Ebû Tâlib veya tam adıyla Abdümenâf bin Abdülmuttalib bin Haşim el-Kureşi (Arapça: أبو طالب بن عبد المطلب, d. y. 535 - ö. 619), İslam peygamberi Muhammed'in öz amcası ve dördüncü İslam halifesi Ali'nin babasıdır. Abdülmuttalib bin Haşim'in on oğlundan biridir. Muhammed'in, 8 yaşından evlendiği yaş olan 25'e kadar bakımını üstlenmiş ve onu büyütmüştür. Muhammed evlendikten sonra dahi onu koruyup kollamaya hep devam etmiştir. 619'da Mekke'de ölmüştür. Muhammed'i en iyi tanıyanlardan biridir.

Hayatı

Ebû Tâlib'in, birçok kaynakta İslam peygamberi Muhammed'den 35 yıl önce doğduğu, yani ondan 35 yaş büyük olduğu rivayet edilir. Bu bakımdan 535 civarında doğmuş olması muhtemeldir. Döneminde Kureyş kabilesinde, içine düştüğü maddi bunalımlara rağmen hep sözü dinlenenlerden olmuştur. Muhammed'in babası Abdullah'ın ve diğer amcası Zübeyr'in öz kardeşidir.
Babası Abdülmuttalib'in ölümünden sonra, babasının vazifeleri Ebû Tâlib'in sorumluluğunda kaldı. Abdülmuttalib, ölümünden önce sekiz yaşında olan ve hem babasını hem annesini kaybetmiş olan Muhammed'in bakımını ve himayesini Ebû Tâlib'e vasiyet etti. Böylece Muhammed, öz amcasının himayesi üzerinde ve onun evinde yetişti.

Ticaret yılları

Ebû Tâlib ticaretle uğraşıyordu. Fakat Muhammed'in bakımını üstlendiği dönemde maddi olarak zorluk çekiyordu ve ailesi de kalabalık olduğu için bu sıkıntı biraz uzun sürmüştü. Muhammed 12 yaşlarındayken Ebû Tâlib, büyük bir kafile ile birlikte ticaret amacıyla Suriye taraflarına gitmeye karar verdi. Yeğenini de şiddetli talebi üzerine yanına aldı.
Kaynaklara göre ticaret kervanı, Suriye topraklarındaki Şam kentinin yakınlarında yer alan ve o dönem Bizans yönetiminde olan Busra adlı bölgeye ulaştı. Oradaki büyük bir manastırda, Bahira adında yaşlı, münzevi ve meşhur bir rahip yaşıyordu. Kervan oraya ulaşınca Bahira, Muhammed'i görmek istediğini söyledi ve Muhammed ile konuştuktan sonra, Ebû Tâlib'e yeğeninin, gönderileceği İncil'de haber verilen son peygamber olduğunu ve bu çocuğun peygamberlik alametlerine sahip olduğunu söyledi. Sonrasında Bahira, Şam'a gidip ticaret yapmalarının tehlikeli olacağını, çünkü oralarda son peygamberden haberleri olan bazı Yahudilerin veya Romalıların olduğunu, dolayısıyla çocuğun iyi korunması gerektiğini ekledi. Ebû Tâlib de bunun üzerine Şam'a gitmekten vazgeçti, mallarını Busra'da satıp süratle Mekke'ye döndü.