Yunanistan İç Savaşı, 1946-1949 yılları arasında Yunanistan'ı siyasî istikrarsızlık içine iten, etkileri 1955 yılına kadar hissedilen ve temelde sağ-sol mücadelesi olan savaştır.
İç Savaşı Hazırlayan Ortam
Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını kazandıktan sonra Yunanistan’da anayasal monarşi kuruldu ve bu ülke, II. Dünya Savaşı’na kadar sürekli bir devrim ve karşı devrim süreci içine girdi.
1924-1935 yılları arasında Yunanistan, cumhuriyet rejimi ile yönetildi. Karışıklıkların giderilememesi üzerine 1935 yılında bir plebisit yapıldı ve Yunanistan’da yeniden Anayasal Monarşi kuruldu.
1936 yılında Yunan Kralı, İoannis Metaksas’ı başbakanlığa getirdi. Metaksas, başbakanlığa gelir gelmez parlamentoyu feshetti ve 1938’de ömür boyu başbakan ilan edildi. Metaksas, 1941’deki ölümüne kadar ülkeyi faşist özellikler gösteren bir diktatörlükle yönetti. Metaksas kendi yönetimine (Klasik Yunan ve Bizans’tan sonra) “Üçüncü Uygarlık” adını vermiş; koyu bir "kralcı" olarak basını susturmuş, muhalifleri sürgüne göndermiş ve tam bir baskı yönetimi kurmuşsa da, belli bazı reform hareketleri de gerçekleştirmiş ve ülkenin savunmasını güçlendirmiştir.
II. Dünya Savaşı sırasında önce İtalya, ardından da Almanya’nın işgaline uğrayan Yunanistan’da; Kral Londra’ya, Hükûmet ise Kahire’ye sığındı. Yunan yurtseverler II. Dünya Savaşı içinde Alman işgaline karşı çeşitli direniş örgütleri kurdular. Bunlar arasında öne çıkan “Ulusal Kurtuluş Ordusu” (ELAS) sol, “Hür Demokratik Yunan Ordusu” (EDES) ise sağ eğilimliydi. Bu iki örgüt Alman işgal ordusuna karşı etkili bir mücadele içine girdi.
Josef Stalin ile Winston Churchill, Alman yenilgisinden sonra Doğu Avrupa'nın durumunu Moskova'da görüşürlerken; Churchill, Yunanistan'ın Britanya etki bölgesi olarak kabul edilmesini önermiş ve Stalin de bunu kabul etmişti. Yüzdeler Anlaşması olarak bilinen bu uzlaşıdan hemen sonra, savaşın son yılında, Birleşik Krallık Yunanistan'a asker gönderdi. Britanya ordusu, ELAS ve EDES Almanları Yunanistan'dan temizlediler. Ancak bu temizlik Yunanistan'a beklenen barış ve huzuru getirmedi ve ülke beş yıl sürecek olan son derece kanlı ve yıkıcı bir iç savaşın içine girdi.
Birinci Aşama
Yunan iç savaşının birinci aşaması 4 Aralık 1944 günü başlamıştır. O gün, Britanya işgal makamlarınca telkin edilen ve Yunan başbakanı tarafından verilen bir ültimatomla, ELAS'tan silahlarını teslim edip Atina'yı terk etmesi istendi. Winston Churchill'in iddialarına göre ELAS, Atina'da terör havası estirmekte ve Moskova tarafından yönetilmekteydi. Yine Churchill'e göre savaş sırasında Almanlardan çok EDES'e karşı savaşmıştı.
Bu iddialara karşın ELAS, aslında savaştan önce Metaksas'ı devirmek için kurulan ve giderek Nazilere karşı direnişte etkin rol oynayan solcu unsurları içinde barındırmaya başlayan bir örgüttü. 1944 yılının sonunda üye sayısı iki milyona ulaşmıştı. ELAS, Metaksas'ın baş destekçisi Kral George'a da karşıydı. Kısaca, ELAS'ı harekete geçiren etken, (Churchill'in iddialarının aksine) Moskova değil iç politika kaygılarıydı. Ayrıca, savaş sırasında Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı ELAS'ı desteklemiş; hatta Churchill, 1944 İlkbaharındaki Lübnan Toplantısı'nda ELAS ile EDES'i Nazilere karşı Georges Papandreu'nun komutası altında iş birliği yapmaya ikna etmişti. (Dolayısıyla, savaş sırasında ELAS'ın EDES'e karşı savaştığı görüşü doğru kanıtlara dayanmamaktadır.)
ELAS, verilen ültimatoma uymadı. Uymama gerekçesi olarak Birleşik Krallık'ın Yunanistan'da Kralı ve Kralla birlikte sağcı bir diktatörü işbaşına getireceğinden endişe etmesini gösterdi.
Bunun üzerine Atina ve çevresinde başlayan silahlı çatışma üç hafta kadar sürdü. Zaten çok güçlü olmayan ve Sovyetler Birliği tarafından da desteklenmeyen ELAS’ın siyasî organı Ulusal Kurtuluş Cephesi (EAM) ateşkesi kabul etti. 12 Şubat 1945’te EAM ile EDES anlaştılar. Bu anlaşmaya göre tüm direniş örgütleri tek bir ordu içinde birleştirilecek, demokratik seçimler yapılacak (31 Mart 1946’da yapıldı ve solcuların seçim boykotu nedeniyle katılım oranı % 50’lerde kaldı) ve II. Dünya Savaşı sırasında Londra’ya kaçan Yunan kralının Yunanistan’a dönüp dönmemesi konusunda referanduma başvurulacaktı. (% 90 oy ile Yunanistan’da Krallığın yeniden kurulması kararlaştırıldı. Ancak bu yönde oy verenler arasında komünistlerin güçlenmesinden korkup, cumhuriyetçi oldukları hâlde kral lehine oy verenler de vardır). Böylece, 12 Şubat 1945’te Yunan İç Savaşı’nın birinci aşaması bitmiş oldu.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!