Adıyaman, Türkiye'nin bir ilidir. Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Orta Fırat Bölümü'nde bulunur. İdari merkezi Adıyaman şehridir. TÜİK 2024 sonu verilerine göre ilin nüfusu 611.037'dir.
Doğusunda Diyarbakır, kuzeyinde Malatya, batısında Kahramanmaraş, güneyinde Gaziantep ve Şanlıurfa illeri ile çevrilidir. İlin doğusunda Torosların güneydoğu uzantısı olan Malatya dağları, güneydoğusunda Atatürk Baraj Gölü yer alır. Doğusundan Fırat Nehri ile çevrilidir. İlin kuzey kesimi genel anlamda dağlık ve engebeli iken güney kesiminde geniş ovalar bulunur.
Adıyaman il merkezinin rakımı (deniz seviyesinden yüksekliği) 669 metredir.
İl sınırları içerisindeki tek üniversite Adıyaman Üniversitesidir.
Adıyaman'ın trafik plaka kodu 02'dir.
Erken Dönem
Adıyaman ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılar, bölgede tarih öncesi dönemlerden beri insan yerleşimlerinin var olduğunu göstermiştir. Perre (Pirin), Palanlı, Haydaran ve Turuş'ta yapılan kazılar, bölgede Üst Paleolitik döneme tarihlenen mağara yerleşimlerini ortaya çıkarmıştır. Palanlı köyündeki Palanlı mağarasının, MÖ 40 bin yıllarında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Diğer bölgelerde yapılan kazılarda MÖ 3 binli yıllara tarihlenen kalıntılara ulaşılmıştır.
Adıyaman ve çevresinde görülen ilk devlet örgütlenmesi Hititler tarafından kurulmuştur. Hitit yazıtlarına göre MÖ 1650'li yıllarda Adıyaman'ın da içerisinde bulunduğu Anadolu'nun güneydoğusu büyük oranda Hitit egemenliğine girmiştir. Hititlerin zayıflamasının ardından MÖ 16. yüzyıl sonlarında Adıyaman ve çevresi Hurriler'in egemenliği altına girmiş, sonrasında ise bölge, yıkılışlarına kadar Mitanniler'in hakimiyetinde kalmıştır.
Mitannilerin ardından bölgede bir Geç Hitit krallığı olan Kummuh Krallığı hüküm sürmeye başlamıştır. MÖ binli yıllarda kurulduğu tahmin edilen bu krallığa ait en eski yazıtlara Adıyaman'ın Besni ilçesinde yapılan kazılarda ulaşılmıştır.
Keşfedilen Kummuh ve Asur kaynakları, Kummuh Krallığının Asurlulara vergi ödeyen devletlerden biri olduğunu ortaya koymuştur. Başta Asurlularla dostane ilişkiler yürüten Kummuh Krallığı, MÖ 750'li yıllardan itibaren Asurluların güç kaybedişinin ardından Urartuların bölgeye yaptıkları saldırılar ile Urartular tarafından vergiye bağlanmış ve Asurlulara karşı topladıkları ittifaka katılmaya zorlanmıştır. MÖ 8. yüzyıl ortalarında bugünkü Besni ilçesi çevresinde yapıldığı düşünülen savaşlarda Asurluların Urartuları yenmesiyle Kummuh Krallığı tekrar Asurlulara vergi ödemeye başlamıştır. Kummuh Krallığının MÖ 8. yüzyılın sonlarında Urartular ile ittifak yaparak vergi vermeyi reddetmesiyle bölge Asur Kralı II. Sargon tarafından işgal edilmiş, Kummuh Krallığı sona ermiş ve bölge Asurluların bir eyaleti haline gelmiştir.
Asurluların hakimiyeti boyunca bölgedeki yerli halkın çoğu Güney Mezopotamya'ya sürgün ettirilmiş, o bölgedeki halklar da Kummuh Bölgesine zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Asurlular bölgede MÖ 7. yüzyılın sonuna kadar hakim olmuş, MÖ 607'de Asurlular'ın Babillilerle yapılan savaşı kaybetmeleriyle birlikte bölge Babil hakimiyetine girmiştir. Babil hakimiyetinden önce Kummuh diye bilinen bölge, sonrasında Kommagene ismiyle bilinir olmuştur.
Babil egemenliğinin ardından bölge MÖ 6. yüzyıl ortalarında Perslerin hakimiyetine girmiştir. Pers hakimiyetinde, öncesinde bölgeden sürgün ettirilen halkların bölgeye dönüşüne müsaade edilmiş, bu da bölgede zengin bir kültürün oluşmasını sağlamıştır.
Bölgedeki Pers hakimiyeti Pers Kralı III. Darius'un MÖ 333 yılında Büyük İskender'e yenilmesiyle son bulmuş, Kommagene toprakları da diğer Doğu ve Güneydoğu Anadolu topraklarıyla birlikte Büyük İskender'in hakimiyetine girmiştir. Büyük İskender'in ölümünün ardından generallerinin taht kavgasına tutuşması ve imparatorluğun parçalanmasının ardından Kommagene bölgesi İskender'in generallerinden biri olan I. Seleukos tarafından kurulan Seleukos İmparatorluğunun hakimiyetine girmiştir. Seleukos hakimiyeti bölgenin kültürel açıdan canlandığı ve Helenizm kültürü etkisine girdiği bir dönem olmuştur.
Kommagene Krallığı Dönemi
MÖ 2. yüzyıl başlarında Seleukos İmparatorluğunun çözülmeye başlamasıyla bölgenin Seleukos valisi Ptolemaios, Kommagene'de bağımsızlığını ilan ederek Kommagene Krallığını kurmuştur. Ptolemaios'un ardından tahta geçen oğlu Sames, kendi ismini verdiği Samosata şehrini başkent ilan etmiştir. Bu dönemde Kommagene Kuzey Suriye ile Toroslar arasındaki bölgede hüküm sürmüştür.
Seleukosların yakılışına kadar Seleukoslarla iyi ilişkiler sürdüren Kommagene Krallığı, Seleukosların yıkılışının ardından dönem dönem Part İmparatorluğu, Ermenistan Krallığı ve Roma İmparatorluğu'na bağlı bir halde yaşamını sürdürmüştür. MÖ 1. yüzyılın başlarında Roma'nın Anadolu'daki etkinliğini arttırması ile bölgedeki krallar da Roma hakimiyetini kabul ederek devletlerinin varlığını sürdürebilmiştir. Nitekim Kommagene Krallığı da bu dönemde Roma hakimiyetini tanımış ve varlığını sürdürmüştür. MS 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu ile çalkantılı ilişkiler içine giren Kommagene Krallığı, Roma tarafından iki kez ilhak edilmiş, ara ara Roma'ya bağımlı bir devlet olarak yaşamasına izin verilmişse de MS 72'de tamamen Roma'nın hakimiyetine girmiştir.
Kommagene Krallığı hanedanı kendilerini Helen ve Perslerin "uğurlu soyu" olarak nitelemiştir. Kommagene kralları kendilerini baba tarafından Pers İmparatoru I. Darius'a, anne tarafından ise Büyük İskender'e dayandırmıştır. Nitekim Kommagene Kralı I. Antiochos, 2150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı'na devasa ve anıtsal bir tapınak inşa ettirmiş, buraya tanrılarıyla birlikte tanrılaşmış Pers ve Helen atalarının heykellerini sıralamıştır. Nemrut Dağı'ndaki bu heykeller bugün Adıyaman'ın en önemli turizm değerlerinden biridir. Ayrıca I. Antiochos'un oğlu II. Mitridat'ın hanedanın kadınlarının gömülmesi için yaptırdığı bir anıt mezar olan Karakuş Tümülüsü de Kommagene Krallığı döneminden kalan şehrin önemli turizm noktalarından biridir.
Bugün Adıyaman ili sınırları içerisinde kalan antik Samosata, bugünkü Kâhta ilçe sınırları içerisindeki Arsemia ve Adıyaman şehir merkezinin kuzeyindeki Perre (Pirin) şehirleri, Kommagene Krallığının önemli şehirleri arasındaydı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!