Tiberius Caesar Augustus, doğumda; Tiberius Claudius Nero (16 Kasım MÖ 42 - 16 Mart 37), Augustus'un 14 yılında ölümünün ardından Roma İmparatorluğu tahtına çıkan ikinci Roma imparatoru. Tiberius Claudius Nero ve Livia Drusilla'nın oğlu olan Tiberius doğuştan Claudius ailesinin mensubuydu. Annesi, babasından boşanarak MÖ 39 yılında Augustus ile yeniden evlenmiştir. Tiberius, sonradan Augustus'un kızı ve üvey kız kardeşi Yaşlı Julia ile evlenmiş ve ardından Augustus tarafından evlat edinilerek Julius ailesi mensubu olmuştur. Tiberius'un ardından gelen imparatorlar bu iki aile arasındaki karışımı gelecek 40 yıl boyunca devam ettirmişler, tarihçiler de bu hanedanı Julio-Claudian hanedanı olarak adlandırmışlardır.
Tiberius, Pannonia, İllirya, Rhaetia ve Germania'daki seferleriyle kuzeydeki sınırların temellerini atmış, Antik Roma'nın en büyük generallerinden birisiydi. Ancak, imparator olmayı hiçbir zaman gerçekten istememiş karanlık, münzevi ve kasvetli bir yönetici olarak hatırlanmış; Yaşlı Plinius tarafından tristissimus hominum yani "insanoğlunun en kasvetlisi" olarak adlandırılmıştır. Tiberius'un oğlu Julius Caesar Drusus'un 23 yılında ölmesinin ardından, saltanatının kalitesi azalmış ve terörle sona ermiştir. 26 yılında Tiberius kendi kendine Roma'dan gönüllü sürgüne gitmiş ve yönetim erkini geniş ölçüde ahlaksız Praetorian Prefect'leri Lucius Aelius Sejanus ve Quintus Naevius Sutorius Macro'nun ellerine bırakmıştır. Tiberius'un ölümünden sonra evlatlık oğlu Caligula tahta çıkmıştır.

Geçmişi

Tiberius Claudius Germanicus Augustus Nero, 16 Kasım MÖ 42'de Tiberius Nero ve Livia Drusilla'nın oğlu olarak Roma'da doğdu. MÖ 39'da annesi babasından boşandı ve kısa bir süre sonra Tiberius Nero'nun oğluna hamile olduğu halde Gaius Julius Caesar Octavianus'la evlendi. Bu olaydan kısa bir süre sonra MÖ 38 yılında kardeşi Nero Claudius Drusus doğdu.
Tiberius'un İlk yılları hakkında çok az bilgi vardır. Halk önüne ilk kez MÖ 32 yılında henüz dokuz yaşındayken çıkmış, biyolojik babasına bir methiye sunmuştur. MÖ 29'da, üvey babaları Octavian'ın Antonius ve Kleopatra'yı yendiği Actium Muharebesi onuruna düzenlenen zafer alayında kardeşiyle birlikte zafer arabasında yer almıştır. MÖ 26 yılında Augustus ölümcül bir biçimde hastalanınca imparatorluğun yeniden bir kaos içine düşme tehlikesi baş gösterdi. Tarihçiler genellikle bu dönemde Augustus'un varisinin kim olacağı sorusunun birden ortaya çıktığı, ölümü halinde kendi pozisyonu için vâris olarak Agrippa ve Marcellus'u işaret etmiş olsa bile, ardılının kim olacağı belirsizliğinin Augustus'un en büyük sorunu haline geldiği konusunda hemfikirdirler.
Yanıt olarak, aralarında Tiberius ve kardeşi Drusus'un da bulunduğu birkaç olası varisin seçildiği görülmektedir. Tiberius, MÖ 24'te on yedi yaşındayken Augustus'un yönlendirmesiyle quaestor olarak politikaya girdi ve yasalar tarafından belirlenmiş beş yıllık süreden önce praetor ve konsül olarak seçilme hakkı kazandı. Benzer koşullar Drusus için de oluşturuldu.

Sivil ve askeri kariyeri

Kısa bir süre sonra Tiberius mahkemelerde bir avukat olarak yer almaya başladı ve muhtemelen Yunan hatipliğine merakı bu dönemde başladı. MÖ 20'de, Tiberius Marcus Agrippa ile doğuya gönderildi. Persler; Marcus Licinius Crassus (MÖ 53, Carrhae savaşında), Decidius Saxa (MÖ 40) ve Marcus Antonius (MÖ 36) komutasındaki Roma lejyonlarının sancaklarını ele geçirmişlerdi. Birkaç yıl süren müzakerelerden sonra, Tiberius Ermenistan'a Roma-Pers sınırında bir tampon devlet kurmak amacıyla büyük bir güçle girdi ve ardından Augustus bir uzlaşma sonucu sancakları geri aldı ve Ermenistan iki devlet arasından tarafsız tampon topraklar olarak kaldı.
MÖ 19'da doğudan döndükten sonra Tiberius, Augustus'un yakın arkadaşı ve Roma'nın en büyük generallerinden Marcus Vipsanius Agrippa'nın kızı Vipsania Agrippina ile evlendi. Drusus dikkatini Galya Narbonensis'e ve Germen cephesine verirken, Tiberius Alpler ve Transalp Galya'sı içlerindeki kabilelerle savaştı. Tiberius MÖ 16 yılında Tuna'nın kaynaklarını keşfetti ve kısa bir süre sonra yarı yoldan geri döndü. MÖ 13 yılında Roma'ya dönünce konsül olarak atandı ve hemen hemen aynı dönemde oğlu Julius Caesar Drusus doğdu.
Agrippa'nın MÖ 12'de ölümünün ardından hem Tiberius hem de Drusus saygıyla varis ilan edildiler. Augustus'un ricası üzerine Tiberius Vipsania'dan boşanarak Augustus'un kızı ve Agrippa'nın dul eşi Yaşlı Julia ile evlendi. Bu olay Tiberius için bir kırılma noktasıdır; Julia ile mutsuz bir evlilikleri vardı ve tek çocukları henüz bebekken ölmüştü. Anlatıldığına göre Tiberius bir keresinde Vipsania'ya koşmuş ve ağlayarak kendini affetmesi için yalvarmıştı. Kısa bir süre sonra Tiberius, Augustus ile buluşmuş ve Tiberius ile Vipsania'nın asla bir araya gelmemeleri için gerekenler yapılmıştır. Tiberius, Augustus sayesinde yükselmeye devam etmiş ve önce Agrippa'nın, ardından da MÖ 9 yılında kardeşi Drusus'un ölümünden sonra tahtın vârisi olarak tek başına kalmıştır. MÖ 12 yılında oldukça istikrarsız olan ve Augustus siyasetinde önemli yer tutan Pannonia ve Germania'ya askeri görevli olarak atandı. Roma'ya dönüşünün ardından MÖ 7'de ikinci defa konsül, sonra MÖ 6'da tribünik güç ile (tribunicia potestas) ödüllendirildi ve doğuda, evvelce Agrippa'nın sahip olduğu tüm pozisyonları üstlendi. Ne var ki, tüm bu başarı ve terfilere rağmen Tiberius mutlu değildi.