Avusturya İmparatorluğu'nun Kökenleri ve Yapısı

Avusturya İmparatorluğu, 1804 ile 1867 yılları arasında Habsburg Hanedanı tarafından yönetilen Orta Avrupa topraklarına verilen isimdi. Habsburg hanedanı mensupları 1273'ten itibaren çeşitli aralıklarla Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu'nu yönetmişler, 1282'den itibaren aralıksız olarak Avusturya Arşidüklüğü'nün yönetimini ellerinde tutmuşlardır. Bu süreçte Habsburg hakimiyeti başta Bohemya ve Macaristan olmak üzere çeşitli Orta Avrupa ülkelerine yayılsa da, Habsburg hükümdarlarının topraklarının tamamını kapsayan bir devlet olarak Avusturya İmparatorluğu ancak 1806'da ilan edilmiştir. Bu tarihe kadar Avusturya İmparatorluğu adını taşıyan bir devletin varlığından söz edilemez. Bu büyük güç daha sonra 1867'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu adını almıştır.

Tarihçe ve Büyük Siyasi Dönüşümler

Napolyon'un yenilgisinde oynadığı önemli rol Avusturya'ya Avrupa'da diplomatik önderlik sağladı. 1814-1815 Viyana Kongresi'nde Avusturyalı Klemens Meternich önde gelen devlet adamıydı. Barış antlaşmasında Avusturya, Belçika ve Batı Almanya'daki topraklarını yitirdi; fakat Kuzey İtalya'daki Lombardiya ve Venedik'i aldı. Ancak ulusal bağlarla değil, hanedan bağları ile bir araya gelmiş çok uluslu bir imparatorluk olan Avusturya İmparatorluğu; Fransız İhtilali'nin ulusçu ve özgürlükçü etkileri karşısında görüldüğü kadar güçlü değil idi. Şubat 1848'de Paris'te başlayan devrim, Viyana dahil Avusturya İmparatorluğu'nun birçok yerinde ayaklanmalara yol açtı. Bu baskı altında Meternich istifa etti. Özgürlükçü reformlar yapıldı. O zamana dek Macarlar, Slavlar, İtalyanlar ve diğer etnik gruplar, imparatorluğun işlerinde yalnızca ikinci derece rol oynamışlardı. Almanlar geleneksel olarak yönetimde etkin durumdaydılar ve Almanca resmi dildi. Şimdi ise diğer uluslar Almanlar ile eşitlik istiyorlardı. Çok iyi örgütlenmiş olan Macarlar bağımsız bir Macar Cumhuriyeti ilan ettiler. I. Franz Joseph, Macaristan üzerindeki egemenliği ancak Rus Çarı'nın yardımı ile yeniden kurabildi. Avusturya'yı 68 sene yönetecek olan Franz Joseph döneminde Avusturya, mutlakiyetten meşruti monarşiye ve oradan da parlamenter demokrasiye geçti. Bu dönem aynı zamanda azınlıklar arasındaki kesin çelişkilerle Avusturya'nın zayıflamasına da tanık oldu. 1859'da Avusturya Lombardiya'yı İtalya'ya terk etti. Daha sonra 1866'da Almanya'nın önderliği için Prusya ile Avusturya arasındaki yüzyıllık mücadele sonuçlandı. Prusya, İtalya ile ittifak yaparak Avusturya'ya saldırdı. Avusturya ve Viyana Kongresi'nce kurulan Alman Konfederasyonu dağıldı ve Avusturya, Venedik'i İtalya'ya terk ederek İtalya ve Almanya üzerindeki egemen konumunu yitirdi.