Antalya, Türkiye'nin Antalya ilinin merkezi olan şehirdir. Türkiye'de "turizmin başkenti" olarak görülür. Özellikle yaz aylarında Antalya'yı ziyaret eden turist sayısı artar.
Antalya, 1980 yılından sonra uygun iklim koşulları ve turizm nedeniyle hızla gelişmiş ve buna paralel olarak günümüzde Türkiye'nin en kalabalık beşinci ili olmuştur. Antalya'da ekonomik hayat büyük oranda ticaret, tarım ve turizme dayalıdır.
Antalya ilinin kapsadığı bölge tarih öncesinden günümüze dek pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır ve Türkiye'de en çok antik kent bulunan ildir. Sırasıyla Likyalılar, Lidyalılar, Pamfilyalılar, Bergamalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklu Hanedanı, Osmanlılar ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti hâkimiyetinde bulunan Antalya bu medeniyetlerin hiçbirine başkentlik yapmamıştır.
Antalya, 2015 yılında G20 Zirvesi'ne ve 2016 yılında ise Expo 2016'ya ev sahipliği yapmıştır.
Antalya'nın simgeleri arasında Saat Kulesi ve Kaleiçi Bölgesi yer alır.
Antalya il merkezinin rakımı (deniz seviyesinden yüksekliği) 49 metredir.
Antalya il merkezinin yüzölçümü ortalama 20,909 km²dir.

Köken bilimi

Helenistik dönemde Bergama Kralı II. Attalos (MÖ 159-138), askerlerine "Gidin ve bana yeryüzündeki cenneti bulun" der. Askerlerinin gösterdiği yer olan bugünkü Antalya'yı beğenen II. Attalos, bölgenin stratejik önemini dikkate alarak buraya bir liman şehri kurdurur ve kenti kendi adına “Ataleia” olarak adlandırır. Şehrin adı eski Arap kaynaklarında “Antaliye”, Türk kaynaklarında ise “Adalya” olarak anılır. Yerleşme, 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren “Antalya” olarak adlandırılmıştır.
Antalya adı, biyolojide takson isimlerinde antalyaensis, antalyensis, antalyanus, antalyana biçimlerinde kullanılır.

İlk Çağ öncesi

Anadolu'da insana ait bilinen en eski yerleşim alanlarından biri, Antalya kent merkezinden yaklaşık 30 km kuzeybatıda, Korkuteli yolu üzerinde, Toros Dağlarının Akdeniz'e bakan yamaçlarında bulunan Karain Mağarası'dır. Tarihlendirilmesi günümüzden yaklaşık 500 bin yıl öncesine, başka bir deyişle Eski Taş Çağı'nın ilk dönemlerine aittir. Bu dönem, günümüzden 2 milyon ile 140 bin yıl öncesi arasındaki evreyi içerir. Karain'de mağara adamlarına (homo sapiens neandertalensis) ilişkin kemik kalıntıları da ele geçmiştir. Bu kalıntılar, tüm Anadolu'da ele geçen en erken fosil kalıntılarıdır.
Bölgenin en eski tarih öncesi dönem buluntularını içeren Karain Mağarası, Eski Taş Devri ve Cilalı Taş Devri'nden, Beldibi Mağarası ise Orta Taş Çağı'ndan veriler sunar. Bademağacı Höyüğü'nde yapılan kazılarda Cilalı Taş Çağı yerleşimlerine, buluntularına ve insanın yerleşik hayata geçişinin ilk izlerine rastlanır. Bunlara Karataş, Semahöyük'te yapılan kazılarla elde edilen Erken Tunç Çağı bulguları da eklendiğinde, bölgede Eski Taş Çağı'ndan günümüze kadar kesintisiz bir uygarlık vardır.