Anadolu Selçuklu Devleti, Türkiye Selçuklu Devleti veya Rum Sultanlığı (Farsça: سلجوقیان روم, Selcūkiyân-i Rūm, Anadolu Selçukluları), Selçuklu Türklerinden olan Kutalmış oğlu Süleyman Şah tarafından Anadolu'da İznik başkent olmak üzere 1077 yılında kurulmuş olan Türk devletidir.
Türkler, çeşitli sebeplerden ötürü ana vatanları olan Orta Asya'dan göç etmek zorunda kalmışlar ve kendilerine yeni bir vatan aramaya başlamışlardır. Bu yüzden Selçuklu Türkleri, çevre bölgelere akınlar düzenlemeye başlamışlardır. Örneğin Anadolu'ya yapılan ilk akınlar, 1015-1018 yılları arasında gerçekleşmiştir. Büyük Selçuklular, 1040 yılındaki Dandanakan Muharebesi ile Gaznelileri yenmiş ve bağımsız olmuşlardır. Selçukluların bağımsız olmasıyla birlikte çevre bölgelere yapılan akınlar daha sistemli hâle gelmiştir. Nitekim bu akınlar sonucunda Anadolu'nun uygun bir bölge olduğu anlaşılmıştır. Anadolu egemenliği için, Büyük Selçuklu Devleti ile Anadolu'yu elinde bulunduran Bizans İmparatorluğu arasındaki ilk savaş, 1048 yılında gerçekleşmiş ve Pasinler Muharebesi olarak bilinen bu savaşla birlikte Anadolu egemenliği için yapılan ilk savaş, Selçuklu zaferiyle noktalanmıştır.
Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in ölümünün ardından Büyük Selçuklu tahtına Alp Arslan oturmuş ve Anadolu üzerine yapılan akınları hızlandırmıştır. Bu dönemde Bizans İmparatoru olan Romen Diyojen ise, Anadolu toprakları için oluşan bu büyük tehlikeyi ortadan kaldırmak için yaklaşık 200.000 kişilik ordusuyla başkenti Konstantinopolis'ten ayrılmış ve bugünkü Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'ne doğru ilerlemeye başlamıştır. Sultan Alp Arslan, Bizans'ın büyük bir orduyla Doğu Anadolu'ya geldiğini öğrenince bu orduyu karşılamak için aynı bölgeye bir orduyla ilerlemiştir. Daha sonra iki ordu, 26 Ağustos 1071 tarihinde Muş'un Malazgirt Ovası'nda karşılaşmış ve Malazgirt Meydan Muharebesi, kesin Selçuklu zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu zaferle birlikte İran, Azerbaycan, Horasan gibi bölgelerde bulunan Türkler, kitleler hâlinde Anadolu'ya göç etmeye başlamıştır.
Selçuklu Hanedanı'ndan olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Marmara Bölgesi'ndeki askerî faaliyetleri sonunda İznik'i alarak 1075 yılında Anadolu Selçuklu Devleti'ni kurmuştur. I. Haçlı Seferi başlarında İznik'in düşmesi üzerine Selçuklular Anadolu içlerine çekilmiş ve sonunda Konya başkent olmak üzere ayakta kalmayı başarmıştır. 13. yüzyıl başlarında Sultan I. Alaeddin Keykubad ile Anadolu'nun en güçlü devleti durumuna gelen Anadolu Selçuklu, 1243 yılındaki Kösedağ Muharebesi'nde Moğollara yenilmesiyle birlikte İlhanlılara yıllık haraç ödeyen denetim altında bir devlet durumuna gelmiş ve Moğolların devlet yönetimine süreç içinde artan müdahalesiyle, son Anadolu Selçuklu Sultanı II. Mesud'un da ölümüyle birlikte dağılmıştır.
Avrupa'dan birkaç tarihçi, I. Haçlı Seferi sırasında Anadolu'da karşılarına çıkan Türk savaş gücü ve karşılaştıkları Türkmen gruplarına bakarak Anadolu'nun artık Türk diyarı olduğunu görmüşler ve bu topraklara ''Türkiye'' demeye başlamışlardır. Diğer yandan, bu dönemde tüm İslam dünyasının Anadolu için kullandığı ifade ''Diyar-ı Rum''dur. Dolayısıyla ülkeye Rum Sultanlığı da denilmiştir.
Selçuklular öncesi Anadolu
Anadolu Selçuklu Devleti'nin kuruluşu yıllarından önceki yüzyıllarda Anadolu; Bizans-Arap, Bizans – Sasani ve Arap-Sasani mücadelelerinin yaşandığı topraklardır. Yüzyıllara yayılan bu savaşlar, ekonomik ilişkileri büyük ölçüde yıpratmış, ticaret daralmış, üretim ve gelir düşmüştür. Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır. Bölgede Bizans merkezî otoritesinin zayıflaması ise yerel otoritelerin bölgeler üzerindeki erkini arttırmış, belirgin bir biçimde kendi başına, keyfi davranmalarına, bunun sonucu halkı daha da ezmelerine neden olmuştur. Uluslararası transit ticaretin Anadolu'dan geçen kuzey – güney ve doğu – batı hatları daha önceden, Orta Doğu'nun ve Levant'ın İslam İmparatorluğu'nun kontrolünde olması dolayısıyla kesilmişti. Bu durum Anadolu'yu transit ticaretin dışında bırakmıştır, ayrıca bir ekonomik daralmaya yol açmıştır. Sasani İmparatorluğu'nun 651 yılında Raşidin Orduları tarafından yıkıldıktan sonra Anadolu yine de politik ve sosyoekonomik olarak rahatlamış değildir. Bu kez de Emeviler ve Abbasiler devrinde Anadolu, İslam dünyasını “gaza sahası hâline gelecektir.” Her bahar Müslüman ülkelerden kalkıp gelen dinsel ülküleri uğruna savaşanlar, toplanma yerleri Tarsus ve Malatya'da bir araya gelerek Bizans yerleşimlerine, zaman zaman derinlemesine akınlara çıkıyordu. Bu derinlik birkaç kez Konstantinepolis'e kadar ulaşmış, kenti kuşatmıştır. Bu akınlar sırasında surlarla çevrili kentler kısmen korunabildiyse de kırsal alan ağır biçimde yağmalanmıştır. Sonuç olarak kırsal alan nüfusu bir kez daha boşalmıştır.
Tarihi
Anadolu Selçuklu Devleti tarihi,
“kuruluş dönemi”, Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın İznik'i aldığı, devleti kurduğu 1075 yılından, III. Kılıç Arslan dönemine, 1204 - 1205 yılına kadar
“yükseliş dönemi”, hemen ardından Gıyaseddin Keyhüsrev'in ikinci saltanat yıllı 1205 yılından I. Alaeddin Keykubat'ın ölümüne (1237) yılına kadar
çöküş dönemi 1237'den, II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in tahta geçişinden Moğol işgalinin yıkıcı baskısı altında 1308 yılına kadar
üç dönem olarak değerlendirilir. Anadolu'da siyasi birliğin sağlanması ise şu aşamalarla olmuştur. Danişmendli Beyliklerinin ilhakı II. Kılıç Arslan tarafından, Sivas şubesi (1169), Kayseri şubesi (1175) ve Malatya şubesi (1178), II. Süleyman Şah'ın Erzurum Saltuklular'ı ilhakı (1202), I. Alaeddin Keykubat'ın Erzincan Mengüçlü Beyliği'ni ilhakı (1228), Harput Sökmenoğulları Beyliği'ni (1234) ile sağlanmıştır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!