Köprülü Mehmed Paşa (1575 - 31 Ekim 1661), IV. Mehmed saltanatında, 1656-1661 yılları arasında sadrazamlık yapmış Arnavut asıllı Osmanlı askeri ve devlet adamıdır.
Osmanlı İmparatorluğu'nun duraklama devrinde devlet idaresinde görev almıştır. Görev süresinde iç siyasi hareketliliği yönetmiş ve devlet otoritesinin diplomatik alandaki etkinliğini artırmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur. Samsun'a bağlı Köprü (Vezirköprü) kasabasından Ayşe Hanım'la evlenip bir süre orada yaşadığı için Köprülü olarak tanınmıştır.
IV. Mehmed tahta geçtiğinde henüz yedi yaşında olduğu için devlet idaresinde Büyük Valide Kösem Sultan ve Küçük Valide Hatice Turhan Sultan etkili olmuştur. Sultanlar arasında yaşanan siyasi çekişmelerin bir sonucu olarak Hatice Turhan Sultan'ın emriyle Kösem Sultan öldürülmüştür. Bu dönemde Osmanlı Devleti'nde önemli bir rol oynayan Köprülü Mehmed Paşa, sadrazamlık görevine getirilmiştir.
Hayatı
Mehmed Paşa, 1575'te Arnavutluk'un Berat sancağının Roshnik köyünde doğmuştur. Gençliğinde İstanbul'a getirilerek saraya alınmıştır. Saray matbahı helvahanesinde hizmet ederken Has odalı Boşnak Hüsrev Ağa'ya bağlanarak büyük odalı zümresine dahil olmuştur. Sonrasında Hazine-i Amire'de görev almıştır. Kemankeş Kara Mustafa Paşa'nın zamanında mirahorluk rütbesini almıştır. Daha sonra Beylerbeyliği ile Şam'a vali tayin edilmiştir. 1650'de Kubbealtı veziri olmuştur. Aynı sene içerisinde on yedi gün Anadolu eyaleti valiliği yapmıştır. Sadrazam Gürcü Mehmed Paşa, kendisine rakip olabileceğini düşündüğü Köprülü Mehmed Paşa'nın rütbesini alarak onu Köstendil'e sürgün etmiştir.
İbşir Mustafa Paşa'nın himayesi ile Trablus'a vali tayin edilmiştir. Eskişehir'de karşılaştığı Boynuyaralı Mehmed Paşa ile birlikte İstanbul'a dönmüştür.
İstanbul'a döndüğü dönemde yakın dostları Mimar Koca Kasım Ağa, şair ve müzisyen Solakzade Mehmet Hemdemi ve Evliya Çelebi ile pek çok kez etkileşimde bulunmuş; devlet idaresi hakkındaki fikirlerini açıklamıştır. Dönemin kaynaklarında Köprülü Mehmed Paşa'nın; mütevazı bir kişiliği olduğu, devletin mevcut durumdan rahatsızlık duyduğu ve yakın çevresiyle devletin kurtarılmasına yönelik fikirlerini paylaştığı ifade edilmektedir.
Hatice Turhan Sultan'ın müşavirlerinden olan Mimar Koca Kasım Ağa, Köprülü'nün fikirlerini Valide Sultan'a anlatmış ve Köprülü'yü sadrazam olarak tavsiye etmiştir.
Valide Sultan, bu konuşmanın ardından Köprülü Mehmed Paşa ile görüşmüş ve onu sadrazam yapmak istediğini bildirmiştir. Bu görüşme sırasında 78 yaşında olan Köprülü, kendisine geniş yetkiler verildiği ve aleyhine çalışanların sözlerine itibar edilmeyeceğine söz verildiği takdirde sadâret makamını kabul edeceğini bildirmiştir. İsteklerinin yerine getirilmesi üzerine 15 Eylül 1656'da sadrazamlığı kabul etmiştir.
Köprülü Mehmed Paşa, idareyi ele alır almaz derhal iç karışıklıkları bastırma yoluna gitmiş ve asileri yakalatıp cezalandırmıştır. Köprülü Mehmed Paşa, IV. Murad dönemindeki yönetim anlayışına benzer şekilde devlet otoritesinin tesisi için askeri yapının ıslahını ön koşul olarak görmüş ve ordu disiplinini bozan unsurlara karşı tasfiye politikası izlemiştir.
Önce haremin devlet işlerine karışmasını önlemek için haremin başında bulunan ve Köprülü Paşa'nın istediği gibi hareket etmeyen Hasodabaşı Halil Ağa'yı azledip yerine kendi adamı Sefer Ağa'yı getirdi. Ardından, Köprülü Mehmed Paşa'nın yerine sadrazam olmak için lobi faaliyetleri yürüten Kaptan-ı Derya Seydi Ahmed Paşa'yı cephedeki başarılarına rağmen kaptan-ı deryalıktan alıp Bosna Valiliğine gönderdi. Bu durum sipahilerin At Meydanı'nda toplanıp isyan etmesine yol açsa da Yeniçeri Ocağı'nın Köprülü'nün tarafını tutması sayesinde isyan kısa zamanda bastırıldı.
İstanbul'da hayli etki kazanmış olan radikal görüşlere sahip Kadızadeliler'i İstanbul dışına sürdü. Saray üzerinde etki kazanmış, kendisini Hz. Ebû Bekir soyundan ilan edip devlet bütçesinden aylık 1000 akçe maaş bağlanmış olan Şeyh Sâlim'in maaşını kesti, Şeyh Sâlim'in buna itiraz edip Köprülü'ye sert çıkması üzerine onu boğdurup denize attırdı. Devrin Rum Patriki'nin Eflak Voyvodası Konstantin'e hitaben "İslâm dönemi az zaman sonra sona erecek. İsa dini yeniden dünyaya yayılacak, ona göre hazırlanın." cümlelerini içeren ve onu Osmanlı'ya isyan etmeye davet eden mektupları ele geçirilince hem bu suçtan hem de İstanbul'daki karışıklıklarda yeniçeri kıyafetine soktuğu Hristiyanlar vasıtası ile Müslüman ahaliyi zarara uğrattığı iddiasıyla Rum patriğini idam ettirdi.
İstanbul'daki ulema sınıfı arasındaki kargaşayı önlemiş ve bu sınıfın hizmet görür hale gelmesini sağlamıştır.
Devlet bünyesindeki iç karışıklıklara son verdikten sonra orduyu toplayarak sefere çıkmıştır. Çanakkale Boğazı'nı kapatmış olan Venediklilerin bu hakimiyetine son vermek için ordusuyla birlikte bu bölgeye gitmiştir.
Kaptan Topal Mehmed Paşa'nın denizden, kendisinin ise karadan yaptığı taarruz neticesinde 19 Temmuz 1657'de kazanılan Çanakkale Zaferi ile Venedik donanmasının Çanakkale Boğazı ablukasını kırmış ve Venedik işgali altındaki Bozcaada ve Limni adalarını geri almıştır.
1658'de Osmanlılara tâbi olmasına rağmen bağımsız hareket etmeye başlamış Erdel Prensliği'ne yönelmiş ve 1662'ye dek sürecek askerî harekâtlar sonucunda söz konusu devlet üzerindeki Osmanlı nüfuzunu tahkim etmiştir. Böylece merkezi otoritenin bölgedeki etkinliğini artırmıştır. Köprülü Mehmed Paşa, 1658 yılında bizzat Osmanlı Ordusu'nun başında sefere çıkarak 1 Eylül 1660'de Yanova'yı fethedip Osmanlı topraklarına katmayı başarmıştır. 1659 yılında Anadolu'daki Abaza Hasan Paşa isyanını bastırmıştır.
1661'de Edirne'de vefat eden Köprülü Mehmed Paşa, İstanbul'a getirilerek Divanyolu'ndaki türbesine defnedilmiştir.
Kendisinden sonra oğulları Köprülü Fazıl Ahmed Paşa (1661-1676) ve Köprülü Fazıl Mustafa Paşa (1689-1691) sadrazamlık görevine getirilmiştir.
Köprülü Reformları
Köprülü Mehmed Paşa, 1656 yılında IV. Mehmed döneminde sadrazamlığa getirildikten sonra devlet otoritesini yeniden tesis etmeye yönelik kapsamlı idari ve askerî düzenlemeler gerçekleştirmiştir. Göreve kabul şartı olarak sadrazamlık makamına geniş yetkiler verilmesini istemiş ve bu yetkiler doğrultusunda merkezi yönetimin güçlendirilmesi amacıyla politikalar uygulamıştır. Bu süreçte devlet yönetiminde disiplini bozduğu düşünülen bazı görevliler görevden alınmış veya cezalandırılmış, böylece bürokraside düzen sağlanmaya çalışılmıştır.
Kendisinden önce yapılmış son bütçede 121 milyon akçeye ulaşmış bulunan bütçe açığını, 80 milyon akçelere kadar düşürebilmeyi başarmıştır.
Aynı zamanda Yeniçeri Ocağı ve diğer askerî birliklerde disiplinin yeniden sağlanmasına yönelik tedbirler alınmıştır. Köprülü Mehmed Paşa'nın uyguladığı bu politikalar sonucunda devlet yönetimi yeniden güç kazanmış ve tarih yazımında bu dönem genellikle Köprülüler Devri'nin başlangıcı olarak değerlendirilmiştir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!