Safiye Sultan veya Melike Safiye Sultan (Osmanlıca: صفیه سلطان; y. 1550 - 10 Kasım 1605 veya Ocak 1619), Osmanlı padişahı III. Murad'ın eşi ve III. Mehmed'in annesidir. Safiye, Kadınlar Saltanatı olarak bilinen dönemin önde gelen isimlerinden biriydi. Osmanlı İmparatorluğu'nda en az yedi padişahın saltanatı sırasında saray mensubu olarak yaşadı: Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa ve II. Osman.
1574 yılında II. Selim'in ölümünden sonra III. Murad, Konstantiniyye'de yeni sultan olarak tahta geçti. Safiye Sultan da onunla birlikte Topkapı Sarayı'na taşındı. Saltanatın üzerinden bir yıl geçmeden Haseki Sultan unvanını aldı ve padişahın kız kardeşleri Şah Sultan, Gevherhan Sultan, Esmehan Sultan ve Fatma Sultan'dan daha yüksek bir rütbeye ulaştı.
Murad'ın annesi Nurbanu Sultan, Safiye'nin oğlu üzerindeki etkisinden rahatsızdı ve onun yerine haremde başka bir cariyeyi öne çıkarmak istiyordu. Bu süreçte Safiye, 1577 ile 1580 yılları arasında Murad'ın kuzenlerinden Ayşe Hümaşah Sultan ile Hümaşah Sultan'ın desteğiyle sarayda kayınvalidesi Nurbanu'ya karşı bir hizip oluşturdu. Safiye ile Nurbanu arasındaki güç mücadelesi, 1579'da güçlü Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa'nın ölümüyle yeni bir boyut kazandı. Murad'ın içine kapanması ve karar alma süreçlerinden uzaklaşması, çevresindekilerin daha fazla güç kullanmasına yol açtı. Hükûmet üzerindeki etki alanı genişleyen bu hizipler arasındaki çekişme, 1580 yılında krize dönüştü ve Murad, Safiye'yi Eski Saray'a sürgüne gönderdi. Safiye Sultan, Nurbanu'nun ölümünden önce birkaç yıl boyunca burada kaldı. Ancak Murad, annesinin Aralık 1583'teki ölümünden bir süre sonra onu yanına geri getirdi.
Nurbanu Sultan'ın ölümünden sonra Safiye Sultan, haremdeki en güçlü kadın konumuna yükseldi. Bu konumla yetinmeyip devlet işlerine de müdahale etmeye başladı. Zamanla III. Murad'ın saltanatındaki en etkili figürlerden biri hâline geldi ve saray içindeki ittifak ağını daha geniş bir düzeyde örgütleyerek siyasi etkisini artırdı. 1595 yılında III. Murad'ın ölümü üzerine oğlu III. Mehmed tahta çıktı ve Safiye, Valide Sultan unvanını aldı ve saraydaki gücünü daha da pekiştirdi.
Safiye Sultan yalnızca iç işlerle değil, dış politikayla da yakından ilgilendi. Özellikle İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth başta olmak üzere çeşitli Avrupa hükümdarlarıyla mektuplaşarak diplomatik ilişkiler kurdu. Kayınvalidesi Nurbanu Sultan gibi o da Venedik yanlısı bir dış politika izledi. Ancak oğlu III. Mehmed'in saltanatının son yıllarında devlet işlerine müdahalesi, üç büyük isyana yol açtı; bu durum askerle halk arasında büyük hoşnutsuzluk yarattı. Buna rağmen, Mehmed'in ölümüne kadar hükûmet üzerindeki etkisini sürdürdü.
1603 yılında III. Mehmed'in ölümüyle torunu I. Ahmed tahta çıktı ve Safiye Sultan da 9 Ocak 1604'te Eski Saray'a gönderildi. Hayatının geri kalanını burada, siyasetten uzak ve saraya dönmeden geçirdi. Büyük olasılıkla 1619 yılında öldü ve eşi III. Murad'ın Ayasofya'daki türbesine defnedildi.
Geçmişi
Kökeni hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte çeşitli rivayetler vardır. O dönemin Venedik kaynaklarında Dukakin'de Rezi köyünde doğduğu ve Arnavut kökenli olduğu belirtilir. III. Murad'ın ilk saltanat yıllarında İstanbul'da bulunan Alman elçilik heyetinden rahip Stephan Gerlach ise Safiye Sultan'ın Bosna kökenli olduğunu söyler ve Sultan Murad'a şehzadelik yıllarında Ferhad Paşa tarafından hediye edildiğini yazar. 1597-1607 yılları arasında Osmanlı'da elçilik yapan İngiliz elçisi Sir Henry Lello ise Slovenya kökenli olduğunu söyler. Babasının Korfu valisi, gerçek adının Cecilia Baffo olduğu, Venedik'le Korfu arasında seyahat ederken Osmanlı korsanları tarafından Adriyatik denizinde kaçırılıp Şehzade Murad'a sunulduğu bilgisi ise doğru olmayıp Nurbanu Sultan ile karıştırılmasından kaynaklanmıştır. Saraydan önceki hayatı hakkında bilgi bulunmamaktadır. Ferhad Paşa tarafından Şehzade Murad'a takdim edildiği söylenir. Venedik kaynaklarında on üç yaşında Şehzade Murad'a takdim edildiği söylenir.
Haseki Sultanlık dönemi
Safiye Sultan, III. Murad tahta geçince baş kadın oldu. Büyüleyici güzelliği ve parlak zekâsı sayesinde büyük bir nüfuz sahibi oldu. Bu nüfuzu yeni Valide Sultan olan Nurbanu Sultan tehdit olarak gördü ve ondan kurtulmak istedi. Bu rekabetin öncüleri Mihrimah Sultan, Esmehan Sultan ve Gevherhan Sultan idi. Sultan Murad'a her gün yeni bir cariye sunuldu ve Safiye Sultan'ın düşmanları onu gözden düşürmek istediler. Ancak III. Murad'ın gözü hep en sevdiği hasekisine baktı. 1585'ten itibaren güçlü kadın düşmanları yoktu, ama hâlen kadın rakipleri vardı. Bunlar; Mihriban Haseki Sultan, Şahuban Haseki Sultan, Nazperver Haseki Sultan, Şemsi Ruhsar Haseki Sultan, Fahriye Haseki Sultan ve diğerleridir. İktidar yolunda, önüne çıkan engelleri kaldırma mücadelesi verdi.
Safiye Sultan sadece devletin iç işlerine değil dış işlerine de müdahale etmekteydi. Bu anlamda yabancı hükümdarlarla doğrudan mektuplaştığı ve diplomatik ilişkiye girdiği bilinmektedir. İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth ona 1593'te mücevherlerle işlenmiş bir portresini, o da kraliçeye gümüş işlemeli elbise ve kemerle altın işlemeli iki mendil gönderdi. Bu hediyeleşmeler daha sonra onun valide sultanlığı döneminde de sürdü; kraliçenin sunduğu bir arabaya elbise, kuşak, gümüş işlemeli iki havlu, üç mendil, yakut ve inci ile bezenmiş bir taçla mukabele etti. İngiltere elçisi Edward Barton da valide sultana verdiği hediyeler sayesinde İstanbul'daki tayinlerde etkin rol oynadı. Nitekim bu ilişkiler ve hediyeler etkisini gösterecek ve Safiye Sultan adeta kraliçenin saraydaki en büyük destekçisi olacaktı. Kraliçe ona 1599'da süslü bir araba hediye etmiş ve Safiye Sultan da bu araba ile İstanbul'da o zaman için hiç alışılmadık şekilde gezmeye başlamıştır. Safiye Sultan, özellikle Sokullu Mehmed Paşa'nın 1579 yılındaki ölümünden sonra devlet yönetiminde oldukça önemli bir rol üstlenmiştir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!