Ahıska Türkleri (Gürcüce: მაჰმადიანი მესხები veya მესხეთის თურქები - "Müslüman Meshiler"), Gürcistan'ın güneybatı ucunda, merkezi Ahıska (Ahaltsihe) olan Mesheti bölgesinde yaşayan Müslüman nüfusa 20. yüzyılın ikinci yarısında verilen addır. Bölgenin adından dolayı Meshet Türkleri ya da Mesket Türkleri ve Türkçede bölgenin adının Misketya biçiminde yanlış yazılmasından dolayı Misket Türkleri olarak da adlandırılmaktadır. Bu farklı adlandırmalar "Ahıska Türk'ü" teriminin yeni olmasından ve tarihsel kaynaklarda yer almamasından kaynaklanmaktadır.
II. Dünya Savaşı sırasında, 15 Kasım 1944 tarihinde Ahıska bölgesindeki Müslüman nüfus Orta Asya'ya, özellikle Kazakistan ve Özbekistan'a sürülmüştür. Sovyetolog Alexandre Bennigsen ve Marie Broxup'a göre, sürülen Ahıska Türklerinin sayısı 100.000 ile 200.000 arasında tahmin edilmekte olup, sürgün sırasındaki olumsuz koşullar nedeniyle yaklaşık 50.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Yazarlar, diğer sürülen halkların aksine Ahıska Türklerinin Almanlarla iş birliği yapmakla suçlanmadığını, sürgünün görünürde bir sebep belirtilmeksizin gerçekleştirildiğini ifade etmektedir. Bennigsen ve Broxup bu durumu, Stalin'in 1944 sonlarında Türkiye'ye yönelik bir baskı kampanyasına hazırlanması ve Kars, Ardahan, Artvin üzerindeki toprak talepleri bağlamında, sınır güvenliğini sağlamak amacıyla bölgeyi "Sovyet niyetlerine düşman olması muhtemel" nüfustan temizleme stratejisi olarak yorumlamaktadır.

"Ahıska Türkü" terimi

“Ahıska Türkleri”ne yönelik ilk yazılar tarihçi ve yazar Mehmet Fahrettin Kırzıoğlu tarafından ele alınmıştır. Sevan Nişanyan; Fahrettin Kırzıoğlu'nun Türkiye’nin kuzeydoğu illerinin nüfusunun "Kıpçak Türkü" olduğu iddiasını eleştirirken, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Stalin’in Orta Asya’ya sürgüne gönderdiği Ahıska Türkleri'nin dünya basınına yansımasıyla “Ahıska Türk'ü” teriminin Türkiye'de yaygınlaştığını belirtmiştir. Bir çalışmada da "Ahıska Türkü" teriminin 1980'lerden itibaren yaygın olarak kullanılmaya başladığı belirtilmiştir. Nitekim eski kaynaklarda “Ahıska Türkü” tabirine rastlanmamaktadır. Örneğin kapsamlı bir ansiklopedik çalışma olan Kamusü’l-Âlâm’da bir şehir olarak Ahısha (sonradan Ahıska) adı geçmekle birlikte "Ahıska Türkleri" adı altında bir madde yer almamaktadır.
Ruslar, Osmanlı-Rus savaşlarında (1828-1829 ve 1877-1878) tarihsel Mesheti bölgesini ele geçirdikten sonra, bu bölgenin nüfusunun tespiti sırasında Türkçe konuşan halkı “Türk”, “Karapapak” ve “Türkmen” olarak kaydetmiş ancak “Ahıska Türk'ü” gibi bir kategori kullanmamıştır. 1828-1829 savaşının ardından Edirne Antlaşması uyarınca Samtshe-Cavaheti bölgesinden gerçekleşen Müslüman göçü, "Gürcü göçü" olarak adlandırılmıştır. Muvahhid Zeki'nin Artvin üzerine kapsamlı bir çalışması olan ve 1927'de yayımlanan Artvin Vilayeti Hakkında Malumat-ı Umumiye adlı eserde de "Ahıska Türk'ü" adına rastlanmamaktadır. Oysa bu çalışmada yöre halkı; “Nüfus”, “Lisan”, “Halk Şarkıları ve Oyunları” gibi başlıklar altında demografik ve etnografik açıdan incelenmiştir.
Kırzıoğlu'nun 1970'te yayımlanmış ve bu terimi ileri sürdüğü ilk yazılarından birinde, Ahıska adının 482 yılına ait bir kaynakta “Ak-Eska” olarak geçtiğini ileri sürmüştür. Ancak 482 yılına ait olduğunu ileri sürdüğü ama adını vermediği kaynağın varlığı şüphelidir. Nitekim bu yer adı esasen, “yeni kale” anlamındaki Gürcüce Ahal-tsihe'den (ახალციხე) gelir.
Sevan Nişanyan, Ahıska Türkü adı verilen topluluğun Türkiye'deki ana yerleşim alanının Ardahan'ın Posof ilçesi olduğunu aktarırken buralardaki köy ve mezraların kadim zamanlardan beri Gürcüce adlar taşıdığını belirtir. Nişanyan'ın aktardığı "Ahıskalı" kişi adları ise cumhuriyet dönemi nüfus müdürlüğü kayıtlarından alınmış olup Poshov (Posof) livasının en eski kayıtlarını içeren 1595 tarihli Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan adlı Osmanlı mufassal defterindeki kişi adlarından tamamen farklıdır. Söz konusu mufassal defterde vergi yükümlüsü olarak kaydedilmiş erkek adlarının büyük çoğunluğu Gürcü kişi adları, çok azı da Fars ve Ermeni kişi adlarından oluşmaktadır.
Gürcistan'daki Ahaltsihe kentinin Türkçedeki adından geliştirilen "Ahıska" (Osmanlı döneminde Ahısha) terimi, “Ahıska Türk'ü” bağlamında muğlak bir kullanıma sahiptir. Bazen sadece Ahıska kenti ve çevresi, bazen tarihsel Mesheti bölgesi, bazen Mesheti bölgesini de aşan daha geniş bir coğrafyayı tanımlamak için kullanıldığı görülmektedir. Bundan dolayı "Ahıska Türk'ü" yerine "Mesket Türk'ü" hatta "Misket Türk'ü" bile denmektedir.
Kaynaklara dayalı bu tespitler, "Ahıska Türk'ü" teriminin geç tarihte yapay olarak türetildiğini, tarihsel dayanağı olmadığını; günümüzde tarihsel olmaktan çok, siyasal nedenlerle kullanıldığını göstermektedir. Nitekim bu terim en yaygın biçimde 1944 yılında Sovyet yönetimi tarafından Gürcistan'ın Mesheti bölgesinden sürgün edilmiş olan Müslümanları tanımlamak için kullanılmaktadır.
Ahıska Türkü olarak adlandırılan nüfus arasında bir diğer öz tanımlama ise "Yerli"dir. Bu terimi, kendilerini Terekemeler, Tatarlar ve Kürtler gibi göçmen nüfustan ayırmak için kullandıkları düşünülür. Öte yandan "Yerli" ifadesiyle, bölgenin otokton halkı olan Gürcülerin kastedildiği, bu nüfusun 17-18. yüzyıllarda Müslümanlaşarak "Kartveli" (Gürcü) adını terk ettiği ifade edilir. Nitekim kendini "Yerli" olarak tanımlayan bu halk, "Ahıska Türkü" teriminin icadından önce, "Dil Bilmez Gürcü" olarak adlandırılmaktaydı.
Kendisini yerli olarak adlandıran halk yani bugünkü ismiyle "Ahıska Türkleri", bölgede yaşayan Terekemeler tarafından Çinçavat kelimesiyle adlandırılmaktaydı. Katip Çelebi, Çinçavatların Gürcü taifesinden Hristiyan bir toplum olduğunu kaydeder. Kendilerini yerlilerden farklı bir toplum olarak gören Terekemeler; Çinçavat dışında yerliler için Bezbaş, Gagavan, Cavak Köpoğlu, Çatıkuyruk ve Sırtısarı isimlerini de kullanmaktaydı. Egzonim olan bu terimlerin aşağılama içerdiği düşünülür. Nitekim Çinçavat Ermeniceden ödünç bir kelime olup esasen imansız anlamına gelmektedir.

Genetik

Ahıska Türkleri olduğu belirtilen bazı kişilere ait test edilen DNA örnekleri arasında en yaygın Y kromozom haplogrubu J olurken ikinci sırada Y kromozom haplogrubu G yer almaktadır. Bu yönüyle sonuçlar Kafkasya'nın yerli etnik gruplarına benzer.