İmparator Kammu (Japonca: 桓武天皇 Kammu-tennō; MS 737-806), Japonya'nın geleneksel veraset düzenine göre 50. imparatorudur. Saltanatı MS 781'den 806 yılında ölümüne kadar sürmüştür.

Başkent

Hükümdarlığı sırasında, 784'te Japonya'nın başkenti Nara'dan (Heijō-kyō) Nagaoka-kyō'ya taşındı. Kısa süre sonra 794'te başkent başka bir yere yeniden taşınacaktı. Nagaoka'daki (Uzun Tepe) yeni başkentin inşası bir dizi olaya neden oldu. En önemlilerinden biri, imparatorun öz kardeşinin, projeyi denetleyen baş aristokratın ölümüyle ilişkilendirilmesidir. Söz konusu aristokratın ayrıca rüşvet almakla suçlandığı belirtilmektedir. Öte yandan, taşımacılık açısından avantaj olarak görülen yerel nehrin, ciddi sel riski taşıdığı ve çeşitli hastalıkların yayılmasına elverişli bir ortam oluşturduğu anlaşılmıştır. Saray çevresinde bazı kesimler, yaşanan sorunları, komplo suçlamasıyla sürgün edilen ve yolculuk sırasında şüpheli koşullarda hayatını kaybeden imparatorun kardeşinin huzursuz ruhuna atfetmiştir.
794 yılında başkent, Chang'an örnek alınarak planlanan yeni bir yerleşime taşınmıştır. Çin başkentleri model alınarak inşa edilen şehirde doğu ve batı olmak üzere iki pazar bulunmakta; bu pazarları, adını Chang’an’daki Vermilyon Serçe Bulvarı’ndan alan ve kuzeydeki imparatorluk sarayından güneydeki ana kapıya kadar uzanan Suzaku-ōji adlı geniş bulvar ayırmaktaydı. Söz konusu ana kapı, Rajōmon (daha sonraki adıyla Rashōmon) olarak bilinmekteydi; ancak bu kapı sembolik bir işlev taşımış, başkent hiçbir zaman surlarla çevrilmemiştir. Sel riskini azaltmak amacıyla, su havzası yerine yakındaki Kamo Nehri (Kamogawa) bir kanal aracılığıyla kontrol altına alınmıştır. Yeni başkentin düzeni, Ōtomo no Furumaro gibi elçilerin Çin başkentine dair aktardıkları anlatılardan etkilenmiştir. Orijinal adıyla Heian-kyō olan şehir, kısa bir kesinti dışında yaklaşık bin yıl boyunca Japonya’nın başkenti olarak kalmıştır ve günümüzde Kyoto adıyla anılmaktadır. Ayrıca bu şehir, 794–1185 yıllarını kapsayan Heian Dönemi'ne de adını vermiştir.

Soy ağacı

Kanmu'nun döneminde, aristokrat soylarının doğrulanması ve sınıflandırılması amacıyla merkezi bir soy kayıt projesi başlatılmıştır. Bu süreç, klan kökenlerinin yeniden tanımlanmasına ve bazı soy anlatılarının resmi olarak meşrulaştırılmasına yol açmıştır. Özellikle göçmen kökenli ailelerin konumu ve imparatorluk ideolojisi bağlamında soy anlatılarının politik önemi artmıştır.


== Kaynakça ==