Ernesto "Che" Guevara de la Serna (İspanyolca telaffuz: [ˈtʃe ɣeˈβaɾa]; 14 Haziran 1928, Rosairo – 9 Ekim 1967, La Higuera), Arjantinli Marksist devrimci, tıp doktoru, yazar, gerilla lideri, diplomat, politikacı ve askerî teorisyendir. Küba Devrimi'nin önemli bir figürü olarak popüler kültürde bir karşı kültürel isyan simgesi ve küresel bir sembol hâline gelmiştir.
Genç bir tıp öğrencisiyken Güney Amerika'yı dolaşan Guevara, yolculuğu sırasında tanık olduğu yoksulluk, açlık ve hastalıkların boyutunu fark etti. Latin Amerika'nın Amerika Birleşik Devletleri tarafından kapitalist sömürüye maruz bırakıldığını düşünen Guevara, bu durumu tersine çevirmeye katkıda bulunma amacıyla Guatemala'da Başkan Jacobo Árbenz'in yürüttüğü sosyal reformlara katıldı ancak Árbenz'in, United Fruit Company'nin çıkarları doğrultusunda CIA desteğiyle devrilmesi Guevara'nın siyasi ideolojisinin kesin biçimde şekillenmesinde etkili oldu. Daha sonra Meksiko'da Raúl Castro ve Fidel Castro ile tanışan Guevara, onların 26 Temmuz Hareketi'ne katıldı ve ABD destekli diktatör Fulgencio Batista'yı devirmek amacıyla Granma yatıyla Küba'ya yelken açtı. Guevara kısa sürede isyancılar arasında öne çıktı, ikinci komutanlığa terfi etti ve Batista rejimini deviren iki yıllık gerilla harekâtında önemli bir rol oynadı.
Küba Devrimi'nden sonra Guevara yeni hükûmette önemli roller oynadı. Bunlar arasında devrim mahkemeleri sırasında savaş suçlusu olarak mahkûm edilenlerin temyiz ve idam mangalarını gözden geçirmek, sanayi bakanı olarak tarımsal toprak reformunu başlatmak, ülke çapında başarılı bir okuma yazma kampanyasına öncülük etmek, hem Ulusal Banka'nın başkanı hem de Küba Silahlı Kuvvetleri'nin eğitim direktörü olarak görev yapmak ve Küba sosyalizmi adına bir diplomat olarak dünyayı dolaşmak vardı. Bu pozisyonlar aynı zamanda, Domuzlar Körfezi Çıkarması'nı (1961) püskürten milis güçlerinin eğitiminde ve 1962 Küba Füze Krizi'nden önce Sovyet nükleer silahlı balistik füzelerinin Küba'ya getirilmesinde merkezî bir rol oynamasını sağladı. Guevara ayrıca üretken bir yazar ve günlükçüydü. Gerilla savaşı üzerine bir el kitabı olan La Guerra de Guerrillas ile gençliğinde gerçekleştirdiği kıtalararası motosiklet yolculuğunu konu alan ve çok satan bir anı kitabı olan Diarios de motocicleta eserlerini yazdı. Deneyimleri ve Marksizm–Leninizm üzerine çalışmaları onu, üçüncü dünya ülkelerinin az gelişmişliği ve bağımlılığının emperyalizm, yeni sömürgecilik ve tekelci kapitalizmin bir sonucu olduğunu ve tek çarenin proleter enternasyonalizm ile dünya devrimi olduğunu ileri sürmeye yöneltti. Guevara 1965 yılında Afrika ve Güney Amerika'da kıtasal devrimleri başlatmak için Küba'dan ayrıldı; önce Kongo–Kinşasa'da başarısız oldu, daha sonra Bolivya'da CIA destekli Bolivya güçleri tarafından yakalanıp infaz edildi.
Guevara, çok sayıda biyografi, anı, deneme, belgesel, şarkı ve filmle kolektif hayal gücünü beslemekte, hem sevilen hem de sevilmeyen bir tarihsel figür olmaya devam etmektedir. Ölümünün sonucunda, sınıf mücadelesi için şiirsel çağrıları ve maddi teşviklerden ziyade manevi teşviklerle yönlendirilen "yeni bir insan" bilinci yaratma arzusunun bir sonucu olarak, çeşitli sol hareketlerin önemli bir simgesine dönüşmüştür. Buna karşılık, siyasi sağdaki eleştirmenleri onu otoriterliği teşvik etmek ve siyasi muhaliflerine karşı şiddeti onaylamakla suçlamaktadır. Mirası konusundaki anlaşmazlıklara rağmen Time dergisi onu "20. yüzyılın en etkili 100 kişisinden biri" olarak seçmiştir. Alberto Korda'nın Guerrillero Heroico adlı fotoğrafı, Maryland Sanat Enstitüsü tarafından "dünyanın en ünlü fotoğrafı" seçilmiştir.
İlk yılları
Ernesto Guevara, Ernesto Guevara Lynch ve Celia de la Serna y Llosa'nın çocuğu olarak 14 Haziran 1928'de Rosario, Arjantin'de doğdu. Doğum belgesindeki yasal adı "Ernesto Guevara" olmasına rağmen, adı bazen "de la Serna" ve/veya "Lynch" ile birlikte yazılıyordu. İspanyol, Bask ve İrlanda kökenli bağımsızlık öncesi göçmenlerden oluşan üst sınıf Arjantinli bir ailenin beş çocuğundan en büyüğüydü. Guevara'nın 18. yüzyıldaki önemli atalarından ikisi, sömürge Kaliforniya'sında önde gelen bir İspanyol toprak sahibi olan Luis María Peralta ve İrlanda'dan Río de la Plata Valiliği'ne göç eden Patrick Lynch'tir. Che'nin "huzursuz" doğasına atıfta bulunan babası, "dikkat edilmesi gereken ilk şey, oğlumun damarlarında İrlandalı isyancıların kanının aktığıdır" demiştir. Che Guevara İrlanda'ya düşkündü, İrlandalı oyuncu Maureen O'Hara'ya göre, "Che İrlanda ve orada gerçekleşen tüm gerilla savaşları hakkında konuşurdu. İrlanda'daki her savaşı ve tüm tarihini bilirdi" ve ona İrlanda hakkında bildiği her şeyi büyükannesinin dizinin dibinde öğrendiğini söylerdi.
Hayatının erken dönemlerinde Ernestito (o zamanki adıyla) "yoksullara karşı bir yakınlık" geliştirdi. Sol eğilimli bir ailede büyüyen Guevara, daha çocukken geniş bir siyasi perspektif yelpazesiyle tanıştı. İspanya İç Savaşı'ndaki Cumhuriyetçilerin sadık bir destekçisi olan babası, savaşın gazilerini Guevara'nın evinde ağırlardı. Daha gençken kısa bir süre böcek ilacı satarak kariyer yapmayı düşündü ve ailesinin garajında Vendaval markası altında talk ve gammaxene'in etkili karışımlarını denemek için bir laboratuvar kurdu, ancak kimyasallara karşı şiddetli bir astım reaksiyonu geçirdikten sonra çabalarından vazgeçmek zorunda kaldı.
Hayatı boyunca kendisini etkileyecek olan çok sayıda akut astım nöbetine rağmen, kendisini spor konusunda geliştirdi; yüzme, futbol, golf ve atıcılıktan zevk aldı ve aynı zamanda "yorulmak bilmeyen" bir bisikletçi oldu. Hevesli bir ragbi birliği oyuncusuydu. Bazı kaynaklar önce Estudiantes of Córdoba'da, ardından San Isidro Club (1947), Yporá Rugby Club (1948) ve Atalaya Polo Club'da (1949) oynadığını söylese de diğer kaynaklar Club Universitario de Buenos Aires'te (CUBA) sol açıkta oynadığını iddia etmektedir. Ragbi oyunu ona agresif oyun tarzı nedeniyle El Furibundo (öfkeli) ve annesinin soyadı olan de la Serna'nın kısaltması olan "Fuser" lakabını kazandırdı.
Entelektüel ve edebî ilgi alanları
Guevara babasından satranç öğrendi ve 12 yaşında yerel turnuvalara katılmaya başladı. Ergenlik döneminde ve hayatı boyunca şiire, özellikle de Pablo Neruda, John Keats, Antonio Machado, Federico García Lorca, Gabriela Mistral, César Vallejo ve Walt Whitman'ın şiirlerine tutkuyla bağlıydı. Ayrıca Rudyard Kipling'in Adam Olmak ve José Hernández'in Martín Fierro adlı eserlerini ezbere okuyabiliyordu. Guevara ailesinin evinde 3.000'den fazla kitap bulunuyordu ve bu da Guevara'nın Karl Marx, William Faulkner, André Gide, Emilio Salgari ve Jules Verne gibi yazarlara ilgili olan bir okuyucu olmasını sağladı. Ayrıca Jawaharlal Nehru, Franz Kafka, Albert Camus, Vladimir Lenin ve Jean-Paul Sartre'ın yanı sıra Anatole France, Friedrich Engels, H. G. Wells ve Robert Frost'un eserlerinden de hoşlanıyordu.
Yaşı ilerledikçe Latin Amerikalı yazarlar Horacio Quiroga, Ciro Alegría, Jorge Icaza, Rubén Darío ve Miguel Asturias'a ilgi duymaya başladı. Bu yazarların fikirlerinin birçoğunu, etkili entelektüellerin kavramlarını, tanımlarını ve felsefelerini kendi el yazısıyla defterlerine kaydetti. Bunlar arasında Buda ve Aristoteles'in analitik taslaklarını oluşturmanın yanı sıra Bertrand Russell'ı aşk ve vatanseverlik, Jack London'ı toplum ve Nietzsche'yi ölüm fikri üzerine incelemek de vardı. Sigmund Freud'un fikirleri onu büyülemiş, rüyalar ve libidodan narsisizm ve Oedipus kompleksine kadar çeşitli konularda ondan alıntılar yapmıştır. Okulda en sevdiği dersler arasında felsefe, matematik, mühendislik, siyaset bilimi, sosyoloji, tarih ve arkeoloji vardı. 13 Şubat 1958 tarihli ve yıllar sonra kamuoyuyla paylaşılan bir Amerika Birleşik Devletleri Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA) "biyografik ve kişilik raporu" Guevara'nın akademik ilgi alanlarına ve zekâsına dikkat çekerek onu "oldukça iyi okumuş" olarak tanımlarken "Che Latin biri için oldukça entelektüeldir" diye eklemiştir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!