Ankara Sanayi Odası tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapora göre, Türkiye'de 15-29 yaş aralığındaki gençlerin yaklaşık yüzde 25,9'u ne eğitim hayatında ne de iş yaşamında yer alıyor. Bu durum, ülkemizdeki 4,7 milyon gencin üretim süreçlerinden uzak kaldığını ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçları, Türkiye'nin ne eğitimde ne de istihdamda (NEET) bulunan genç nüfus oranında OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama yüzde 11,1 olan bu oran, Türkiye'de çok daha yüksek seyrederek ekonomik kalkınma üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Gençlerin iş gücüne katılamamasının yıllık maliyeti, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,8 ile 3,5'i arasına ulaşmış durumda. Bu rakam, yıllık bazda yaklaşık 47,5 milyar dolarlık bir ekonomik kayıp anlamına geliyor. Uzmanlar, bu durumun hem ekonomik büyüme hem de toplumsal refah seviyesi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirtiyor.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, çözüm sürecinde eğitim ve üretim arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle imalat sanayisinde CNC operatörlüğü, kaynakçılık ve endüstriyel otomasyon gibi alanlarda ciddi bir ara eleman ihtiyacı bulunuyor. Gençlerin bu üretim odaklı alanlara mesleki yönlendirme mekanizmalarıyla kazandırılması, krizin aşılmasında anahtar rol oynayabilir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!