Abhazya, resmî adıyla Abhazya Cumhuriyeti, Güney Kafkasya'da kısmen tanınan bir devlettir. Karadeniz'in doğu kıyısında, Doğu Avrupa ve Batı Asya'nın kesiştiği noktada yer almaktadır. 8.665 kilometrekare (3.346 mil2) bir alanı kaplamakta ve yaklaşık 245.000 nüfusa sahiptir. Başkenti ve en büyük şehri Sohum'dur.
Abhazya Cumhuriyeti, Gürcistan'a bağlı özerk cumhuriyetini 1992'de ele geçiren isyancıların 1994 yılında Gürcistan'dan bağımsızlığını ilan etmesiyle ortaya çıkmıştır. De facto bağımsız olan Abhazya Cumhuriyeti, Rusya, Nikaragua, Venezuela, Suriye gibi bazı devletler ve Güney Osetya, Transdinyester ve Dağlık Karabağ gibi de facto bağımsız devletler tarafından tanınsa da, başta Gürcistan olmak üzere, Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin büyük çoğunluğu ve Birleşmiş Milletler teşkilatı tarafından tanınmamaktadır.
Abhazya Özerk Cumhuriyeti ise, Sovyetler Birliği içinde Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak kurulmuştur. Bugün de Birleşmiş Milletler ve - birkaç devlet dışında, Türkiye Cumhuriyeti dahil - BM üyesi devletlerin büyük çoğunluğu tarafından Gürcistan'ın bir parçası olarak kabul edilmektedir.
Abhazya Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi Sohum olup, Abhazya Özerk Cumhuriyeti'nin "sürgündeki" hükûmeti ise, Gürcistan'ın başkenti Tiflis'tedir.
Abhazya adı eski Abazgia bölgesinden, bir kabule göre de bu bölgenin halklarından biri olan Abhazlardan gelir. Abhazya 8.600 km²’lik bir alanı kapsar.
2022 yılı itibarıyla bölgede 244.236 kişi yaşamaktadır. Halkın %70'inden fazlası aynı zamanda Rusya Federasyonu vatandaşıdır.

Erken tarih

MÖ 9. ve 6. yüzyıllar arasında, modern Abhazya toprakları antik Kolhis devletinin bir parçasıydı. MÖ 6. yüzyıl civarında, Yunanlılar, günümüz Abhazya'sının Karadeniz kıyısı boyunca, özellikle Pitiunt ve Dioskurias'ta ticari koloniler kurdular
Antik tarihçiler bölgede yaşayan çeşitli halkları ve konuştukları dillerin büyük çeşitliliğini tanımlamışlardır. Arrianus, Yaşlı Plinius ve Strabon, Karadeniz'in doğu kıyısında, modern Abhazya'da bir yerlerde yaşayan Abasgoi ve Moschoi halkları hakkında kayıtlar vermişlerdir. Bu bölge daha sonra MÖ 63 yılında Laziǩa Krallığı'na dahil edilmiştir.
Bir Doğu geleneğine göre, Havari Simun, bir misyonerlik gezisi sırasında Abhazya'da ölmüş ve Nicopsis'te gömülmüştür; naaşı daha sonra Anakopya'ya nakledilmiştir.

Roma ve Bizans İmparatorlukları Dönemi

Roma İmparatorluğu, MS 1. yüzyılda Lazika'yı fethetti; ancak Roma varlığı liman kentleriyle sınırlı kaldı. Arrianus'a göre, Abasgoi ve Apsilae halkları nominal olarak Roma tebaasıydı ve Dioskurias'ta küçük bir Roma karakolu bulunuyordu. 4. yüzyıldan sonra Lazika bir ölçüde bağımsızlığını geri kazandı ancak Bizans İmparatorluğu'nun nüfuz alanı içinde kaldı. Anakopya, prensliğin başkentiydi. Ülke çoğunlukla Hristiyan'dı ve başpiskoposluk merkezi Pityus'taydı. Pityus Metropoliti Stratophilus, 325 yılındaki Birinci İznik Konsili'ne katılmıştır.
MS 6. yüzyıl ortalarında, Bizanslılar ve komşu Sasani Persleri, Abhazya üzerinde hakimiyet kurmak için savaştılar; bu çatışma Lazika Savaşı olarak bilinir. Savaş sırasında Abasglar, Bizans İmparatorluğu'na karşı ayaklandılar ve Sasani yardımı istediler; isyan General Bessas tarafından bastırıldı.
II. Mervan liderliğindeki bir Arap akını, 736 yılında I. Leon ve onun Laz ile İberya müttefikleri tarafından püskürtüldü. I. Leon daha sonra Kaheti'li Mirian'ın kızıyla evlendi ve halefi II. Leon, 770'lerde Lazika'yı ele geçirmek için bu hanedan birliğini kullandı.

Arap Hilafeti'ne karşı kazanılan başarılı savunma ve doğudaki yeni toprak kazanımları, Abasg prenslerine Bizans İmparatorluğu'ndan daha fazla özerklik talep edecek gücü verdi. Yaklaşık 778 yılında Prens II. Leon, Hazarların yardımıyla Bizans İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti ve ikametgâhını Kutaisi'ye taşıdı. Bu dönemde Gürcüce, okuryazarlık ve kültür dili olarak Yunancanın yerini aldı.