Leblebici Horhor Ağa, 1875'te bestelenen, ilk defa İstanbul'da 11 Ocak 1876'da sahnelenen üç perdelik operet. ilk Türkçe operetlerdendir. Librettosu Takvor Nalyan'a, müziği Dikran Çuhacıyan’a aittir. İstanbul’da yaşanmış gerçek bir aşk hikâyesini konu alır.
Eserin orijinal versiyonu, prömiyerinden 140 yıl sonra 1943'te Ermeni asıllı Gerald Papazyan tarafından revize edilmiş ve revize edilmiş eser "Karine (veya Garine)" olarak anılmıştır.
Hazırlama ve temsiller
İstanbul dahilinde yazılı Türkçe tiyatro oyunu oynama tekeli on yıl süre ile Güllü Agop Efendi’ye verildiği için Çuhaçıyan, 1874’te “Operahane-i Osman” adlı bir operet topluluğu kurarak İstanbul’da temsiller vermek yoluna gitmişti.
Çuhaçıyan'in yarattığı Türkçe operetler arasında en sevilen eseri "Leblebici Horhor" opereti olmuştur. Çuhaçıyan bu eseri 1875'te bestelemeye başladı. 11 Ocak 1876'da eserin prömiyer temsili ilk defa Beyoğlu Fransız Tiyatrosu'nda sahnelendi ve çok beğenildi.
Leblebici Horhor'da baş kadın rolü olan Fadime'yi oynayan profesyonel opera sanatçısının "Şazik Köylüyan" (1854-1895) olduğu bildirilmektedir.
Orijinal versiyonunun konusu ile Ermenice, Yunanca, Almanca, Fransızca ve Rusçaya çevrilip bu dillerde de oynandı.
Bu eserinin revize edilmiş versiyonu Ermenice olarak Ermenistan'da Gerald Papazyan yönetimi altında "Garine" adı ile filme çekilmiştir.
Leblebici Horhor operetinin prömiyer temsilinin 140. yıl dönümünde 14-15 Ağustos'ta Londra bulunan "Arcola Theatre"da her yıl yapılan "Grimeborn Festivali" için genel sanat yönetmenliğini Mehmet Ergen'in yaptığı bir temsilde Leblebici Horhor'dan Gerald Papazyan'ın revize ettiği bu operet "Garine" adıyla İngilizce çevirisi ile temsil edilmiştir.
Orijinal versiyonunun konusu ile eser, 1916'da ilk defa sinema filmi olarak yapılmaya başlanmıştır. Bu yapılmakta olan filmde Sigmund Weinberg yapımcı ve direktörlük yüklenmiş ve şarkılı rolleri Benliyan trubunun oynaması planlanmıştır. Fakat bu şarkıcı trubunun en önemli oyuncularından birisinin ölmesiyle bu film tamamlanamamıştır.
Bundan sonra Leblebici Horhor 1923'te Muhsin Ertuğrul direktörlüğü ile sessiz film olarak çekilmiştir Bu film, seyirciye gösterilirken sinema salonunda operetin müziğinin piyano ile çalınması ile desteklenmiştir.
1934'te yine Muhsin Ertuğrul direktörlüğü altında İpek Film tarafından bu sefer senaryosu Nazim Hikmet Ran tarafından yazılarak sesli film olarak Leblebici Horhor Ağa adıyla sinemaya çekilmiştir. Bu film "Venedik Uluslararası Film Şenliği” ne katılmış ve ilk defa Türkiye için uluslararası bir film festivali ödülü (onur ödülü) kazanmıştır. Fakat yine de bu filmin İpek Filme fazla kazanç sağlamadığı bildirilmektedir.
Bu operet 1965'te Ankara Devlet Operası sanatçıları tarafından opera olarak yapılıp sahnelenmiştir. 1975'te televizyon filmi olarak çekilmiştir.
Orijinal versiyon
Leblebici Horhor operetinin Takvor Nalyan tarafından hazırlanan (Ocak 1876'da prömiyeri yapılan) orijinal ilk versiyonunda olaylar, İstanbul'da henüz yeniçeri ocağının kapanmadığı bir devirde geçmektedir. Mirasyedi Hurşid Bey, Şile'deki bir gezintisi sırasında Leblebici Horhor'un kızı Fadime'yi görür. Birbirlerini ilk bakışta seven ve âşık olan gençler Kağıthane'de gizlice buluşur; birbirleri ile evlenmek isterler.
Leblebici Horhor Efendi bu evliliğe karşı çıkınca Hurşit Bey Fadime'yi Şile'ye kaçırır; konağında saklar. Kızını Hurşit Bey'in elinden almak için kadın kılığına giren Leblebici Horhor Efendi yakalanır. Hurşit Bey'in adamlarından dayak yer.
Küçük düşen Leblebici Horhor Ağa, kızı Fadimeyi Hurşit Bey'in elinden almayı bir kez daha denemek üzere İstanbul'un bütün leblebicilerini toplar. Bir yanda Hurşit Bey'in adamları, bir yanda Leblebici Horhor Efendi'nin leblebicileri ve öte yanda da yeniçeriler birbirlerine girerler. Bostancıbaşı, herkesi yatıştırır; tarafları dinler. Bostancıbaşı'nın zorlaması ile Leblebici Horhor Efendi bu evliliğe razı olur.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!