Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi veya Nürnberg mahkemeleri, Ekim Nürnberg Büyük Savaş Suçluları Davası olarak da bilinen Nürnberg Büyük Savaş Suçluları Davası'nda, Alman siyasetçiler, askeri yetkililer ve Nazi görevlileri, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez bir saldırı savaşının planlanması, hazırlanması, başlatılması ve yürütülmesinden, sivil halka ve savaş esirlerine karşı işlenen suçlardan ve imha kamplarındaki toplu katliamlardan cezai olarak sorumlu tutuldu. 24 sanıktan on ikisi ölüm cezasına, yedisi hapis cezasına çarptırıldı; üç sanık beraat etti. İki dava mahkûmiyet kararı verilmeden düşürüldü. ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği'nin açtığı dava. Almanya'nın Nürnberg şehrinde yapıldığı için bu isimle anılmıştır. Nazi liderlerine karşı suçlama dört başlıkta toplanıyordu: Barışa karşı suç (uluslararası sözleşme ve anlaşmaları çiğneyerek savaşı planlama, başlatma ve yürütme), insanlığa karşı suç (sürgün, imha ve soykırım), savaş suçları (savaş hukukunu çiğneme) ve ilk üç noktada listelenen ve suç teşkil eden eylemlerini "ortak bir plan ve komplo süreci ile gerçekleştirilmesi". 216 oturum süren yargılamalar 1 Ekim 1946 tarihinde sona erdi ve üçü beraat eden, 22'si için idam cezası istenen 24 sanık şu cezalara çarptırıldı: Daha hafif suçlamalarla yargılananlardan Karl Dönitz, Baldur von Schirach, Albert Speer ve Konstantin von Neurath 10 ile 20 yıl arasında hapis cezası aldı: Rudolf Hess, Walter Funk ve Erich Raeder ömür boyu hapse mahkûm edildi: On ikisi hakkında idam cezası verildi ve bunlardan Hans Frank, Wilhelm Frick, Juluis Streicher, Alfred Rosenberg, Ernst Kaltenbrunner, Joachim von Ribbentrop, Fritz Saucker, Alfred Jodl, Wilhelm Keitel ve Arthur Seyss 16 Ekim 1946 tarihinde idam edildi. Firardaki Martin Bormann'a yokluğunda idam cezası verildi. Hermann Göring ise idamına saatler kala zehir içerek hayatına son verdi.
Sanıklar işledikleri suçları, duruşma sırasında 1.200 kez adı geçen Adolf Hitler'e yüklemeye çalıştılar. Heinrich Himmler, Reinhard Heydrich, Adolf Eichmann ve Martin Bormann gibi hayatta olmayan diğer kişiler de suçlandı. Çoğu sanık, Nazi emir-komuta zinciri içinde kendi yetkisizliğini öne sürerken, Hermann Göring tam tersi bir yaklaşım benimsemiş, kendisini Hitler'in sadık bir adamı olarak sunmuş ve idam edilecek olsa da Alman halkının sonunda sadakatini takdir edeceğini umduğunu beyan etmiştir.
Mahkeme, Nazilerin Sovyet savaş esirlerine işledikleri suçların savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar kapsamında olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, bazı çevrelerce, adalet peşinde olmadığı ve "galiplerin adaleti"ni savunduğu gerekçesi ile hukukî bakımdan eleştirilir.

Nürnberg Mahkemeleri'nin Dünya Üzerindeki Etkisi

Nürnberg Mahkemeleri (1945–1946), uluslararası ceza hukukunun ve insan hakları hukukunun gelişiminde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bu mahkemeler, bireylerin uluslararası hukuk kapsamında cezai sorumluluğa tabi tutulabileceğini ortaya koyarak devlet egemenliğine dayalı dokunulmazlık anlayışını önemli ölçüde sınırlandırmıştır.
Mahkemelerde “insanlığa karşı suçlar”, “savaş suçları” ve “barışa karşı suçlar” gibi kavramların tanımlanması, modern uluslararası ceza hukukunun temelini oluşturmuştur. Ayrıca, bireylerin devlet emri altında hareket etseler dahi uluslararası suçlardan sorumlu tutulabileceği ilkesi kabul edilmiştir.
Nürnberg Mahkemeleri’nin etkisi, Birleşmiş Milletler sistemi içinde de açık biçimde görülmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 11 Aralık 1946 tarihli 95 (I) sayılı kararı ile Nürnberg Mahkemeleri’nde ortaya konulan hukuki ilkeleri resmen tanımıştır. Daha sonra 177 (II) sayılı karar ile bu ilkelerin sistematik hale getirilmesi görevi Uluslararası Hukuk Komisyonu’na verilmiş ve 1950 yılında “Nürnberg Prensipleri” uluslararası hukukun bir parçası olarak formüle edilmiştir.
Bu gelişmeler, Nürnberg Mahkemeleri’nin yalnızca savaş sonrası bir yargılama süreci olmadığını, aynı zamanda Birleşmiş Milletler çatısı altında gelişen modern uluslararası hukuk düzeninin temelini oluşturduğunu göstermektedir. Nürnberg’de ortaya konulan suç ve sorumluluk anlayışı, 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Soykırım Sözleşmesi gibi uluslararası belgelerin hazırlanmasına da zemin hazırlamıştır.
Ayrıca Nürnberg Mahkemeleri, daha sonraki uluslararası ceza mahkemeleri için model teşkil etmiştir. Eski Yugoslavya ve Ruanda için kurulan uluslararası ceza mahkemeleri ile 2002 yılında kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi, Nürnberg’de geliştirilen bireysel sorumluluk ve uluslararası suç kavramlarını temel almaktadır.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Nürnberg Mahkemeleri uluslararası hukukta cezasızlık anlayışını zayıflatmış, bireysel sorumluluk ilkesini güçlendirmiş ve Birleşmiş Milletler öncülüğünde gelişen insan hakları sisteminin oluşumuna önemli katkılar sağlamıştır.

Nürnberg ilkeleri

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndan geçen 177 (II) numaralı kararın, (a) paragrafında, Uluslararası Hukuk Komisyonu "Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi'nin tüzüğünde ve davanın yargılanma sürecinde tanınan uluslararası hukuk ilkelerini belirlemek"le görevlendirildi. Bu amaçla aşağıdaki metin komisyonun ikinci oturumunda kabul edildi:
I. İlke
Uluslararası hukuka göre suç kabul edilen bir eylemde bulunan şahıs, bundan sorumludur ve cezalandırılması olasıdır.
II. İlke
Uluslararası hukuka göre suç kabul edilen bir eyleme karşı bir ceza öngörülmese de, bu şahsı uluslararası hukuk önünde işlediği suçun sorumluluğundan kurtarmaz.
III. İlke
Uluslararası hukuka göre suç kabul edilen bir eylemde bulunan şahıs, devlet başkanı ya da sorumlu hükûmet memuru olmaları, işbu şahısları uluslararası hukuk önünde sorumluluktan kurtarmaz.
IV. İlke
Bir şahsın üstü ya da hükûmetinin emrine uygun davranması, ahlakî irade bir şahıs için her zaman bir olanak olduğundan, uluslararası hukuk önünde sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
V. İlke
Uluslararası hukuka göre suç işlediği iddia edilen şahıs, gerçeklere ve hukuka uygun olarak adil yargılanma hakkına sahiptir.
VI. İlke
Aşağıda sıralanan suçlar uluslararası hukuk önünde cezaî suçlar olarak belirlenmiştir:
(a) Barışa karşı işlenen suçlar

(i) Saldırgan ya da uluslararası antlaşma, sözleşme ve garantileri ihlal eden bir savaşı planlama, hazırlık ya da kışkırtma,
(ii) Ortak plana işbirliği yapma ya da (i) maddede belirtilen eylemlerin başarılması karşı komplo;
(b) Savaş suçları
Yasaların ya da savaş adetlerinin ihlalleri, örneğin: köle işçilere ya da herhangi bir amaçla sivil halka ya da işgal altındaki bölge halkına, savaş tutsaklarına, denizdeki insanlara, kötü davranma ya da onları, rehineleri öldürme, sınırdışı etme; kamu ya da özel mülklerin yağmalanması, kent, kasaba ve köylerin ahlaksızca yıkımı ya da askerî gereklilikle açıklamayacak biçimde tahrip edilmesi;
(c) İnsanlığa karşı işlenen suçlar
Cinayet, kitle imha, köleleştirme, sürgün ve sivil halka yapılan diğer insanlık suçları ya da siyasî, etnik ya da dinî nedenlerle eziyet ya da savaş suçu ya da insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili idam ya da eziyet ya da eylemler sürdürülmesi.
VII. İlke
Savaş suçu ya da insanlığa ya da barışa karşı işlenen suçların eyleme geçirilmesinde suç ortaklığı, VI. İlkede belirtildiği üzere uluslararası hukuka göre bir suçtur.

Duruşmaların İşleyişi:
Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi'nde duruşmalar belirli bir düzenle yürütülmüştür. Mahkeme süresince önce savcılık iddianameleri ve delilleri sunulmuş, ardından sanıklara savunma hakkı verilmiştir. Ayrıca duruşmalar sırasında tanık ifadeleri ve belgeleri de değerlendirilmiştir. Bu işleyiş, dönemin yürütülen ilk düzenli, adil ve sistematik yargılamaları arasındadır.