II. Henry (5 Mart 1133, Le Mans - 6 Temmuz 1189, Chinon), Anarşi olarak da adlandırılan iç savaş döneminin ardından, annesi olan Matilda'nın fiilen İngiltere'ye krallık yapan Stephen ile yaptığı anlaşmaya göre önce veliaht ve 25 Kasım 1154'ten sonra İngiltere kralı olarak tahta çıkmış ve 1154-1189 yılları arasında hüküm sürmüş ve Temmuz 1189 ölmüştür.
Çocukluğu ve gençliği
II. Henry 5 Mart 1133'te, Fransa'nın Le Mans kentinde doğdu. Babası Anju Kontu V. Geoffroy ve annesi İngiltere Kraliçesi Matilda'ydı. İngiltere kralı olmakla beraber çocukluğunu 9 yaşına kadar Normandiya'da geçirdi. 9 yaşında iken, Robert Glouchesterlı tarafından İngiltere'ye götürüldü ve Matthew Bristol'lu tarafından özel olarak eğitildi. 1144 yılında Normandiya'ya geri döndü ve eğitimine orada devam etti. Henry gayet zeki ve çalışkan bir öğrenci olup zamanına göre gayet iyi eğitim görmüştü ama İngilizceyi hiç öğrenmemişti. İngilizce konuşamamakta olup konuşma dili Fransızca idi. Fakat Avrupa'da o zaman eğitim görmüş kişiler gibi, gayet iyi Latince de bilmekteydi. Tüm devlet belgeleri ve kanunları da Latince olarak yazılmaktaydılar.
İngiltere'de 1135'te ölen İngiltere kralı I. Henry'in ölümünden sonra bir anarşik iç savaş çıkmıştı. I. Henry'nin kızı olan ve 1041'de Kutsal Roma İmparatoru V. Heindrich'e de yaptığı kısa bir evlilik dolayısıyla İmparatoriçe olarak anılan İmparatoriçe Matilda kendini meşru İngiltere hükümdarı olarak görmekteydi. Fakat onun kuzeni olan Stephen İngiltere tahtını meşru olmadan gasp etmiş ve Kral olarak İngiltere'de hüküm sürmeye başlamıştı. Bu İngiltere'de "Anarşi" adı verilen bir karışıklık durumu yarattı. II. Henry daha yetişkin olmadan bile annesinin İngiltere kralı olma haklarını savunmaya ve İngiltere'yi Kral Stephen'dan geri alma uğraşlarına da katkı yapmaya başlamıştı. II. Henry annesi ile İngiltere'deki iç savaşlara katıldı. 14 yaşındayken Fransa'da paralı askerlerden oluşan bir ordu kurarak bu orduyu Manş Denizi üzerinden İngiltere'ye geçirtti. Bu paralı askerler ordusu Wiltshire'da olan karışıklıklara katıldılar. 17 yaşındayken Normandiya Dükü olarak ilan edildi. 1151'de ise Anju Dükü unvanını kalıtsal olarak aldı.
1151'de Henry, Akitanya Düşesi Eleanor ile evlilik yaptı. Eleanor, Fransa'da Akitanya'da büyük arazilere sahipti. Kendi adına Akitanya Düşesi olarak hüküm sürmekteydi. 1137-1151'de Fransa kralı VII. Louis ile evlilik yapmış ve eşi dolayısıyla Fransa kraliçesi unvanını taşımaktaydı. Fransa kraliçesi unvanı ile İkinci Haçlı Seferi'ne katılmıştı. Fakat bu seferden sonra Eleanor, Fransa kralı VII. Louis'den ayrılmak istedi. Önce Papa III. Eugenius bunu kabul etmedi ama Eleanor'un Fransa kralı'ndan ikinci çocuğu bir kız olunca Fransa kralı bir erkek vâris bulmak için Eleanor'dan ayrılmaya karar verdi. İkinci Beaugency Konsil'inde bu evliliğin yakın kuzenler arasında yapıldığı için kilise yasasına göre kanunsuz olduğu kabul edildi ve Fransa kralı VII. Louis ile Eleanor'ın arasında yasal evlilik bulunmadığı ilan edildi.
1153'te II. Henry Fransa'dan İngiltere'ye Stephen'e karşı bir askeri sefere çıktı. Stephen'ın tek oğlu ve vârisi Eustacae o yıl başlarında ölmüştü. Bunun üzerine Stephen ile Henry arasında "Walingsford Antlaşması" yapıldı. Bu antlaşmaya göre İmparatoriçe Matilda'nin oğlu Henry, Stephen tarafından da İngiltere kralı veliahtı olarak kabul edildi ve böylece İngiltere'deki anarşik iç savaş sona erdi. Stephen Aralık 1154 başında öldükten sonra II. Henry İngiltere kralı oldu ve 19 Aralık 1154'te taç giyme töreni yapıldı.
Yönetime el koyması ve merkezi bir idare ve hukuk sistemi yaratma çabaları
Aralık 1154'te Stephen ölünce II. Henry İngiltere kralı olarak tahta geçti. II. Henry enerjik ve bazen gayet gaddar bir hükümdar idi. Büyükbabası I. Henry'nin kraliyeti zamanında elde ettiği iktidar gücünü ve kraliyet yönetim gücünü tekrar kendi elinde toplamak için büyük çalışmalar yaptı. İlk iktidara geldiği bugünlerde soylu baronların elde etmiş oldukları büyük yetkileri azaltmaya büyük önem verdi. Bunun için Londra'da bir merkezi sivil idare kurdu. Çıkardığı kanunlarla derin ve kapsamlı bir adalet sistemi kurmaya önem verdi. Onun için merkezi Londra kralının adaletinin işletildiği bir hukuk ve adalet merkezi oldu. Kendisinden önce adalet yöresel ve yerel soylular tarafından "savaşma ile adalet doğması" prensibine dayanmakta idi ve baronlar her türlü savaşma için eğitilip yetiştirilmiş oldukları için, haklı-haksız, savaşmada galip gelip bir çeşit adalet sistemi yürütmekteydiler. II. Henry adil kanunların adaletin temelinde olduğu prensibini İngiltere adalet sistemi içinde kurup yerleştirmek için 1166'da bir "jüri önünde muhakame" sistemini kabul etti.
II. Henry İngiltere'de merkezi idareyi güçlendirmeyi ve iktidar gücünün Londra merkezinden konsantre etmeye önem verdi. Bu arada Britanya adasından kendine bağlı olan Galler Ülkesi ile Avrupa kıtasında Fransa'da bulunan Anju, Maine ve Touraine bölgelerindeki arazilerini de gayet sıkı kontrol altında yönetmeye başladı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!