III. Aleksios Angelos (Yunanca: Αλέξιος Γ' Άγγελος - Alexios III Angelos) (d. y. 1153 – ö. 1211) 1195-1203 döneminde Bizans imparatoru olmuştur.
İmparator olmadan yaşamı
Babası Andronikos Dukas Angelos Anadolu'da bir askerdi (d. y. 1122 – ö. 1185'ten sonra) ve annesi olan Öfrosin Kastamonitissa (d. y.1125 – ö. 1195den sonra) ile 1155'ten önce evlenmiştir. Aleksios Angelos bu ailenin ikinci oğludur. Babasının annesi I. Aleksios ile İrini Dukena'nin en küçük kızı Theodora idi. Babasının babası ise Sicilya'da bir amiral olan Konstantinos Angelos (d. y. 1085 – ö. Temmuz 1166'dan sonra) olup Filadelfiya'li olan Manolis Angelos adlı bir kişinin oğlu idi. Küçük kardeşi olan II. İsaakios 1185de bir halk devrimi ile imparatorluk tahtına geçmiştir. Bu isimlerden açıktır ki Aleksios ailesinin Bizans hükümdarları ile yakından ilişkileri bulunmaktaydı.
I. Andronikos'un imparatorluk döneminde Aleksios Angelos, babası ve erkek kardeşleri ile birlikte (y. 1183 de) İznik (Nicea) ve Bursa (Prousa)'da imparator aleyhinde çıkan isyanlara yakından katkılarda bulunmuşlardı. Bu nedenle Aleksios, Bizans ülkesinden kaçmış ve gençlik hayatının birkaç yılını ülkenin güneyinde bulunan Müslüman emir ve hükümdarların maiyetinde sürgünde geçirmiştir. Bunlar arasında Selahaddin Eyyubi de bulunmaktaydı.
Küçük kardeşi İsaakios Angelos, I. Andronikos'un son hükümdarlık yıllarında bu imparatorun hışmına uğramış ve imparator Konstantinopolis'te olmadığı bir sırada 11 Eylül 1185 tarihinde Stephanus Hagiochristophorites adlı yüksek rütbeli bir saray mensubu tarafından tutuklanmak istenince onu öldürmüştür. Sonra İsaakios doğrudan Ayasofya Kilisesine giderek oraya sığınmış ve başından geçenleri herkese anlatmıştır. I. Andronikos zaten genel zalim tutumu ve Norman Sicilya Krallığı'nın karadan ve denizden tehditlerine gösterdiği vurdumduymaz tutum yüzünden halk tarafından sevilmemekteydi ve İsaakios'un bu hareketi Konstantinoplois'te bir halk devriminin çıkmasına bir kıvılcım olmuştur. İsyan edip sokaklara dökülen halk Ayasofya'da 12 Eylül'de İsaakios'u Bizans imparatoru seçmişlerdir. Şehre dönen I. Andronikos bu isyanı bastıramamış; şehirden kaçmış; fakat yakalanarak halk tarafından feci bir şekilde öldürülmüştür. Böylece 1185'te küçük kardeşi imparator olunca Aleksios Angelos imparatorluk tahtına çok daha yaklaşmıştır.
1185'in sonlarında Aleksios Antakya'da Haçlı Latinler tarafından tutuklanmış; kardeşi II. İsaakios onu kurtarmak için Akka'ya (Acre) 80 kadırgadan oluşan bir Bizans donanma filosu göndermiş; Aleksios kurtarılmıştır ama filo Norman Sicilyalar tarafından imha edilmiştir.
1190da Konstantinopolis'e gelen Aleksios, kardeşinin verdiği yüksek paye olan sebastokratōr unvanı ile Bizans saray bürokrasisi içinde önemli bir görevi yüklenmiştir.
İmparatorluk
1195de II. İsaakios Bulgaristan üzerine açtığı bir sefer sırasında Trakya'da bir sürek avına katılmışken Aleksios karısı Euphrosyne Doukaina Kamatera'nın yardımıyla ordu askerleri tarafından III. Aleksios Angelos adıyla imparator ilan edilmiştir. II. İsaakios kaçmakta iken Makedonya'da Stagira şehrinde yakalanmıştır. III. Aleksios'un küçük kardeşi olan II. İsaakios'un gözlerini kör ettirmiş ve onu kapalı hapse attırmıştır.
III. Aleksios bu cürümünü unutturmak ve imparatorluk pozisyonunu güçlendirmek nedeniyle büyük paralar sarf edip İmparatorluk devlet hazinesini boşaltmıştır ve ülkenin malî bakımdan yıkımına neden olmuştur. Aynı nedenlerle ordusunda bulunan subayların disiplinsiz hareketlerine göz yummuş ve bundan dolayı disiplinsiz ordusu ile ülkesini savunmasız bırakmıştır. 1195'te Kutsal Roma Cermen imparatoru VI. Heinrich, III. Aleksios'u 500 kilo altın haraç vermeye zorlamıştır. İmparatoriçe ve imparatoriçenin yandaşı olan general Vatatzes bu ödemeye engel olmaya çalışmışlar fakat general Vatetzes, III. Aleksios'un emri ile bir suikaste kurban gitmiştir ve ödeme yapılmıştır.
Bizans İmparatorluğu bu sefer doğudan Anadolu Selçuk Devleti tarafından hücuma uğramıştır. Bu sorunla uğraşılırken batıda Bulgarlar, Ulahlar, Kumanlar, Uzlar ve Peçenekler Makedonya ve Trakya ovalarını hiçbir şekilde direnç görmeden talan etmeye başlamışlardır. Bulgar Kralı Kaloyan bazı önemli Bizans şehirlerini kendi ülkesine katmıştır. III. Aleksios bu tehlikelere askerî olmayan yeni yerleşke ve diplomatik politikaları ile karşı koymaya çalışmıştır. Bizans'ın batı sınırlarında toprak ve diğer imtiyazlar vererek yeni muhacirler yerleştirip ve sınırları bunlar vasıtası ile koruma siyaseti uygulanmıştır. Fakat bu aksi tesirler ortaya çıkarmış, buralarda büyük topraklar elde edenler başlarına buyruk olup merkezî devlet kanun ve vergilerinden kaçınma yolunu tercih etmişlerdir. Bizans devletinin böylece sınırları korunmuş olmakla beraber, devletin yaptırım gücü çok daha zayıflamıştır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!