. Hayzüran, oğlunun döneminde de siyasetle uğraşmaya devam etmek istiyordu ve bunda diretiyordu. Hâdî döneminde de saraydaki odasında devlet erkanı ile görüşmeler yapıp kararlar alıyordu. Ancak Hâdî, devlet işlerine annesinin katılmasına karşı çıkarak kendisini bu işlerden ayrı tutmak istedi ve egemenlik ve devlet işlerinin erkek işi olduğunu ifade etti.

Her ne kadar muhalefet ettiyse de Hâdî, annesinin gücünü kıramamıştır. Annesi de siyasetten el çekip hareme dönmeyi reddediyordu. Aralarındaki bu anlaşmazlık bir gün Abdullah ibni Malik'in bir ricası sonrasında oğluna ricaya bir yanıt vermesi için giden Hayzüran ile Hâdî arasında herkesin içinde sözlü kavgaya dönüşmüştür. Öfkesine yenik düşen Hâdî, annesini sert bir dille uyarmıştır. Hayzüran'ın, bu olaydan sonra en büyük oğlu Hâdî'yi öldürdüğü rivayet edilir. Öldürmesinin sebebi olarak iki olay rivayet edilmektedir. Birincisi Hâdî'nin kardeşi Harun Reşid'i öldürtmek istemesi, ikincisi de Hâdî'nin gönderdiği bir yemeği önce köpeğine yedirip köpek zehirlenince oğlunun onu zehirlemek istediğini öğrenmesidir. Bu rivayetlerden birine göre Hayzüran, Hâdî'yi cariyelerinden birine minderle boğdurtmak suretiyle öldürtmüştür.