Giriftzen Asım Bey ve Girift Sanatının İzinde

1 Ocak 1851 tarihinde Teselya’da dünyaya gelen Giriftzen Asım Bey, Türk musikisi tarihinin en özgün isimlerinden biridir. Asıl ününü, günümüzde unutulmuş bir çalgı olan ve küçük bir ney çeşidi olarak tanımlanan girift üzerindeki eşsiz ustalığına borçludur. Döneminin en yetkin girift icracısı olarak kabul edilen sanatçı, aynı zamanda başarılı bir bestekardır.

Askeri Kariyer ve Sürgün Yılları

Müzikal kişiliğinin yanı sıra profesyonel bir asker olan Asım Bey, İzmir’de başladığı askeri görevini İstanbul İtfaiye Teşkilatı’nda sürdürmüştür. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda bölük komutanı olarak görev almış ve ilerleyen yıllarda İstanbul İtfaiye Kumandanı olarak binbaşı rütbesine ulaşmıştır. 1883 yılında, dostu Müşir Fuat Paşa ile olan yakınlığı sebebiyle siyasi nedenlerle Amasya’ya sürgün edilmiş ve 1908 yılındaki Meşrutiyetin ilanına kadar bu şehirde yaşamıştır.

Sanatçı Bir Aile ve Eğitimci Kimliği

İki evliliğinden toplam 24 çocuğu bulunan Giriftzen Asım Bey, sanatçı bir nesil yetiştirmiştir. Musa Süreyya Bey, Cevat Asım Bey, Asım Yücesoy, Nihal Erkutun, Selahattin Yücesoy ve Muazzez Kurtoğlu gibi isimler onun çocuklarıdır; Işıl Yücesoy ve Cem Kurtoğlu ise sanatçının torunlarıdır. Amasya’da kurduğu topluluk, daha sonra Amasya Musiki Cemiyeti adını alacak olan oluşumun temelini atmış ve sanatçı burada pek çok öğrenci yetiştirmiştir.

Müzik Mirası ve Vefatı

Günümüze ulaşan kırk üç eseri arasında en bilineni Cana rakibi handan edersin adlı şarkısıdır. İstiklal Marşı için beste yapan sanatçılar arasında yer alan Asım Bey’in Rast Peşrevi, besteci Hasan Ferit Alnar’a dahi ilham kaynağı olmuştur. 26 Şubat 1929 tarihinde İstanbul’da vefat eden sanatçı, Merkezefendi Mezarlığı’na defnedilmiştir. Bugün kullandığı girift Amasya Müzesi’nde, piyanosu ise Amasya Lisesi Müzesi’nde sergilenmektedir.