Çernobil Faciası, 26 Nisan 1986 tarihinde Sovyetler Birliği'ne bağlı Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali'nin 4 numaralı reaktöründe gerçekleşen nükleer kazadır.
Kaza, Uluslararası Nükleer Olay Ölçeği'ne göre bugüne kadar meydana gelmiş en büyük nükleer kazalardan biridir. Çernobil felaketi, Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğinde en yüksek sınıflandırma oranı olan 7 ile ölçeklendirilmiştir. Bu sınıfta ölçeklendirilen yalnızca iki nükleer felaket bulunmaktadır. Bunlardan birisi Çernobil felaketi, diğeri ise 2011 yılında meydana gelen Fukuşima I Nükleer Santrali kazalarıdır. Felaket, maliyet ve kayıplar açısından tarihin en kötü iki nükleer felaketinden birisidir.
Genel bakış
Kaza 26 Nisan 1986 Cumartesi günü 4 numaralı reaktörde yapılan sistem testi esnasında başlamıştır. Çernobil Nükleer Santrali, Pripyat kenti, Belarus idari sınırı ile Dinyeper Nehri yakınlarında bulunan bir RBMK reaktörüydü. Olası bir elektrik kesintisinde reaktör nasıl cevap verecek bunu anlamaya yönelik daha önceden 3 kere tekrarlanan ve başarısız olan güvenlik testi tekrar yapılmak istendi. Nükleer testten önceki yaklaşık 10 saat öncesinde reaktör gücü tam güç olan 3200 MW yerine 1600 MW'ye düşürüldü. Bu durum reaktör içerisinde xenon gazı oluşması ile bağlantılıdır. Nihayet test gecesi xenon gazı reaktörü zehirledi ve reaktörün gücü test parametresi olan 700 MW'nin altına düştü. Bu durumu düzeltmek isteyen mühendisler gücü tekrar artırmak amacı ile reaktör içerisindeki kontrol çubuklarını çıkardılar. Aslında bu talimatlara aykırıydı. Ama yardımcı şef mühendis Anatoly Dyatlov'un teste devam emri verdiği düşünülmektedir. Sonuç olarak bu durum, reaktörü dizginlemek ve nötronları kendine çekerek fisyon reaksiyonunu azaltmak amacı taşıyan çubukların 211 tanesinin 205'i tamamen çıkarılması ile sonuçlandı, ancak güç yine yükseltilemedi. Fakat sonra denge yavaş yavaş tersine döndü ve test esnasında ani ve beklenmedik bir güç dalgalanması fark edilerek acil durum butonu olan AZ-5 (Rusça: АЗ-5, Аварийная защита 5-ой категории, Avariynaya zashchita 5-oy kategorii, 5'inci Kategori Acil Durum Koruması) tuşuna basıldı. Bu tuş, tüm kontrol çubuklarını aynı anda reaktöre indirir. Ancak mühendislerinin bilmediği şey kontrol çubuklarının uç kısımlarının grafitten yapılmış olduğuydu. Grafit reaktiviteyi artırır. Ve bu çubukların bor kısımları reaktör çekirdeğine ulaşmadan ani güç dalgalanması oldu. Güç çıkışı daha fazla büyüyerek son noktaya ulaştığında buhar basıncı bir dizi tepkimeye neden oldu. Tüm bu olaylar nötron moderatör ile hava arasındaki grafitin birleşmesine neden oldu ve nükleer çekirdekte patlama meydana geldi. Tutuşma ile çıkan yangın atmosfere yükseldi. Böylece Pripyat başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya yüksek derecede nükleer serpinti bulutu yayıldı. Serpinti bulutu Sovyetler Birliği'nin batısı ile buradan Avrupa'ya ve Karadeniz üzerinden Türkiye'ye sürüklendi. 1986 yılından 2000 yılına kadar Belarus, Rusya ve Ukrayna'da ciddi olarak kirlenmiş bölgelerden toplam 350.400 kişi tahliye edildi. Rusya'nın resmî verilerine göre oluşan radyoaktif serpintiden en çok etkilenen yer %60 ile Belarus oldu. Çernobil kazasının ardından Rusya, Belarus ve Ukrayna sürekli olarak yaptığı dezenfekte işlemleri ile sağlık işlemlerinde yüklü derecede harcama yaptı.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan bir raporda kazanın çevresel sonuçları incelenmiştir. UNSCEAR raporuna göre ise 2008 yılına kadar kazadan yüksek dozda radyasyona maruz kalan 4.000 kişiden 64'ünün radyasyon sonucu öldüğü doğrulanmıştır. Oluşturulan Çernobil Forumu'nda 200.000 acil müdahalede çalışan işçi, 116.000 kurtarılmış kişi ve kirlenmiş alanlardan tahliye edilen 270.000 kişinin bilgileri derlenmiştir. Akut radyasyon sendromuna bağlı olarak kazadan kısa süre sonra ölen 50 acil müdahale işçisinin ölümleri ile radyasyona bağlı olarak Tiroid kanseri ve radyasyona bağlı kanserden dolayı ölenler birleştirildiğinde, ölenlerin sayısı 3.940 olmuştur. Bunlardan tahmini olarak dokuzu çocuktur ve lösemi nedeniyle ölmüşlerdir.
2006 yılında hakemli bir dergi olan International Journal of Cancer isimli dergide Çernobil Forumu çalışmasının sonuçları farklı bir metodoloji ile takip edilmiş ve kanser nedeniyle öldüğü belirtilen ve kansere yakalanan kişilerde, sağ kalım oranları da dâhil edilerek herhangi bir tartışma ortamı oluşturulmasına imkân vermeyecek şekilde inceleme yapılmıştır. Bu çalışmada kaza nedeniyle tahminen 4.000 kişinin öldüğü açıklanmıştır.
"Tahmini olarak Avrupa'da tiroid kanserine yakalanan 1000 vakâ ve diğer kanserlere yakalanan 4.000 vakaya Çernobil kazasının neden olmuş olabileceği düşünülmektedir ve bu miktarlar kazadan günümüze kadar yaşanan kanser vakalarının %0,01'ini temsil etmektedir. Modellemeler sonucunda 2065 yılına kadar radyasyona maruz kalmış 16.000 kişinin tiroid kanseri, 25.000 kişinin ise diğer kanserlere yakalanması beklenebilir. Diğer şekillerde kansere yakalanma oranları ise bu tarihe kadar birkaç yüz milyon olacaktır."
Union of Concerned Scientists isimli kâr amacı gütmeyen örgüt, doğrusal olmayan eşik modeline göre yapılan değerlendirmelerde sıfıra yakın radyasyon oranının eklenmediğini, bu nedenle daha geniş bir coğrafyanın da sonuçlara dâhil edildiğinde kaza nedeniyle 50.000'den fazla kişinin kansere yakalanacağını ve bunların 25.000'inin öleceğini tahmin ettiklerini açıkladı. Avrupa Yeşiller Partisi ise 2006 yılında yaptırdığı TORCH raporunda kansere yakalanan kişi miktarının 60.000 olacağını ve 30.000'inin kanser nedeniyle öleceğini öngördüğünü belirtti. Greenpeace ise 200.000'den fazla kişinin kaza nedeniyle kansere yakalanacağını açıkladı.
Kaza ile ilgili olarak Sovyetler Birliği hükûmeti, Sovyet nükleer güç endüstrisi ve prosedürleri hakkında ketum olmakla suçlandı. 1980'lerde başlatılan Glasnost politikasına rağmen, hükûmetin Çernobil faciasını gizli tutmaya çalıştığı ve kaza ile ilgili olarak hızlı kararlar almayarak bu konuda sessiz kaldığı iddia edildi.
Temizlik çalışmaları
Patlamanın ardından Sovyetler Birliği, santral sahasının ve çevresinin radyoaktif kirlenmesini sınırlandırmak amacıyla geniş çaplı bir temizlik operasyonu başlattı. Bu çalışmalarda görev alan askerler, itfaiyeciler, mühendisler, madenciler, sağlık personeli ve siviller, topluca likvidatör (Rusça: ликвидаторы) olarak adlandırıldı.
İlk aşamada reaktör çevresindeki yangınlar söndürüldü ve helikopterlerle hasarlı reaktörün üzerine kum, kurşun, dolomit ve bor bileşikleri bırakıldı. Daha sonra yüksek düzeyde radyoaktif grafit parçalarının ve enkazın temizlenmesi için uzaktan kumandalı robotlar kullanılmaya çalışıldı. Ancak yoğun radyasyon nedeniyle birçok robot arızalandığından, bazı bölgelerde temizlik çalışmaları insanlar tarafından yürütüldü.
Temizlik faaliyetleri kapsamında kirlenmiş toprak tabakaları kaldırıldı, çok sayıda bina ve araç dekontamine edildi veya gömüldü. Ayrıca reaktörün çevresine, radyoaktif maddelerin yayılımını sınırlandırmak amacıyla 1986 yılı içinde beton ve çelikten oluşan geçici bir koruyucu yapı (Lahit veya Sarcophagus) inşa edildi.
1986–1990 yılları arasında yüz binlerce kişi temizlik ve dekontaminasyon çalışmalarında görev aldı. Bu çalışmalar, kazanın çevresel etkilerinin azaltılmasına katkı sağlasa da, birçok görevli önemli düzeyde iyonlaştırıcı radyasyona maruz kaldı ve uzun yıllar boyunca sağlık izlemi altında tutuldu.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!