Thomas-Alexandre Dumas Kimdir ve Kökenleri
Fransız Devrim Savaşları döneminin en dikkat çekici figürlerinden biri olan Thomas-Alexandre Dumas Davy de la Pailleterie, 25 Mart 1762 tarihinde Fransız kolonisi olan Saint-Domingue'de dünyaya geldi. Tam adıyla bilinen ve tarihe yazılan bu özel isim, bir Fransız soylusu olan Marquis Alexandre Antoine Davy de la Pailleterie ile Afrika kökenli bir köle olan Marie-Cessette Dumas'nın oğluydu. Annesinin köle statüsünden ötürü köle olarak doğan Thomas-Alexandre, babası tarafından 1776 yılında Fransa'ya götürüldü ve burada eğitim alması sağlandı. Fransa'da Kral X. Louis'in 1315 yılında yayınladığı kararnameden bu yana kölelik yasa dışı olduğundan, ülkeye ayak basan her köle fiilen azat edilmiş sayılmaktaydı. Bu hukuki durum sayesinde özgürlüğünü eline alan genç Dumas, babasının desteğiyle Fransız ordusuna katıldı.
Askeri Kariyeri ve Büyük Yükselişi
Orduya 1786 yılında yirmi dört yaşında bir er olarak adım atan Dumas, kısa süre içinde gösterdiği askeri başarılarla hızla yükseldi. Sadece otuz bir yaşına geldiğinde, Alplerdeki Fransız Ordusu'nun Başkomutanı unvanını alarak elli üç bin askere komuta etmeye başladı. Saint-Domingue'deki Toussaint L'Ouverture, Rus İmparatorluğu'ndaki Abram Petrovich Gannibal ve çağdaşı Joseph Serrant ile birlikte, anne tarafından Afrika kökenli olup Avrupa birliklerini yöneten nadir ve öncü liderlerden biri oldu. Fransız ordusunda tuğgeneral, tümgeneral ve bir Fransız ordusunun başkomutanı mertebesine ulaşan ilk beyaz olmayan kişi olarak tarihe geçti. Bin sekiz yüz dörtlü yıllara uzanan bu süreçte Fransız ordusunun en tepe noktalarından birine tescilli adını yazdırdı.
Avrupa Savaşları ve Kazanılan Lakaplar
Dumas, Fransız Devrim Savaşları esnasında kritik rol oynayarak düşman birliklerinin korkulu rüyası haline geldi. Bin yedi yüz doksan dört yılında yüksek Alp geçitlerini açma başarısını göstererek, Fransız ordularının Avusturya İmparatorluğu'na karşı İkinci İtalya Seferi'ni başlatmasının önünü açtı. Savaş meydanındaki korkusuz duruşu ve stratejik hamleleri sayesinde, bin yedi yüz doksan yedek yıllarında İtalya'daki savaşlar sırasında Avusturyalı askerler tarafından kendisine Kara Şeytan lakabı takıldı. Fransızlar ve bizzat dönemin lideri Napolyon Bonapart, Mart 1797'de Clausen'deki Eisack Nehri köprüsünde düşman filosunu hezimete uğrattığı için onu antik Roma'yı kurtaran kahramana benzeterek Tirol'ün Horatius Cocles'i unvanıyla onurlandırdı.
Mısır Seferi ve Esaret Yılları
Başarılı general, Fransız süvari kuvvetlerinin komutanlığını üstlendiği 1798 ile 1801 yılları arasındaki Mısır Seferi sırasında Fransızların Mısır ve Levant'ı fethetme girişimlerinde aktif olarak yer aldı. İskenderiye'den Kahire'ye doğru gerçekleştirilen yürüyüş sırasında, daha önce İtalya Seferi'nde emrinde görev yaptığı seferin başkomutanı Napolyon Bonapart ile sözlü bir çatışma yaşadı. Mart 1799 tarihinde Mısır'dan elverişsiz ve sağlam olmayan bir gemiyle ayrılmak zorunda kalan Dumas, bu geminin güney İtalya'daki Napoli Krallığı'nda karaya oturması sonucunda esir düştü ve 1801 yılının bahar aylarına kadar bir zindanda tutuldu.
Son Yılları ve Mirası
Esaretten serbest bırakıldıktan sonra ülkesine geri dönen Thomas-Alexandre Dumas ve eşinin, gelecekte Fransa'nın en çok okunan ve en ünlü yazarlarından biri haline gelecek olan Alexandre Dumas adında bir oğulları dünyaya geldi. Ünlü yazarın kaleme aldığı en bilindik edebi karakterler, doğrudan babasının maceralarından ve hayatından esinlenilerek yaratıldı. Fransa'ya döndükten sonra ailesinin geçimini sağlamakta büyük zorluklar yaşayan generale, Fransız hükûmeti tarafından normalde generallerin dul eşlerine tahsis edilen emekli maaşı verilmedi. Napolyon Bonapart'a defalarca mektup yazarak Taranto'da kaybettiği zaman için geri ödeme ve orduda yeni bir görev talep etmesine rağmen bu çağrıları karşılıksız kaldı ve 26 Şubat 1806 tarihinde Villers-Cotterêts'de mide kanseri nedeniyle hayata gözlerini yumdu.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!