Sporun en ilginç tarafı, insanı sürekli sınamasıdır. Bir gün omuzlarda taşınırken, ertesi hafta aynı insanlar sizi eleştirebilir. Tribün, forma ve arma değişmez ama bakışlar her zaman değişir. Çünkü başarı, sporda en kısa ömürlü duygulardan biridir.
Son yıllarda dikkat çeken en büyük sorun ise kaybetmeye tahammülümüzün giderek azalmasıdır. Her mağlubiyetin ardından hemen sorumlular aranır, teknik direktörler tartışılır ve oyuncuların karakteri sorgulanır.
Oysa her yenilginin büyük bir kriz olduğu düşüncesi, galibiyetlerin de değerini azaltır. Çünkü başarı, biraz da zorlukla ve mücadeleyle anlam kazanır. Hiç tökezlemeyen bir takımın hikâyesi asla etkileyici değildir. Asıl iz bırakanlar, düştükten sonra ayağa kalkabilenlerdir.
Şampiyonluk kupaları kadar unutulmayan geri dönüşler vardır. İnsanlar kusursuzluğu değil, mücadeleyi sever ve kendilerinden bir parça buldukları hikâyeleri sahiplenirler. Taraftar, son düdüğe kadar oyunun içinde kalan takımın her zaman yanında yer alır.
Bugün futbola dair en büyük yanılgı, her sorunun anında çözülmesi gerektiği inancıdır. Oysa güçlü karakter ve iyi oyun zamanla, sahada yavaş yavaş inşa edilir. Spor, hayatın ta kendisidir ve kaybettikten sonra nasıl davrandığını bilenler her zaman yoluna devam eder.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!