Fatıma bint Muhammed (Arapça: فَاطِمَة بِنْت مُحَمَّد, romanize: Fāṭima bint Muḥammad) ya da bilinen adıyla Fatıma ez-Zehrâ (Arapça: فَاطِمَة ٱلزَّهْرَاء, romanize: Fāṭima al-Zahrāʾ), İslam peygamberi Muhammed ve ilk eşi Hatice'nin kızıdır. Fatıma'nın eşi, Raşidun halifelerinin dördüncüsü ve ilk Şii imamı olan Ali'dir. Oğulları Hasan ve Hüseyin ise sırasıyla ikinci ve üçüncü Şii imamlarıdır. Fatıma, özellikle Şii İslam'da İsa'nın annesi Meryem ile kıyaslanır. Muhammed'in onu en iyi kadın olarak gördüğü ve kendisine en yakın kişi olarak benimsediği söylenir. Fatıma, genellikle Müslüman kadınlar için ideal bir örnek olarak kabul edilir; şefkati, cömertliği ve tahammülüyle öne çıkar. Muhammed'in soyu, Fatıma sayesinde günümüze kadar ulaştı. Adı ve lakapları, Müslüman kızlar arasında hâlâ popüler seçimlerdir.
Muhammed 632 yılında öldüğünde, Fatıma ve eşi Ali, ilk halife Ebû Bekir'in otoritesini kabul etmeyi reddettiler. Çift ve destekçileri, Muhammed'in Gadîr-i Hum'da yaptığı açıklamaya atıfta bulunarak, Muhammed'in meşru halefinin Ali olduğunu savundular. Muhammed'in ölümünden altı ay sonra Fatıma'nın ölümüyle ilgili tartışmalar devam etmektedir. Sünni İslam, Fatıma'nın kederden öldüğünü öne sürerken, Şii İslam'a göre ölüm, Ebû Bekir'in emriyle Ali'yi bastırmak için evine düzenlenen baskın sırasında aldığı yaraların bir sonucudur. Anlatıya göre Fatıma'nın son arzusu, halifenin cenazesine katılmamak oldu. Geceleyin gizlice gömülen Fatıma'nın mezarının tam yeri hâlâ bilinmemektedir.
İsimleri ve ünvanları
Fatıma’nın en yaygın lakabı, parlayan ve ışık saçan anlamına gelen ez-Zehrâ'dır. Bu lakap, onun dindarlığını ve ibadetteki düzenliliğini simgeler. Şii inancına göre ise bu ad, Fatıma'nın yaratılışın başlangıcında nurdan yaratıldığına ve varoluş boyunca ışık saçmaya devam ettiğine işaret eder. Şii bilgin Şeyh Saduk, Fatıma dua ettiğinde, onun nurunun gök ehline, yıldız ışığının yeryüzü halkına parladığı gibi parladığını yazar. Şiiler arasında Fatıma'ya verilen diğer ünvanlar arasında Sıddıka (çev. 'doğru olan'), Tâhira (çev. 'temiz olan'), Mübareke (çev. 'kutlu olan') ve Mensure (çev. 'Tanrı'nın yardım ettiği') bulunur. Ayrıca Şii geleneğinde ona Muhaddise ünvanı da verilir. Bu ünvan, meleklerin tıpkı İsa'nın annesi Meryem'le konuştukları gibi, Fatıma ile de birçok kez konuştuklarına dair rivayetlere dayanır.
İlk yılları
Fatıma, Muhammed'in ilk eşi Hatice'nin kızı olarak Mekke'de doğdu. Sünni kaynaklara göre Hatice, Fatıma'yı 605 ya da 609 yılında, 45 ya da 50 yaşındayken ve Kur'an'ın ilk ayetlerinin indirilişinden beş yıl önce dünyaya getirdi. Bu durumda Fatıma, evlendiğinde on sekiz yaşından büyüktü ki bu, Arabistan'da alışılmadık bir durumdur. Buna karşılık Onikiler'e ait kaynaklar, Fatıma'nın 612 veya 615 yıllarında, Hatice'nin daha ileri yaşlarında doğduğunu bildirir. Sünni tarihçi İbn Sa'd'ın Kitab al-Tabaqat al-Kubra adlı eserine göre ise Fatıma, Muhammed yaklaşık otuz beş yaşındayken doğdu.
Sünni kaynaklara göre Fatıma'nın Zeyneb, Ümmü Gülsüm ve Rukiyye adında üç kız kardeşi vardı; ancak hiçbiri Muhammed'den sonra hayatta kalamadı. Buna karşılık bazı On İki İmamcı Şii kaynaklar, Zeyneb, Rukiyye ve Ümmü Gülsüm'ün aslında Hatice'nin kız kardeşi Hala'nın çocukları olduğunu ve Hala'nın ölümünden sonra Muhammed tarafından evlat edinildiklerini aktarır. Abbas'a göre çoğu Şii Müslüman, Fatıma'nın Muhammed'in tek biyolojik kızı olduğuna inanır. Fedele ise bu görüşün esasen On İki İmamcı Şiilerle sınırlı olduğunu belirtir. Hyder, bu inancın özellikle Güney Asya'daki Şiiler arasında yaygın olduğunu ifade eder. Ayrıca Fatıma'nın üç erkek kardeşi olduğu, ancak hepsinin çocuk yaşta öldüğü rivayet edilir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!