Clinton–Lewinsky skandalı, Beyaz Saray stajyeri Monica Lewinsky ile dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bill Clinton'ın Oval Ofis'te yaşadıkları seks skandalı.
Clinton ile Lewinsky arasındaki cinsel ilişki 1995 yılında başladı; o sırada Clinton 49, Lewinsky ise 22 yaşındaydı ve 18 ay sürdü, 1997'de sona erdi. Lewinsky 1995'te Clinton'ın ilk başkanlık döneminde Beyaz Saray'da stajyer olarak işe alındı, daha sonra da Beyaz Saray Yasama İşleri Ofisi'nde görev yaptı. Clinton'ın onunla kişisel ilişkiye bu dönemde başladığı düşünülmektedir. Lewinsky, ilişkinin ayrıntılarını daha sonra Savunma Bakanlığı'ndaki iş arkadaşı Linda Tripp'e açtı. Tripp, telefon görüşmelerini gizlice kaydetti.
Paula Jones, Bill Clinton'a cinsel taciz davası açmıştı. Clinton ile adı anılan birçok kadın Başkan'ın işyerinde uygunsuz davranışlarını kanıtlamak için Jones'un avukatları tarafından davada tanık olarak çağrıldı. Ocak 1998'de Tripp, Lewinsky'nin Paula Jones davasında kendisinin Clinton ile ilişkisini reddeden yeminli bir ifade verdiğini öğrendi. Bunun üzerine kasetleri, Clinton'ı Whitewater arazi yolsuzluğunu soruşturmakta olan bağımsız savcı Ken Starr'a teslim etti. Böylece ceza davası yalan beyan suçlamasıyla federal düzeye yükseldi. Lewinsky Başkanın Paula Jones davasında ilk ifadesini vermesine bir gün kala 'dokuz silahlı FBI ajanı ve Starr'ın yardımcıları' tarafından 10 saat boyunca bir otelde zorla tutuldu ve işbirliği yapması için baskı altına alındı. Monica Lewinsky, Kenneth Starr'ın savcılarıyla işbirliği yapmayı reddetmesi halinde 27 yıl hapis cezasıyla defalarca tehdit edildi ve 7 ay boyunca dokunulmazlık alana kadar konuşmayı reddetti.
Ana akım medyada skandalın haberi ilk olarak 21 Ocak 1998'de çıktı. Aynı gece Clinton, Jim Lehrer'e verdiği röportajda iddiaları yalanladı ve "cinsel ilişki, uygunsuz cinsel ilişki veya başka herhangi bir uygunsuz ilişki" olmadığını söyledi. Clinton, 26 Ocak 1998'de yaptığı televizyondaki açıklamalarını şu meşhur ifadeyle bitirdi: “Benim o kadınla, Bayan Lewinsky ile cinsel bir ilişkim olmadı.” Yaklaşık 8 ay boyunca Clinton ilişkiyi inkâr etti ve medya bu süreçte bir ilişkinin yaşanıp yaşanmadığıyla ilgili sürekli haber yaptı. 17 Ağustos 1998'de Başkan halka hitaben yaptığı konuşmada ilişkiyi kabul etti.
Clinton, kendisini tacizle suçlayan Paula Jones'un açtığı davada Lewinsky ile ilişkisi hakkındaki sorulara verdiği yanıltıcı ifadesi nedeniyle Yargıç Susan Webber Wright tarafından mahkemeye saygısızlıktan suçlu bulundu ve 90.000 dolar para cezasına çarptırıldı. Avukatlık lisans diploması Arkansas'ta beş yıllığına askıya alındı; kısa bir süre sonra ABD Yüksek Mahkemesi'nde dava sunma yetkisi de elinden alındı.
Ağustos 1998'de yürütülen soruşturmada, Clinton'a yalan beyanda bulunma suçlamaları getirildi ve bu suçlama 19 Aralık 1998'de ABD Temsilciler Meclisi tarafından Başkanlıktan azledilmesine yol açtı. ABD Senatosu'nda 21 gün süren yargılamanın ardından 12 Şubat 1999'da yemin altında yalan beyanda bulunma ve adaleti engelleme suçlamalarının tümünden beraat etti.
Ağustos 1998'de Büyük jüriye ifade verirken Clinton cevaplarını ve kelimelerini dikkatle seçti; ve “burada ‘is' ve 'cinsel ilişki' kelimesinin anlamı ne demek, ona bağlıdır” diyerek, “bir cinsel ilişki, uygunsuz cinsel ilişki veya herhangi bir tür uygunsuz ilişki yoktur” ifadesinin doğruluğunu bu şekilde savundu. Clinton, “is” kelimesini yalnızca o anki durumu ifade edecek şekilde ve “cinsel ilişki”yi de dar, teknik bir tanıma indirerek ilişkisini inkâr etti; bu savunma önemliydi çünkü ifadelerinin yemin altında yalan sayılmamasını ve görevde kalmasını sağladı.
Skandal, ABD siyasetinde başkanın özel hayatı ile kamu sorumluluğu arasındaki sınırları tartışmaya açtı. #MeToo hareketi ile birlikte olay, rıza, güç istismarı ve mağduriyet kavramları bağlamında yeniden değerlendirildi.

Arka planı

Varlıklı bir ailenin kızı olan Lewinsky, Santa Monica Community Kolejinde psikoloji öğrenimi gördükten sonra Beyaz Saray'da göreve başladığı Temmuz 1995'ten Nisan 1996'ya kadar önce stajyer, sonra memur olarak çalıştı. Beverly Hills Lisesinin eski öğretmenlerinden evli ve iki çocuk babası olan Andy Bleiler, geçen yıla kadar Monica ile ilişkisinin sürdüğünü ve genç kızın, Beyaz Saray'da çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra başkanla ilişkiye girdiğini kendisine anlattığını belirtti.

Başsavcı Kenneth Starr'ın, Clinton'ı cinsel tacizle suçlayan Paula Jones'un avukatlarına bu bilgiyi aktarması ile avukatlar da Monica Lewinsky'yi Clinton'ın uygunsuz davranış örüntüsünü ispat için tanık göstererek itibar kaybetmesine yol açtılar. Linda Tripp skandalın ortaya çıkmasını sağlayan kişidir ve Monica'nın mesai arkadaşıdır. Lewinsky'nin telefon konuşmalarının kaydedilmesi talimatını ise yayıncı Lucianne Goldberg'ten almıştır.
Lewinsky, Kasım 1995'ten Mart 1997'ye kadar Bill Clinton ile on kez cinsel ilişki yaşadığını söyledi. Yayınlanan programına göre, First Lady Hillary Clinton bu günlerin en az yedisinde bir süreliğine de olsa Beyaz Saray'daydı. Lewinsky'ye göre, kendisi ve başkan 10 cinsel ilişki yaşadı; sekizi Beyaz Saray'da çalışırken, ikisi ise sonrasında. Cinsel ilişkiler genellikle Oval Ofis'in yanındaki özel çalışma odasında veya yakınında, çoğunlukla da çalışma odasının dışındaki penceresiz koridorda gerçekleşti. Lewinsky, başkanla olan fiziksel ilişkisinin oral seks içerdiğini ancak cinsel birleşme içermediğini ifade etti. Hafta sonları daha az kişi olduğu için Oval Ofis'de buluştuklarını; evrak getirme ve koridorda karşılaşarak özel odaya geçtiklerini söyledi.
Nisan 1996'da Lewinsky'nin amirleri, Clinton'ın çevresinde fazla vakit geçirdiğini düşündükleri için onu Pentagon'daki başka bir göreve kaydırdılar. Lewinsky, Clinton ile ilişkisi hakkında Linda Tripp'e konuşmaya başladı. Tripp, Lewinsky'yi Clinton'ın ona verdiği hediyeleri saklaması ve “sigorta” olsun diye semen lekeli mavi elbiseyi kuru temizlemeye vermemesi için ikna etti. Tripp, bu konuşmaları yayıncı Lucianne Goldberg'e aktardı. Goldberg, ona bu konuşmaları gizlice kaydetmesini tavsiye etti ve Tripp Eylül 1997'de kayıtlara başladı. Goldberg ayrıca Tripp'i, kasetleri Bağımsız Savcı Kenneth Starr'a götürmeye ve Paula Jones davasında çalışan kişilerin dikkatine sunmaya teşvik etti. 1997 sonbaharında Goldberg, kasetlerle ilgili olarak (Newsweek muhabiri Michael Isikoff dahil) gazetecilerle konuşmaya başladı.
Clinton'a 1991 yılında yaşandığı iddia edilen cinsel taciz davası açan Paula Jones'un avukatları, Monica'yı tanık olarak kullanmak istedi. Paula Jones davasında Lewinsky, Clinton ile herhangi bir fiziksel ilişkisi olmadığını yeminli ifadeyle beyan etmişti. Ocak 1998'de Tripp'i de bu davada yalan ifade vermeye ikna etmeye çalıştı. Ancak Tripp, kayıtları Starr'a teslim etti. Starr, Whitewater skandalı ve diğer konuları araştırıyordu ve artık elinde, Lewinsky'nin Clinton ile fiziksel ilişki yaşadığını kabul ettiği kayıtlar vardı. Böylece soruşturmayı Lewinsky ve onun Jones davasında yalan beyanda bulunma ihtimalini de kapsayacak şekilde genişletti.

İlişkinin Başlangıcı Üzerine

Lewinsky Clinton ile stajyerken ilk karşılaşmalarından itibaren birbirleriyle karşılıklı flört ettiklerini ve kendisinin Başkan'ın dikkatini çekmek için çabaladığını (Başkan'a iç çamaşırını bilerek teşhir etmek de dahil) ve bunu başardığını da söyledi. Ayrılış törenlerinde ve diğer etkinliklerde, Başkanla göz teması kurdu, el sıkıştı ve kendini tanıttı. 1995 sonbaharında, bütçeyle ilgili bir çıkmaz, federal hükûmetin bir hafta boyunca kapalı kalmasına neden oldu. İzin süresince yalnızca zorunlu federal çalışanların çalışmasına izin verildi. Beyaz Saray stajyerleri, ücretsiz statüleri nedeniyle çalışmaya devam edebildiler ve çok çeşitli ek görevler üstlendiler. Başkan, kapanma nedeniyle sık sık Bay Panetta'nın ofisine geldi ve bazen Bayan Lewinsky ile görüştü. Lewinsky bu karşılaşmaları "sürekli flört" olarak nitelendirdi.