Batı Almanya, Federal Almanya ya da resmî adıyla Almanya Federal Cumhuriyeti (Almanca: Bundesrepublik Deutschland), II. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Fransa kontrolü altındaki bölgede kurulmuş devlet. "Batı Almanya", 15. yüzyıldan beridir Almanya diye adlandırılan ülkenin, II. Dünya Savaşı'ndan sonra politik ve coğrafi olarak ikiye ayrılması sonucu oluşmuştur ve bu ad, 1949'dan 1990'a kadar (Batı Almanya ile Doğu Almanya'nın birleşmesine kadar) ABD ve Birleşik Krallık'ın sebebiyet verdiği politik arenada kullanılan bir ad olarak kalmıştır.
Şimdiki Almanya, yani Almanya Federal Cumhuriyeti, 1949'dan günümüze değin varlığını sürdüren bir ülkedir ve "Batı Almanya" adı 1949–90 arasını kastetmek için kullanılan bir dönem adıdır; Alman Demokratik Cumhuriyeti (Almanca: Deutsche Demokratische Republik), 1989 yılında Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra 1990 yılında Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından ilhak edilmiştir. 1949 ile 1990 yılları arasındaki dönemde Batı Almanya'ya Bonn şehri federal başkentlik (Bundeshauptstadt) yapmıştır.
Savaş sonrası dönem
II. Dünya Savaşı ertesinde Avrupa'nın siyasal sınırları, ABD, SSCB ve İngitere'nin katıldığı Yalta (Şubat 1945) ve Potsdam (Temmuz - Ağustos 1945) konferanslarıyla belirlenmişti. Almanya'nın askersizleştirilmesini, Naziliğin kökünün kazınmasını ve ülkenin demokratikleştirilmesinin öngören konferans kararlarına göre Almanya toprakları üç işgal bölgesine (ABD, SSCB ve İngiliz işgal bölgeleri) ayrılıyordu. Daha sonra, ABD ve İngiliz bölgeleri içinde bir Fransız işgal bölgesi oluşturulacaktı. Barış antlaşması imzalanıncaya dek, bu üç işgal bölgesi, her kuvvetin başkomutanı kendi bölgesinden sorumlu olacak biçimde yönetilecekti. Bu bölgeleri eşgüdümünü ve dolayısıyla Almanya'nın bütünlüğünden, Berlin'deki Müttefiklerarası Denetim Kurulu sorumluydu. Berlin kenti de aynı biçimde üç yönetim bölgesine ayrılıyordu. ABD ve İngiliz bölgeleri, Almanya'nın bütününde öngörülen benzer biçimde, daha sonra Fransız işgal bölgesi oluşturacaktı.
Başlangıçta tarafların amaçladıkları asıl amaç; tek ve demokratik Almanya devleti, gittikçe tehlikeye girmeye başladı. Haziran 1946'da, ABD ve Birleşik Krallık Berlin'deki işgal bölgelerini, Potsdam kararlarına aykırı olarak birleştirdiler (Bizone). Haziran 1948'de Fransa'nın da katılmasıyla Trizone (Üçlü Bölge) oluştu. Bu girişimler Almanya'nın parçalanmasının başlangıcı oldu.
Kuruluş
Eylül 1948'de, bu üçlü bir adım daha atarak, barış görüşmelerinin sonuçlanmasını beklemeden, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin kurulduğunu açıkladılar. Batı Almanya'daki on bir eyaletin (Länder) yöneticilerinden bir kurucu meclis toplandı. Meclisin hazırladığı anayasa 8 Mayıs 1949'da Bonn'da toplanan parlamento konseyine sunularak onaylandı. Anayasa; federal ve cumhuriyetçi; ama eyaletlere daha çok yetki veren bir yapıdaydı. Ülkeyi Bundestag ve Bundesrat adında iki meclis yönetecekti. Bundestag tüm ülkenin temsilcilerinden, Bundesrat eyalet hükûmetlerinin üyelerinden oluşmaktaydı.
Federal hükûmet 20 Eylül 1949'da işe başladı. Theodor Heuss, cumhurbaşkanı; Konrad Adenauer da başbakan seçildi. İlk hükûmet, Hristiyan Demokrat Birliği, Hür Demokrat Parti ve Alman Partisi üyelerinden kurulu bir koalisyon kabinesiydi. ABD, Birleşik Krallık ve Fransa, 5 Mayıs 1955'te Federal Almanya'nın tam egemenliğini tanıdılar. Ülkede 1949'dan 1969'a dek Hristiyan Demokrat Birliği başta kaldı. Bu dönem içinde Federal Almanya, 1950'de AKÇT'ye, 1955'te NATO'ya, 1957'de AET'ye girdi. Dış politikası ABD ile tam bir iş birliği, NATO'nun desteklenmesi ve Fransa ile barışın sürdürülmesi ilkelerine dayanıyordu. Adenauer 1963'te başbakanlıktan çekildi. Marshall Yardımı'yla Alman "ekonomi mucizesi"ni yaratan Ekonomi Bakanı Ludwig Erhard başbakanlığa getirildi. Erhard da Adenauer'ın dış ve iç politika çizgisini sürdürdü.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!