Solingen Faciası veya Solingen Katliamı (Almanca: Solinger Brandanschlag), modern Almanya'daki en vahim yabancı düşmanı şiddet olaylarından biridir. 28-29 Mayıs 1993 gecesi, neo-Nazi bağları olan aşırı sağcı dazlak grubuna mensup dört genç Alman erkek (16-23 yaşlarında), Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Solingen kentinde büyük bir Türk ailesinin evini ateşe vermiştir. Üç kız çocuğu ve iki kadın (Gürsün İnce, Hatice, Hülya, Saime Genç ile Gülistan Öztürk) hayatını kaybetti; aralarında birkaç çocuğun da bulunduğu diğer on dört aile üyesi de bazıları ağır olmak üzere yaralandı. Saldırı, birçok Alman şehrinde Türk diasporası üyelerinin şiddetli protestolarına ve diğer Almanların (Türk kökenli olmayan) Türk kurbanlarla dayanışmalarını ifade eden büyük gösterilerine yol açtı. Ekim 1995'te failler kundaklama ve cinayetten suçlu bulundu ve 10 ila 15 yıl arasında hapis cezalarına çarptırıldı. Mahkûmiyet kararları temyizde onandı.

Arka plan

Almanya'nın yeniden birleşmesinden sonra 1990'ların başında yabancılar ve özellikle de sığınmacılar Almanya'da çok tartışmalı bir konuydu. CDU partisi ve tabloid gazete Bild Zeitung, bu kişilerin sayısının sınırlandırılmasını isteyen ana kuvvetlerdi.
Solingen saldırısından önce de yabancı karşıtı şiddet olayları yaşanmıştır. Aralık 1988'de Josef Seller adlı aşırı sağcı bir Alman militan Schwandorf, Bavyera'daki “Habermeier Haus” binasını ateşe vererek Fatma ve Osman Can adlı Türk çifti oğulları Mehmet ile birlikte öldürmüştür. Kundaklama saldırısında bir Alman olan Jürgen Hübner de hayatını kaybetmiştir. Eylül 1991'de Hoyerswerda'daki şiddetli karışıklıklar bir sığınmacı yurdunun boşaltılmasına neden oldu. Ağustos 1992'de Rostock-Lichtenhagen'de üç gün süren isyan sırasında, birkaç bin kişi yüksek bir binanın etrafını sardılar ve militanlar Molotof kokteylleri atarken onları izlediler. Vietnamlı sığınmacılar çatıya kaçarak canlarını zor kurtardılar. Kasım 1992'de Mölln'de aşırı sağcı gençler tarafından gerçekleştirilen bir kundaklamada üç Türk öldürüldü.
Aralık 1992'de Almanya'nın dört bir yanında yabancı düşmanlığını protesto eden ve 700.000'den fazla kişinin katıldığı büyük gösteriler düzenlendi. 1992 yılı sonunda birçok neo-Nazi grubu yasa dışı ilan edildi.
26 Mayıs 1993'te, saldırıdan üç gün önce, Alman Federal Meclisi sığınmacıların sayısını sınırlamak için Alman anayasasını (Grundgesetz) değiştirmeye karar vermişti. Öncesinde, anayasa dünyadaki her siyasi mülteciye Almanya'da doğrudan mülteci statüsü hakkı tanıyordu.
Beş kişinin öldüğü Solingen saldırısı, o dönemde Almanya'da yaşanan yabancı karşıtı şiddet olaylarının en şiddetlisiydi. Bir hafta sonra Frankfurt am Main'de 34 yabancının bulunduğu bir eve yapılan kundaklama saldırısı erken fark edilmiş ve olayda ölen olmamıştır. 1996 yılında Lübeck'te bir sığınmacı yurdunda 10 kişinin öldüğü bir kundaklama olayı hiçbir zaman aydınlatılamamıştır. 2008 yılı itibarıyla Almanya'da benzer yabancı düşmanı şiddet olayları sonucunda toplam 135 yabancı hayatını kaybetmiştir.

Olay

Polis raporuna göre yangın 29 Mayıs 1993 günü saat 01.38'de Untere Wernerstraße 81 adresindeki evin girişinde çıktı. Yangın benzinle çıkarılmıştı. O sırada 50 yaşında olan ve ailenin en yaşlı üyesi olan Mevlüde Genç, bir pencereden dışarı tırmanmayı ve komşuları uyarmayı başardı. O gece iki kızını, iki torununu ve bir yeğenini kaybetti.
İtfaiye ekipleri beş dakika sonra geldi ama artık çok geçti. 27 yaşındaki Gürsün İnce pencereden atladı ve hayatını kaybetti. Kucağında tuttuğu dört yaşındaki kızı ise hayatta kaldı. Kızları Hatice Genç (18 yaşında), Gülistan Öztürk (12 yaşında), Hülya Genç (9 yaşında) ve Saime Genç (4 yaşında) alevler içinde can verdi. 15 yaşındaki Bekir Genç yanarak pencereden atladı; ağır yaralı olarak kurtuldu. Altı aylık bir bebek ve üç yaşında bir çocuk hayati tehlike arz edecek şekilde yaralandı.