Portekiz, resmî adıyla Portekiz Cumhuriyeti, Güneybatı Avrupa'da yer alan bir ülkedir. İber Yarımadası'nın güneybatı kesiminde yer alan ve kuzey ve doğuda İspanya ile Atlantik Okyanusu'ndaki Madeira ve Azor takımadaları ile çevrili Portekiz anakarası'dan oluşan üniter bir cumhuriyettir. Ülkenin nüfusu 11,4 milyondan fazladır ve başkenti Lizbon en büyük şehridir. Portekiz'in iç suları ve karasuları birlikte topraklarının beşte ikisini oluştururken, münhasır ekonomik bölgesi Avrupa'nın en büyüklerinden biridir ve arazisi çeşitli manzaralar ve bölgesel iklimler içerir.
Batı İber Yarımadası, tarih öncesi dönemden beri yerleşim görmüştür ve en eski yerleşim izleri MÖ 5500 ile MÖ 5300 yılları arasına tarihlenmektedir. Portekiz, 868 yılında León Krallığı'nın bir kontluğu olarak kurulmuş ve 1179 yılında, 711 yılından beri İber Yarımadası'nı işgal eden Müslümanlara karşı yapılan Reconquista'nın sonucu olarak resmen krallık haline gelmiştir. Keşifler Çağı'nda, krallık denizcilik biliminde ve deniz keşiflerinde yeni topraklar ve deniz yolları keşfetmek için çeşitli ilerlemeler kaydetmiş ve bu da Portekiz İmparatorluğu'nun kurulmasına yol açmıştır. Krallık 1910 yılında cumhuriyet olmuş ve 1926'dan 1974'te diktatörlüğün devrilmesine kadar diktatörlükle yönetilmiştir; bu da 1976'da demokrasinin tam olarak kurulmasını sağlamıştır.
Portekiz, yarı başkanlık sistemine sahip, anayasal, üniter bir cumhuriyet ve dört ayrı egemenlik organına sahip çok partili temsili bir demokrasidir: cumhurbaşkanı, hükümet, parlamento ve yargı. Cumhuriyet Meclisi olarak bilinen tek meclisli bir ulusal yasama organına sahiptir. Portekiz, iki özerk bölgeye ve anakarada yedi bölgeye ayrılmıştır, ancak oldukça merkeziyetçi bir yapıya sahiptir.
Gelişmiş bir ülke olan Portekiz, esas olarak hizmetler, sanayi ve turizme dayanan gelişmiş bir ekonomiye sahiptir. Topraklarında yaşamış çeşitli medeniyetlerin şekillendirdiği Portekiz, Portekizcenin 250 milyondan fazla anadili konuşanıyla dünyanın en çok konuşulan beşinci anadili olmasını sağlayan, dünya çapında etkiye sahip bir kültür geliştirmiştir. Sömürge ve diplomatik tarihi ve coğrafi konumuyla şekillenen istikrarlı bir dış politikaya sahip olan Portekiz, birçok uluslararası kuruluş ve forumun üyesidir.
Tarihçe
Portekiz, 5 Ekim 1143'te Kastilya ve León Kralı VII. Alfonso'nun Portekiz Kontluğu'nun bağımsızlığını tanıması ve I. Afonso'yu Portekiz Kralı olarak kabul etmesiyle bağımsız bir ülke olarak kurulmuştur. Günümüzdeki topraklarının yarısı kadar bir alanda kurulduktan sonra Afonso ve kendisinden sonra gelen krallar Hristiyan tarikatlarının askerî desteğiyle Endülüslüler'den daha fazla toprak koparabilmek için sürekli güneye doğru ilerlemişlerdir. 1249 yılında Algarve'nin güney kıyılarına ulaştıktan sonra Portekiz Reconquistası (Fetih) sona ermiştir.
1383 yılında erkek vâris bırakmadan ölen Portekiz Kralı'nın kızıyla evli olan Kastilya Kralı Portekiz tahtında hak iddia edince ortaya çıkan halk ayaklanması 1383-1385 Krizi'ne yol açtı. Sonradan I. João olarak Portekiz tahtına geçen Avizli João ve general Nuno Álvares Pereira yönetimindeki bir kısım soyludan ve halktan oluşan birlikler Aljubarrota Muharebesi'nde Kastilya birliklerini yendi. Bu savaş hâlâ komşu İspanya ile olan bağımsızlık mücadelesinin bir sembolü olarak görülmekte ve Portekiz tarihinin en ünlü savaşı olarak değerlendirilmektedir.
1373 yılında İngiltere ile yapılan ittifak günümüzde de devam etmekte ve muhtemelen tarihin en uzun ittifakı sayılmaktadır. Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya'nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı'nı başlatmıştır. Kral I. João'nun oğlu Prens Infante Henrique o Navegador (Denizci Henrique), bu çağın başlangıcında büyük rol oynamış ve keşif gezilerinin ana destekleyicisi olmuştur.
1415 yılında bir Portekiz filosunun Kuzey Afrika'daki zengin ticaret merkezi Ceuta'yı ele geçirmesiyle Portekiz İmparatorluğu başlamıştır. Bunu Atlas Okyanusu'ndaki ilk keşifler izlemiş, Azorlar ve Madeira'nın keşfiyle ilk sömürgecilik hareketleri başlamıştır.
15. yüzyıl boyunca Portekizli kâşifler, Avrupa'da çok aranan değerli baharatların ülkesi Hindistan yolunu ararken Afrika kıyıları boyunca güneye doğru seyahat ettiler ve yol boyunca ticaret noktaları kurdular. Sonunda 1498 yılında Vasco da Gama deniz yoluyla Hindistan'a ulaştı ve günümüzün onda biri olan bir milyon nüfusa sahip Portekiz için refah dönemi başladı.
1500 yılında Brezilya'ya ayak basan Pedro Álvares Cabral burayı Portekiz topraklarına kattı. On yıl sonra Afonso de Albuquerque, Hindistan'daki Goa'yı, Basra Körfezi'ndeki Hürmüz'ü ve günümüz Malezya'sındaki Malakka'yı işgal etti. Dolayısıyla Portekiz İmparatorluğu Hint Okyanusu ve Güney Atlas Okyanusu'ndaki ticaret yollarının egemenliğini eline geçirdi.
1580 yılından 1640 yılına kadar Portekiz'in bağımsızlığı bir süre sekteye uğradı. Fas'taki Osmanlı Fas kuvvetleriyle yaptığı Vadisseyl Muharebesi sırasında ölen Portekiz Kralı I. Sebastião ardında erkek vâris bırakmayınca İspanya Kralı II. Felipe taht üzerinde hak iddia etti ve Portekiz Kralı I. Filipe olarak tahta geçti. Bu savaş Portekiz'i büyük devletler sınıfından çıkardığı gibi Kuzey Afrika'ya ve Fas'a tehdidi ortadan kaldırmış, Osmanlı devletini Kuzey Afrika'nın tartışmasız hâkimi hâline getirmiştir. Ancak bundan hoşnut kalmayan Portekiz soylularının desteğiyle ayaklanma başlatan IV. João 1640 yılında kral ilan edilerek Bragança Hanedanını başlattı. Aynı dönemde Büyük Britanya ve Hollanda, Portekiz İmparatorluğu'nun denizaşırı topraklarını ele geçirmek için saldırmaktaydı ve Portekiz özellikle 1822'de Brezilya'nın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte, 20. yüzyıla kadar sürecek olan bir çöküş dönemine girdi.
5 Ekim 1910 tarihindeki cumhuriyetçi devrim Portekiz monarşisini ortadan kaldırdı. Ama devam eden kaos ortamı ve I. Dünya Savaşı'na askerî katılımın artırdığı önemli ekonomik problemler 28 Mayıs 1926'daki askerî darbeye neden oldu. Bu darbe sonucunda António de Oliveira Salazar ekonomik dengeyi ve toplumsal düzeni sağlayarak 1933 yılına kadar sürecek olan sağ eğilimli askerî diktatörlük tarafından başa getirildi. Gelenekçi otoriter bir rejim olan ve faşizme yakınlığıyla tanınan Estado Novo (Yeni Devlet) yeni bir anayasanın kabulüyle Salazar tarafından kuruldu. II. Dünya Savaşı'nda İttifak Devletleri'ne yaptığı yardımlar nedeniyle bu rejim ayakta kalmaya devam etti. 1961 yılında Angola'da, 1963 yılında Portekiz Ginesi'nde ve 1964 yılında Mozambik'te başlayan bağımsızlık hareketleri Portekiz Sömürge Savaşları'na yol açarak yönetimdeki rejimi zayıflattı. 1968 yılında Salazar yönetimden ayrıldı ve yerine Marcelo Caetano geçti. 25 Nisan 1974 tarihindeki kansız solcu askerî darbe Afrika sömürgelerine bağımsızlıklarını verdiği gibi günümüzün demokratik rejiminin kurulmasına da önayak oldu. Avrupa Birliği'ne tam üyeliğe 1986 yılında kabul edilen Portekiz 1999 yılında da Euro para birimini kullanmaya başladı.
Devlet yapısı
Portekiz 1976 yılında kabul edilen anayasaya göre yönetilen demokratik bir cumhuriyettir.
Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi (Assembleia da República), Hükûmet ve Mahkemeler; Portekiz devletinin dört ana organını oluşturur. Yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı; Portekiz Anayasası'nda temel alınmıştır.
Beş yıllık görev süresi için halk oylamasıyla seçilen Cumhurbaşkanı'nın yürütme görevi yoktur ve Devlet Başkanlığı görevini yerine getirir. Cumhuriyet Meclisi; dört yıllık görev süresi için halk oylamasıyla seçilen 230 milletvekilinden oluşan yasama organı görevini icra eden parlamentodur.
Yürütme organı olan hükûmet; kendi Bakanlar Kurulunu ve onların müsteşarlarını seçen başbakan tarafından yönetilir. Ulusal ve bölgesel hükûmetlerde iki siyasi partinin çoğunluğu görülmektedir: Sosyalist Parti ve Sosyal Demokrat Parti.
Mahkemeler; ceza, idari ve mali olarak üçe ayrılır. Yüksek Mahkeme, temyiz kararlarında son karar verici mekanizmadır. Dokuz üyeli Anayasa Mahkemesi, yasaların anayasaya uygunluğunu gözetir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!