III. Leon Dönemi ve Yirmi Yıllık Anarşinin Sonu

Aslen Kuzey Suriye bölgesindeki Germenikeia yerlisi olan III. Leon, d. 685 tarihinde dünyaya gelmiş ve 717 ile 741 yılları arasında Bizans imparatoru olarak hüküm sürmüştür. Tahta geçmesiyle birlikte 695 yılından beri süregelen Yirmi Yıllık Anarşi dönemini sonlandırmıştır. II. Justinianos'un bölgedeki tehcir politikasıyla Mesimbria'ya yerleştirilen Leon, imparatorun seferi sırasında sunduğu 500 koyun ile dikkat çekmiş ve spatharios rütbesiyle askerî kariyerine adım atarak hızla yükselmiştir. Kafkasya'daki halkların Bizans'a karşı güçlenmesini önleme görevlerindeki başarılarının ardından strategos rütbesiyle Anatolikon themasının başına getirilmiştir. Bu dönemde Arapların başlattığı taarruzlar sonucunda müzakereler yoluyla geri çekilmeleri ve Norwich'in aktarımlarına göre Leon'un isyanını destekleyip onu kukla kullanmak istemeleri gibi kritik siyasi gelişmeler yaşanmıştır.

İmparatorluk Yolu ve Konstantinopolis Kuşatması

Armeniakon themasının strategosu Artabasdos ile ittifak kurarak III. Theodosios zamanında isyan başlatan III. Leon, Anatolikon ve Armeniakon ordularıyla harekete geçmiştir. Opsikion ordusunu mağlup edip Nikomedia'da imparatorun oğlu ile maiyetini esir alan Leon, Hrisopolis'teki müzakereler ve patriğin onayıyla III. Theodosios'un tahttan feragat etmesi sayesinde 25 Mart 717'de Ayasofya'da taç giymiştir. Tahta oturduğunda yedi hükümdar değiştirmiş, Arap ve Bulgar tehditleriyle boğuşan istikrarsız bir imparatorluk bulmuştur. İlk iş olarak başkent surlarını güçlendiren Leon, 15 Ağustos 717 tarihinde Mesleme komutasındaki seksen bin kişilik Arap kara ordusu ve Süleyman'ın 1.800 parçalık donanması tarafından gerçekleştirilen Konstantinopolis kuşatması ile karşı karşıya kalmıştır. Rum ateşi kullanımı, Haliç'e çekilen zincirler, çetin kış şartları, kıtlık, Mısırlı Hristiyan kürek mahkûmlarının firarı ve Bulgarların saldırıları sayesinde Araplar ağır kayıplar vererek 15 Ağustos 718'de kuşatmayı kaldırmak zorunda kalmıştır.

İdari, Hukuki ve Dinî Reformlar

Başkent kuşatmasının ardından Arapların bekaya yönelik ciddi bir harekâtı olmasa da Kaisareia ve Nikaia gibi çatışmalar yaşanmış, 740 yılında Amorion yakınlarındaki Akroinon muharebesi ile Arapların Batı Anadolu'dan çekilmesi sağlanmıştır. İç istikrarı sağlamak ve isyanların önüne geçmek amacıyla Anatolikon themasını bölerek Thrakesion'u kurmuş, Karabisianos themasını taksim ederek Kibirreoton ve Ege Adaları drungoslarını oluşturmuş, Girit de bu dönemde thema haline getirilmiştir. Kanun alanında ise 5. yüzyıldan kalma Latince Corpus Iuris Civilis yerine, Yunancanın yaygınlaşması sebebiyle 726 yılında kendisi ve oğlu adına 40 bölümden oluşan Ekloga kanununu yayınlamıştır. Hükümdarlığının en karakteristik özelliklerinden biri de ikonalara karşı başlattığı ve yüzyılı aşkın iç karışıklıklara sebep olan ikonoklazm hareketi olmuştur. Tanrı'nın temsilcisi ve başrahip addedilen III. Leon, 726 yılında ikonalara karşı konuşmalar yapmış, 730 yılında ise Augustaion önündeki Halki Kapısı üzerinde bulunan büyük İsa tasvirinin söktürtülmesiyle fiili karşıtlığı başlatmıştır. Bu hamle halk arasında linç girişimlerine, İtalya'da isyanlara ve Hellas themasından gelen donanmanın başkente hareket etmesine yol açmış, 741 yılında ölen imparator arkasında siyasi istikrar getirmiş ancak derin dinî çatışmalar bırakmıştır.