11 Eylül saldırıları (İngilizce: September 11 attacks), radikal İslamcı silahlı grup El-Kaide'nin 11 Eylül 2001 Salı günü sabah saatlerinde Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı düzenlediği dört koordineli bir terör saldırısı dizisidir. O sabah 19 terörist, ABD'nin kuzeydoğu eyaletlerinden Kaliforniya'ya seyahat etmesi planlanan dört yolcu uçağını kaçırdı. Hava korsanları, ilk iki uçağı New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin "İkiz Kuleler" olarak anılan 110 katlı iki ofis binasına, üçüncü uçağı ise Pentagon'a (ABD ordusunun karargâhına) çarptırdılar. Dördüncü uçağın Washington, DC'deki bir federal hükûmet binasını vurması planlanmıştı; ancak uçak, bir yolcu isyanının ardından Pensilvanya'da bir tarlaya düştü. Saldırılarda, hava korsanlarıyla birlikte 2.996 kişi öldü ve terörizme karşı savaş başladı.
Kuzeydoğu eyaletlerinden kalkan ve Kaliforniya'ya doğru ilerleyen dört yolcu uçağı, el-Kaide üyesi olan 19 kişi tarafından uçuş sırasında kaçırıldı. Hava korsanları, üç adet beşli ve bir adet dörtlü grup olarak organize edilmişlerdi. Hedefi vuran ilk uçak, American Airlines'ın 11 sefer sayılı uçuşuydu. Uçak saat 08.46'da Aşağı Manhattan'daki Dünya Ticaret Merkezi'nin kuzey kulesine çarptı. Bu ilk saldırının ardından, uçakta bulunan 92 kişinin tamamı ve saldırının etkilediği bölgedeki 1.000'den fazla kişi öldü. İlk saldırıdan 17 dakika sonra, saat 9.03'te, Ticaret Merkezi'nin bu kez güney kulesine United Airlines'ın 175 sefer sayılı uçuşu çarptı. Bu ikinci saldırı da, uçakta bulunan 65 kişinin tamamının ve etkilenen bölgede yer alan tahmini 1.000'den fazla kişinin ölmesiyle sonuçlandı. İki saat içinde 110 katlı her iki bina da çökerken, 7 Dünya Ticaret Merkezi'nin de arasında bulunduğu çevre yapıların bazıları yıkıldı, bazılarıysa hasar gördü.
Dulles Uluslararası Havalimanı'ndan kalkan üçüncü uçak (American Airlines'ın 77 sefer sayılı uçuşu) Ohio üzerindeyken kaçırıldı. Uçak saat 9.37'de, Arlington County, Virginia'daki Pentagon binasının batı kısmına (ABD Savunma Bakanlığının karargâhı) doğru çarptı. Saldırı sonucunda binanın batı cephesinin bir kısmı yıkılırken, uçaktaki 64 kişinin tamamı ve o sırada binada bulunan 125 kişi öldü. Dördüncü ve son uçak ise (United Airlines'ın 93 sefer sayılı uçuşu) başkent Washington, DC'ye doğru gidiyordu. Uçak saat 10.03'te Shanksville, Pensilvanya yakınlarındaki bir araziye düştü. Uçağın yolcuları, uçağın kontrolünü yeniden ele geçirmeye çalışmışlardı ve nihayetinde uçuşu, amaçlanan hedeften saptırmayı başarmışlardı. Böylece 93 sayılı uçuş, 11 Eylül saldırılarında hedefini gerçekleştiremeyen tek uçak oldu. Uçaktaki 44 kişinin tamamı öldü. Son saldırı hedefinin Beyaz Saray veya Amerikan Kongre Binası olduğu tahmin edilmektedir. 2003'te tutuklanıp ABD'de yargılanan ve daha sonra Guantanamo Kampı'na gönderilen Halid Şeyh Muhammed ve Remzi bin el-Şibh, verdikleri ifadelerde son uçağın hedefinin ABD Kongre Binası olduğunu söylemişlerdir.
FBI tarafından yürütülen araştırmalar neticesinde saldırıları gerçekleştiren kişilerin, Usame bin Ladin'in liderliğindeki el-Kaide ile bağlantılı olduğu belirlendi. ABD, el-Kaide'yi Afganistan'dan çıkarma ve bin Ladin'i iade etme taleplerine karşılık vermeyen Taliban'ı devirmek için Terörizmle Savaş'ı başlattı ve Afganistan'a karşı savaşa girdi. Birçok ülke terörle mücadele yasalarını güçlendirdi, terör saldırılarını önlemek için kolluk kuruluşlarının ve istihbarat teşkilatlarının yetkilerini artırdı. Saldırıdan birkaç gün sonra yaptığı açıklamayla saldırıların sorumluluğunu reddeden bin Ladin, 2004'te yayınlanan bir videoyla saldırıların sorumluluğunu kabul etti. El-Kaide ve Usame bin Ladin, saldırının gerekçesi olarak ABD'nin İsrail'e verdiği desteği, ABD birliklerinin Suudi Arabistan'daki varlığı ve Irak'a uygulanan yaptırımları gösterdi. Bin Ladin, yakalanmadan geçirdiği yaklaşık on yıllık bir sürenin ardından, 2 Mayıs 2011 tarihinde, Pakistan'ın Abbottabad şehrindeki kompleksinde bulunduğu sırada düzenlenen Neptün Mızrağı Operasyonu adlı harekât ile ABD kuvvetleri tarafından öldürüldü ve cesedinin Umman Denizi'ne bırakıldığı açıklandı.
Dünya Ticaret Merkezi'nin ve çevre altyapısının yıkılması, New York şehir ekonomisine büyük zarar verdi ve küresel bir ekonomik durgunluğa sebep oldu. ABD ve Kanada sivil hava sahaları 13 Eylül 2001'e kadar, Wall Street ise 17 Eylül'e kadar kapatıldı. Birçok kurum, kuruluş ve yapı, olağanüstü hâl nedeniyle bir süreliğine kapalı kaldı. Ticaret Merkezi sahasının temizliği Mayıs 2002'de tamamlanırken, Pentagon binası da bir yıl içerisinde onarıldı. 2977 ölüme, 25.000'e yakın yaralanmaya ve 10 milyar dolarlık maliyete neden olan 11 Eylül Saldırıları, ölü sayısı bakımından insanlık tarihinin en büyük terör saldırısıdır. Ayrıca 340 itfaiyecinin ölümüyle de Amerika Birleşik Devletleri tarihindeki en yüksek sayıda itfaiyeci ölümünün yaşandığı olaydır.
11 Eylül saldırıları, yaşandığı günden beri birçok komplo teorisine konu olmuştur. En öne çıkan teori, İkiz Kuleler ve 7 Dünya Ticaret Merkezi'nin yıkılmasının kontrollü bir yıkım olduğudur. Ancak hükûmet incelemeleri ve bağımsız araştırmaların çoğu bu teorileri reddetmiştir. İnşasına Kasım 2006'da başlanan Özgürlük Kulesi, Kasım 2014'te açılmıştır. Ek olarak, New York'taki Ulusal 11 Eylül Anıtı ve Müzesi, Arlington County'deki Pentagon Anıtı ve Pensilvanya kaza yerindeki Uçuş 93 Ulusal Anıtı da dâhil olmak üzere saldırıda ölenler için çok sayıda anıtlar inşa edilmiştir.
El-Kaide
El-Kaide'nin kökeni, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a müdahale ettiği 1979 yılına kadar uzanmaktadır. Sovyet müdahalesini İslam'a karşı yapılmış bir saldırı olarak gören Usame bin Ladin, Afganistan'daki Müslümanlara yardım edip komünist Sovyetleri mağlup etmeyi kutsal bir amaç olarak edinmişti. Afgan direniş liderleriyle tanışmak ve direnişe para toplamak için seyahat etmeye başladı ve Arap mücahitleri (Afgan Arapları), Sovyetlere karşı direnmeleri için 1988 yılına kadar (Sovyetlerin ülkeden çıktığı tarihe kadar) örgütledi. Usame Ladin'in mali kaynakları, dindarlığı ve savaş sırasındaki başarıları ona ün kazandırdı, militan bir lider olarak konumunu güçlendirdi.
1996 yılında bin Ladin ilk fetvasını yayımladı ve Amerikan askerlerinin Suudi Arabistan'ı terk etmesini istedi. 1998'deki ikinci bir fetvada, ABD'nin İsrail'e ilişkin dış politikasına ve Amerikan birliklerinin Körfez Savaşı sonrasında da devam eden Suudi Arabistan'daki varlığına yönelik itirazlarını belirtti. Bin Ladin, belirttiği şikayetler tersine çevrilinceye kadar, İslami metinleri Amerikalılara karşı saldırmaya teşvik etmek için kullandı. Bin Ladin'e göre, İslam hukuku âlimleri, İslam tarihi boyunca "düşmanın Müslüman ülkeleri yok etmesi durumunda cihadın bireysel bir görev olduğu" konusunda oy birliğiyle anlaşmışlardı.
Usame bin Ladin
Saldırıları organize eden bin Ladin, başlangıçta saldırılara dâhil olduğu iddiasını yalanlasa da sonrasında bu beyanatını geri aldı. Katar merkezli yayın kuruluşu Al Jazeera, 16 Eylül 2001 tarihinde Usame Ladin'in bir açıklamasını yayımladı: "Altını çizmeliyim ki kişilerin kendi motivasyonlarıyla gerçekleştirmiş olduğu görünen bu eylemin benimle bir ilgisi yok."
Kasım 2001'de ABD kuvvetleri, Afganistan'ın Celalabad kentinde yaptıkları baskın sonrası yıkılan evden bir videokaset buldu. Videoda bin Ladin, Halid el-Harbi ile 11 Eylül saldırıları hakkında konuşurken görüldü ve saldırıları önceden bildiği ortaya çıktı. 27 Aralık 2001'de ikinci bir bin Ladin videosu yayımlandı:Batı'nın ve bilhassa Amerika'nın İslam'a karşı tarifsiz bir nefret beslediği alenen ortadadır. (...) Bu, Haçlıların nefretidir. Amerika'ya karşı yapılan terörizm övülmeyi hak etmektedir; çünkü bu, insanlarımızı öldüren adaletsizliği -Amerika'nın İsrail'e verdiği desteği- durdurmayı amaçlayan bir yanıttır. (...) Bin Ladin ya da onun takipçileri sağ olsun veya olmasın, Birleşik Devletler'in sonunun geldiğini söylüyoruz; zira ümmetin uyanışı gerçekleşti. (...) ABD'nin askerî gücünün temeli olan ekonomisini vurmak önemlidir. Eğer ekonomileri hasar alırsa, yeniden işgal edilebilir duruma geleceklerdir.
Ancak bin Ladin, saldırıların sorumluluğunu üstlenmedi.
2004 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinin kısa bir süre öncesinde bin Ladin, kayda alınmış bir açıklama aracılığıyla El Kaide'nin ABD'ye düzenlenen saldırılarla ilişkisi olduğunu doğruladı, direkt olarak kendi bağlantısının olduğunu da itiraf etti:... Savaşıyoruz çünkü bu zulümle uyuyamayan insanlarız. ... Ulusumuzun özgürlüğünü yeniden kazanmak istiyoruz. Siz bizim güvenliğimizi baltalarken, biz de sizin güvenliğinizi baltalıyoruz. ... Güvenliğiniz kendi ellerinizde. Bizim güvenliğimize karışmayan her devlet otomatik olarak kendi güvenliğini de garanti altına alacaktır.Bin Ladin, takipçilerine Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'a saldırmaları için bizzat talimat verdiğini söyledi. Al Jazeera tarafından Eylül 2006'da ele geçirilen başka bir videoda bin Ladin; Remzi bin eş-Şeybe ve iki hava korsanıyla birlikte, Hamza el-Gamdi ve Vail eş-Şehri, saldırılar için hazırlık yaparken görüntülendi. ABD, 11 Eylül saldırıları için bin Ladin'i hiçbir zaman resmî olarak suçlamadı ancak yine de ABD'nin Darüsselam ve Nairobi'deki büyükelçiliklerinin bombalanmasıyla ilgili olarak FBI'ın "En Çok Arananlar" listesindeydi. Yaklaşık on yıllık bir arama sürecinin ardından, dönemin ABD Başkanı Barack Obama, bin Ladin'in 1 Mayıs 2011'de Pakistan'ın Abbottabad kentinde bulunan kompleksinde Amerikan özel kuvvetleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!