Kenya, resmî adıyla Kenya Cumhuriyeti, Doğu Afrika'da yer alan bir ülkedir. 2025 itibarıyla tahmini nüfusu 53,3 milyondan fazla olan Kenya, dünyada 27. Afrika'da 7. en kalabalık ülkedir. Kenya'nın başkenti ve en büyük şehri Nairobi'dir. Ülkenin en eski ve ikinci en kalabalık şehri, Mombasa Adası'nda yer alan büyük bir liman şehri olan Mombasa'dır. Ülke içindeki diğer büyük şehirler ise Kisumu, Nakuru ve Eldoret'tir. Kenya saat yönünde sıralanacak şekilde, kuzeybatıda Güney Sudan'a kuzeyda Etiyopya'ya, doğuda Somali'ye, güneydoğuda Hint Okyanusu'na, güneybatıda Tanzanya'ya ve batıda Victoria Gölü ve Uganda'ya sınırdaş konumdadır.
Kenya'nın coğrafyası, iklimi ve nüfusu geniş ölçüde değişkendir. Batı rift vadisi bölgelerinde, soğuk, karla kaplı dağ tepeleri (örneğin Kenya Dağı'nda Batian, Nelion ve Point Lenana gibi) geniş çevre ormanları, yaban hayatı ve ılıman iklimlerdeki verimli tarım alanları bulunur. Diğer alanlarda ise, kuru, çorak ve yarı kurak iklimler ve ayrıca sıcak çöller (Chalbi Çölü ve Nyiri Çölü gibi) bulunmaktadır.
Kenya, Homo cinsinin atalarından evrimleşen ilk insanların yayılmaya başladığı yerlerden biriydi. Evrim tarihi için bol miktarda fosil kanıtı Koobi Fora'da bulunmuştur. Daha sonraları Kenya'ya günümüzün Hadzalarına benzer avcı-toplayıcı gruplar yerleşmiştir. Arkeolojik yapıtlar ve iskelet materyallerinin tarihlendirmesine göre, Güney Kuşitik dilleri konuşanlar ilk olarak bölgenin alçak alanlarına MÖ 3.200 ile 1.300 yılları arasında yerleşmiştir, bu dönem Savanna Pastoral Neolitik dönem olarak da bilinir. Nil-Sahra dilleri konuşan pastoralistler (Luoların ve Kalenjinlerin ataları) yaklaşık MÖ 500 yılında günümüzün Güney Sudan'ından Kenya'ya göç etmeye başladılar. Ülkedeki en büyük etnik gruplardan Kikuyular, Luhyalar, Kambalar, Kisiiler, Mijikendalar ve Meruların atası olan Bantu halkı ise MÖ 250 ile MS 500 arasında kıyı ve iç kesimlere yerleşti.
Kenya'nın Avrupa'yla teması 1500 yılında Portekiz İmparatorluğu'nun Swahili kıyısındaki ticaret hareketleriyle başladı. Kenya'nın etkin sömürgeleştirilmesi ise 19. yüzyılda Avrupa'nın Afrika'yı keşfi ile birlikte gerçekleşti. Modern Kenya, İngiliz İmparatorluğu tarafından 1895 yılında kurulan Doğu Afrika Protektorası'ndan ve ardından 1920 yılında başlayan Kenya Kolonisi'nin ardılı olacak şekilde bir idari yapı ortaya çıkmıştır. Mombasa, 1889'dan 1907'ye kadar İngiliz Doğu Afrikası'nın başkenti olmuştur. İngiltere ile Kenya Kolonisi arasında yaşanan çok sayıda anlaşmazlık, 1952'de başlayan Mau Mau İsyanı'na ve 1963'te Kenya'nın bağımsızlık ilan etmesine yol açmıştır. Bağımsızlıktan sonra Kenya, İngiliz Milletler Topluluğu'nun üyesi olmaya devam etmiştir. Ülkenin mevcut anayasası 2010 yılında kabul edilmiş, önceki 1963 anayasının yerini almıştır.
Kenya, seçilmiş yetkililerin halkı temsil ettiği ve başkanın devlet ve hükûmet başkanı olduğu başkanlık sistemine sahip bir cumhuriyettir. Ülke, BM, Commonwealth, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu, Dünya Ticaret Örgütü, COMESA, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve diğer birçok uluslararası kuruluşun üyesidir. Ayrıca ABD'nin NATO dışı müttefik statüsüne aldığı ülkelerden biridir.
Kenya'nın ekonomisi Doğu ve Orta Afrika'nın en büyük ekonomisidir. Nairobi büyük bir bölgesel ticari merkez olarak hizmet vermektedir. Kişi başına GSYİH 2.110 ABD doları olan ülke, alt-orta gelirli bir ekonomi konumundadır. Tarım, ülkenin en büyük ekonomik sektörüdür. Çay ve kahve sektörün geleneksel ticaret ürünleri olup, taze çiçekler hızla büyüyen bir ihracat ürünüdür. Hizmet sektörü, özellikle turizm, aynı zamanda ülkenin önemli ekonomik itici güçlerinden biridir. Kenya, Doğu Afrika Topluluğu ticaret bloğunun üyesidir, ancak bazı uluslararası ticaret kuruluşları ülkeyi Büyük Afrika Boynuzu'nun bir parçası olarak kategorize etmektedir. Afrika, Kenya'nın en büyük ihracat pazarı olup, bunu Avrupa Birliği izlemektedir.

Etimoloji

Ülke ismi Kenya Dağı'ndan gelmektedir. Bantu dillerinden bir tanesi olan Kikuyu dilinden gelen Kere-Nyaga kelimesi yaklaşık olarak beyaz dağ anlamına gelmektedir. Önceleri Kenya Dağı'na verilen bu isim daha sonraları ülkenin tamamı için kullanılmıştır.

Tarih

Afrika kıtasının Sahra Çölü'nün güneyinde kalan bölgeler gibi kıtanın doğu kıyıları da birçok batılı tarih araştırmacısı için herhangi bir anlam ifade etmemekteydi. Batılı tarihçiler arasında Afrika için yaygın olan dikkate almama gerçeğini Alman filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel 18.yy'de Afrika'yı dünyanın tarihsel bir parçası olarak görülmediği ve bu anlamda bir hareket ya da gelişim göstermediği sözleriyle özetlemiştir. Bu düşüncede 20.yy başlarına kadar tarihçiler arasında herhangi bir değişiklik gözlemlenememiştir.
Bu düşüncelerin aksine Kenya'nın kıyı bölgeleri söz konusu dönemlerde özellikle Arap ve İslam dünyasının yazıda, kültürde, dilde kendisini göstermesi ile birlikte kıtanın bu bölgesine has tarihi olayları tüm kıtanın doğu kıyıları için anlatılır hale getirilmiştir. Bu süreçte, özellikle 1900'lü yıllarda birçok Avrupalı tarihçi başlarda sadece Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki seferleri ile Arap sultanlarının gezilerini içeren Kenya kıyılarında yaşanan olaylarını kağıda dökmüşler ve bu şekilde tarihsel olaylar bu bölgeler için ilk defa kağıda dökülmüştür.